Antalya Barosu, Ankara Valiliği'nin kent genelindeki tüm eylem ve etkinlikleri 13 gün süreyle yasaklamasını ve aralarında avukatların da bulunduğu kitlesel gözaltı operasyonlarını sert bir dille eleştirdi. Antalya Barosu, kararların Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal ettiğini belirterek gözaltındaki avukatların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

‘BARIŞÇIL TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ’
Antalya Barosu tarafından yapılan açıklamada, Ankara Valiliği’nin 22 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı kararla, 28 Haziran - 10 Temmuz 2026 tarihleri arasında kent genelindeki tüm toplanma, miting, basın açıklaması, stant açma ve bildiri dağıtma gibi faaliyetleri 13 gün boyunca yasaklaması protesto edildi.

Açıklamada, yasağın kapsamının belirli bir yer, zaman veya somut bir tehlikeyle sınırlandırılmadığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: “Barışçıl olup olmadığı dahi gözetilmeksizin bütün bir toplumsal hareketliliğin peşinen yasaklanması, AİHS'nin 11'inci maddesi ile Anayasa'nın 34'üncü maddesinde güvence altına alınan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının açık ihlalini teşkil etmektedir.”

MASUMİYET KARİNESİ VURGUSU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23 Haziran 2026 tarihli basın açıklamasında 241 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurmasına da değinen Baro, soruşturma sürecindeki üslubu eleştirdi. Operasyonlar kapsamında İstanbul Barosu üyesi Av. Doğa İncesu ile Ankara Barosu üyeleri Av. Semra Demir ve Av. Kürşat Bafra’nın ev baskınlarıyla gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, masumiyet karinesinin zedelendiği belirtildi:

Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmayan kişilerin, soruşturmanın başında "suçlulukları sabitmiş" gibi kamuoyuna sunulması, Anayasa'nın 38. ve AİHS'nin 6. maddelerine aykırıdır.

Kişilerin gelecekte demokratik itirazlarını dile getirebileceği veya eylemlere katılabileceği varsayımı bir suç şüphesi oluşturamaz. Anayasal hakların kullanılma ihtimali, gözaltı gerekçesi yapılamaz.

‘SAVUNMAYI SUSTURMAK, ADALETE YÖNELİK BİR SALDIRIDIR’
Avukatların uluslararası sözleşmeler ve Avukatlık Kanunu güvencesi altında mesleklerini baskı görmeden yapabilmeleri gerektiğinin altını çizen Antalya Barosu, şafak baskınlarıyla gerçekleştirilen gözaltıların savunma makamını baskı altına alma amacını taşıdığını savundu. Baro yönetimi, “Savunmayı susturmayı amaçlayan her müdahale, yalnızca gözaltına alınan meslektaşlarımıza değil; adil yargılanma hakkına, adalete erişim güvencesine ve hukuk devletine yöneltilmiş bir saldırıdır” değerlendirmesinde bulundu.

‘MESLEKTAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN’
Açıklamanın sonunda, savunmanın hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsuru olduğu hatırlatılarak Ankara'daki yetkililere şu çağrı yapıldı: “Antalya Barosu olarak meslektaşlarımıza yöneltilen ceza soruşturmasının gelecekteki demokratik hak kullanımlarını engelleyen bir önleme aracına dönüştürülmesine son verilmesini, genel yasak kararının geri alınmasını ve meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Avukatların suçlu gibi gösterilmesine karşı meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.”

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA