Antalya Barosu, Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın hakimlik ve savcılık sınavlarına katılan üyeleri için referans olduklarını ve bu sayede ayrıcalık tanındığını ifade etmesine tepki gösterdi. Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Antalya Barosu, söz konusu ifadelerin yargı bağımsızlığına ve kamu görevlerine alımda esas alınması gereken liyakat ilkesine zarar verdiğini belirtti.
Hakimlik ve savcılık gibi kritik kamu görevlerine atamalarda kişisel ilişkilerin değil, adayların bilgi birikimi ve başarılarının belirleyici olması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, genç hukukçuların eşit koşullarda yarışma hakkının korunması gerektiği kaydedildi.
“LİYAKATSİZLİĞİN AÇIK İTİRAFI”
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın açıklamalarının yargı sistemindeki sorunları ortaya koyduğunu savunan Antalya Barosu, şu ifadeleri kullandı: “Ankara 2 Nolu Baro Başkanının, hakimlik ve savcılık sınavlarına giren üyeleri için tereddütsüzce sarf ettiği ‘Bizler referans olduk, sağ olsunlar bize ayrıcalık tanındı’ şeklindeki sözleri, ülkemizde yargı bağımsızlığının ve liyakatin nasıl ayaklar altına alındığının açık bir itirafıdır. Bu ifadeler, Anayasa’mızın 70. maddesi uyarınca yalnızca liyakatle yapılması gereken hakim ve savcı alımlarındaki asıl kriteri tüm çıplaklığıyla ifşa etmiştir.”
“BAROLAR TORPİL MEKANİZMASI DEĞİLDİR”
Baroların temel görevinin hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını korumak olduğunu vurgulayan Antalya Barosu, bazı baroların genç hukukçulara hakimlik ve savcılık sınavlarında avantaj sağlanacağı yönünde vaatlerde bulunmasını eleştirdi. Açıklamada, bu tür yaklaşımların mesleğe adım atmaya çalışan gençlerin umutlarını istismar ettiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Bilinmelidir ki barolar; hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını güvence altına almak için vardır. Barolar, yargı mensubu olmak isteyenlere ‘torpil’ mekanizması işletmek için kurulmazlar. Sırf ‘makbul avukat’ yaratmak uğruna yasalar değiştirilip genel kurullar hukuksuzca ertelenerek kurdurulan numaralı baroların, bugün ‘makbul hakim ve savcı’ devşirme merkezlerine evrildiği açıkça görülmektedir. Genel kurul dönemlerinde genç meslektaşlarımızı ‘bize üye olursanız hakim-savcı olursunuz’ vaadiyle istismar etmeleri, içine düştükleri çaresizliğin de acı bir göstergesidir.”
“GENÇ HUKUKÇULARIN HAKKI NE OLACAK?”
Yüksek puan almalarına rağmen mülakatlarda elenen genç hukukçuların yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Antalya Barosu, kişisel referanslarla ayrıcalık sağlanmasının adalet duygusunu zedelediğini ifade etti. Açıklamada, genç avukatların ekonomik sorunlar ve mesleki geleceğe ilişkin belirsizlikler nedeniyle yaşadığı sıkıntılara da değinilerek şöyle denildi: “Bu utanç verici ayrıcalığı ‘başarı’ gibi pazarlayanlara soruyoruz: Yıllarca dirsek çürüten, yüksek puanlar almasına rağmen mülakat denilen garabette elenen genç hukukçularımızın hakkı ne olacak? Geçim kaygısı ve liyakatsizlik sarmalında umutsuzluğa sürüklenen, bu karanlık tablo yüzünden canına kıyan genç avukatların vebalini nasıl taşıyacaksınız? Hakimlik ve savcılık, bir baro başkanının referansıyla ayrıcalık dağıtılacak makamlar olamaz. Liyakat, birilerinin lütfu değil, anayasal bir gerekliliktir.”
“MÜLAKAT SİSTEMİNDEN VAZGEÇİLMELİ”
Antalya Barosu, açıklamasının sonunda baroların siyasi ayrışmaların aracı haline getirilmesine karşı olduklarını belirterek hakim ve savcı alımlarında adaletin ve liyakatin esas alınması çağrısını yineledi. Mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini savunan baro, mücadelesini sürdüreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Baroları siyasi bir kimliğe bürüyerek savunmayı bölmeyi amaçlayan ‘numaralı baro’ garabetinden ve mülakat sisteminden derhal vazgeçilmelidir. Antalya Barosu olarak mücadelemiz; gençlerin geleceğinin torpile, yargının ise siyasi hesaplara teslim edilmediği bir Türkiye içindir. Liyakatin ve adaletin egemen olduğu o güne dek sesimizi ve sözümü yükseltmeyi sürdürecek bu ülkenin aydınlık gençlerinin hakkını sonuna kadar savunacağız.”





