Deprem haftası kapsamında açıklamalarda bulunan TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, depremin bir doğa olayı olduğunu ancak felakete dönüşmesinin mühendislik ihmallerinden kaynaklandığını vurguladı. Karaman, "Deprem değil, çürük bina öldürür" diyerek bilimin rehber alınması çağrısında bulundu.

‘DEPREM BİLİNCİ OKULLARDA BAŞLAMALI’
Doğal afetlerin kontrolünün insan elinde olmadığını belirten Karaman, “Doğal afetler; deprem, yangın, sel, volkanik patlamalar, heyelanlar gibi olaylardır. Depremin yeri, saati ve büyüklüğü önceden bilinemez. Bu nedenle riski azaltmanın yolu bilinçli hareket etmek ve doğru rehberlere sahip olmaktır. Depremleri iyi anlamak için levha tektoniği, coğrafya ve jeoloji gibi temel bilim konularının okullarda ders olarak okutulması gerekiyor. Çocuklara sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda afet sırasında nasıl güvenli davranacakları ve hangi önlemleri alacakları da öğretilmelidir” dedi.

Yüksel Karaman-1

‘SİYASET ÜSTÜ BİR YAKLAŞIM ŞART’
Deprem güvenliğinin politik tartışmaların uzağında tutulması gerektiğini ifade eden Başkan Karaman, “Fay yasası ve imar barışı gibi bilimsel olmayan düzenlemelerden uzak durulmalıdır. Afet öncesinde sigorta ve mühendislik hizmetleri tam kapasiteyle uygulanmalı, zemin-yapı ilişkisi hayati bir kriter olarak kabul edilmelidir” diye konuştu.

KONUT ALACAKLARA KRİTİK TAVSİYE
Vatandaşların ev alırken estetik kaygılardan ziyade teknik detaylara odaklanması gerektiğini belirten Karaman, “Konut alırken yalnızca manzaraya veya binanın dış görünüşüne bakmak yeterli değildir. Yerel idarelerden alınacak bilgilerle, zemin ve yapı ilişkisi detaylı şekilde incelenmelidir. Zeminin sınıfına uygun temel tipi yapılıp yapılmadığı, zemin gevşek ve suluysa iyileştirme çalışmalarının uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilmelidir. Ayrıca sigorta işlemleri yapılırken, zemin riski ve sınıflaması mutlaka dikkate alınmalıdır. Böylece deprem sırasında meydana gelebilecek risklere karşı hem yapıyı hem de sahiplerini güvence altına almak mümkün olur” dedi.

BİNANIZ GÜVENLİ Mİ?
Mevcut binaların güvenliği konusunda "karot" alma yöntemine alternatif ve destekleyici yöntemlere değinen Karaman, “Yaşadığım ev ne kadar güvenli?’ sorusu sıkça gündeme gelmektedir. Bu sorunun yanıtını almak için binalarda incelemeler yapılmalıdır. İncelemeler ya karot alınarak ya da karot almadan, jeofizik cihazlarla kolon ve kirişlerde röntgen benzeri hassas ölçümler yapılarak gerçekleştirilebilir. Kolon ve kirişlerde paslanma, sağlamlık, demir ve etriyelerin yerleri detaylı şekilde tespit edilir. Ardından karot noktası belirlenerek karot alınır ve analiz yapılır. Bu çalışmalar, inşaat mühendisleri ile jeofizik mühendislerinin iş birliğiyle yürütülür ve binanın güvenli olup olmadığı konusunda net ve bilimsel bilgi elde edilir” diye konuştu.

KURUMSAL DENETİM VE SORUMLULUK EĞİTİMİ
Devlet kurumları ve yerel idarelerde mesleki disiplinin ön planda tutulması gerektiğini söyleyen Karaman şu ifadelere yer verdi; “Zemin etüt çalışmaları, jeofizik ve jeoloji mühendisleri gibi uzman kişilerce denetlenmelidir. Eğer bu imkân yoksa belediyeler bünyelerine uzman mühendisleri katmalıdır. İnsanların deprem güvenliğinin temeli zeminle başlar. Kurumlarda yerinde denetim sağlanır ve nitelikli zemin etütleri yapılırsa deprem güvenliği sağlanmış olur. Toplumda sorumluluk bilinci, vicdani ve ahlaki eğitim yoluyla kazandırılmalıdır; bunu yalnızca teknoloji veya izleme cihazlarıyla sağlamak mümkün değildir. Kamuya verilmesi gereken en önemli şey, can ve mal güvenliğidir.”

‘FAY HATLARI DİKKATE ALINMALI’
Bölgelerde yer alan fay hatlarının dikkate alınması gerektiğini söyleyen Karaman, “Hem kara hem de deniz içindeki riskli bölgeler belirlenmelidir. MTA gibi kurumlar bu çalışmaları yapıp haritalara işlemelidir. AFAD gibi kurumların istasyon sayısı artırılmalı ve depremler düzenli olarak izlenmelidir. Böylece riskli alanlar daha güvenli şekilde yönetilebilir ve vatandaşlar zamanında uyarılabilir” ifadelerini kullandı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN "HIZ" ÇAĞRISI
Ömrünü tamamlamış 40-50 yıllık binaların büyük risk taşıdığını belirten Karaman, “Deprem değil, çürük binalar öldürür. Önlem almak için en doğru yol, bilimi rehber edinmektir. Ömrünü tamamlamış, 40-50 yaşını doldurmuş binalar hızla kentsel dönüşüm kapsamında yeni yaşam alanlarına uygun şekilde yeniden planlanmalı ve inşa edilmelidir. Kent için en uygun projelerle hareket edilirse hem can kayıpları azaltılır hem de güvenli ve modern yaşam alanları oluşturulabilir” dedi.


Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER