Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Antalya’da artan orman yangınları, ormanlık alanlarla iç içe büyüyen yerleşim bölgeleri ve turizm tesislerini gündeme getirdi. Makine Mühendisleri Odası Antalya Şubesi önceki dönem Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca, kent genelinde kapsamlı bir yangın risk haritası hazırlanması gerektiğini belirterek, yangına karşı altyapıdan ilk müdahale merkezlerine kadar yeni bir sistem kurulmasını önerdi.

Antalya’da son yıllarda orman yangınlarının hem daha sık yaşandığı hem de yangınlarda zarar gören alanların arttığına dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Atmaca, özellikle ormanlarla iç içe büyüyen yerleşim alanlarının ve turizm tesislerinin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Atmaca, yangın tehlikesinin yalnızca ormandan yerleşim alanlarına doğru olmadığını, tesislerde çıkabilecek yangınların da ormanlık alanlara ulaşabileceğini belirterek, “Antalya’da yaşanan orman yangınlarının sıklaştığını ve toplam yanan alan miktarının son yıllarda artış gösterdiğini üzülerek görüyoruz. Yerleşim alanlarının ormanlara doğru genişlemesi de başta turizm bölgelerindeki otel ve tesisler olmak üzere birçok yapıyı risk altına sokmakta. Ormanlık alan içerisinde veya sınırında yer alan turizm tesisleri de zaman zaman orman yangınlarının genişlemesi nedeniyle ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadır. Ormanlık alanda başlayan bir yangının tesise sıçrama riski olduğu gibi, tesiste başlayan bir yangının ormanlık alana sıçraması da söz konusu olabilmekte” ifadelerini kullandı.

BİNALARIN ÇEVRESİNDE DE ÖNLEM ALINMALI
Mevcut mevzuat kapsamında otel ve diğer tesislerde yangın güvenliği için çeşitli tedbirler uygulanıyor. Ancak Atmaca’ya göre yangın riskinin büyümesi, yalnızca binaların içerisinde alınan önlemlerle mücadele edilemeyeceğini gösteriyor. Özellikle orman sınırındaki tesislerin çevresinde yangına müdahaleyi kolaylaştıracak altyapı yatırımlarının yapılması gerektiğini ifade eden İbrahim Atmaca, “Bu tesislerde yangın önlemleri Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda alınmış olsa da artık bina ve tesislerin çevresinde de sistemsel ve müdahaleye yönelik ilave önlemler alınması kaçınılmaz görünmektedir. Bu kapsamda özellikle yangın riski yüksek, orman sınırında tesislerin yoğunlaştığı bölgelerde kritik ulaşım aksları boyunca yangın suyu boru hatları ve hidrant sistemlerinin kurulması, bunların düzenli denetimlerle sürekli çalışır durumda tutulması önemli bir önlem olacaktır. Riskli bölgelerde bulunan su depolarında yangın için ayrılan su hacmi artırılabileceği gibi, yangın söndürme amacıyla bağımsız su depolarının oluşturulması da değerlendirilebilir” diye konuştu.

TURİZM BÖLGELERİNE LOKAL MÜDAHALE MERKEZLERİ
Yangınla mücadelede ilk dakikaların kritik olduğuna dikkat çeken Atmaca, özellikle turizm tesislerinin yoğun olduğu bölgelerde müdahale kapasitesinin artırılmasını önerdi. İtfaiye ekiplerinin olay yerine ulaşmasını beklemeden ilk müdahalenin yapılabilmesi için riskli bölgelerde özel merkezler oluşturulmasının yangının büyümesini önleyebileceğini belirtti. Prof. Dr. Atmaca, ““Bütün bunların yanı sıra turizm yoğunluğu yüksek lokasyonlarda, gerekirse Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kontrol ve denetiminde, turizm altyapı birlikleri bünyesinde lokal yangın müdahale merkezleri düşünülebilir. Tesislere ve riskli orman alanlarına yakın noktalarda oluşturulacak bu merkezler ilk müdahale süresini kısaltarak yangının büyüme riskini azaltabilir” dedi.

ANTALYA’NIN YANGIN RİSK HARİTASI ÇIKARILMALI
Antalya’nın hızlı nüfus artışı ve yapılaşmanın yanı sıra ormanlık alanlarla yerleşim bölgelerinin iç içe geçtiği bir kent olduğuna dikkat çeken Atmaca, risklerin bölge bölge tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Yangın çıkmadan önce hangi bölgelerin daha büyük tehlike altında olduğunun bilinmesinin, hem altyapı yatırımlarının hem de müdahale planlarının doğru şekilde yapılmasına imkan sağlayacağını ifade etti. Atmaca, “Kentimizin hızla büyüyen yerleşim alanları, dar sokaklı tarihi mahalleleri ve orman alanlarıyla iç içe olan turizm tesisleri dikkate alındığında, Antalya için kapsamlı bir yangın risk haritasının hazırlanması da artık bir zorunluluk gibi görünmektedir. Bu harita, yapı tipi ve yoğunluğu, ormana yakınlık, ulaşım ve itfaiye erişim imkânları, yangın suyu altyapısının yeterliliği ve geçmiş yangın verileri esas alınarak oluşturulabilir. Böylelikle öncelikli risk bölgeleri belirlenerek bu bölgeler için müdahale planları önceden hazırlanabilir” ifadeleri ile sözlerini sonlandırdı





