Batı Akdeniz Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Mustafa Cengiz, son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle yatırım yapmak isteyenlerin yatırımlarını ince eleyip sık dokumak zorunda kaldığını belirtti. Cengiz, ülkede yaşanan ekonomik sorunlara ve Antalya’da yatırımların ne yönde olması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

FİRMALAR BASKI ALTINDA
Türkiye’deki ekonomik konjonktür hakkında konuşan Başkan Mustafa Cengiz, “Genel çerçevede bakıldığında iş dünyası şu anda belirsizlik, maliyet baskısı ve finansmana erişim zorluğu ile mücadele etmektedir. Bu süreçte en dayanıklı firmalar genellikle maliyet kontrolünü iyi yapan, döviz geliri olan ve operasyonel verimliliğini artırabilenlerdir. Buna karşılık döviz kurunun seviyesi, ihracat yapan firmalar için zorlayıcı olabilmektedir. Buna yüksek enflasyon da eklendiğinde rekabet gücü kalıcı şekilde zedelenmektedir. Maliyet tarafında özellikle enerji, kira, işçilik ve finansman giderlerindeki artış, işletmelerin kâr marjlarını ciddi şekilde etkilemektedir. Özellikle sabit gelirli firmalar bu baskıyı daha yoğun hissetmektedir” dedi.

KREDİYE ERİŞİM SORUNU SÜRÜYOR
“Krediye erişimin zorlaşması ve faizlerin yüksek olması, yatırım iştahını da sınırlamaktadır” diyen Cengiz, “Enflasyonun uzun süredir yüksek seyretmesi ise iş dünyası açısından en kritik sorunlardan biri haline gelmiştir. Çünkü fiyatlama davranışı bozulmakta; firmalar maliyetlerini öngörmekte zorlandığı için ya sık fiyat güncellemek zorunda kalmakta ya da riskten kaçınmak adına yüksek fiyat belirlemektedir. Bu durum talebi baskılamakta ve iç piyasada daralma yaratabilmektedir” diye konuştu.

BU ALANLARA DİKKAT
Antalya’ya yapılan yatırımlar hakkında da önemli bilgiler veren Cengiz, “Antalya’da yatırım yaparken en sık yapılan hata sezonluk düşünmektir. Başarılı yatırımlar genellikle 12 ay gelir üreten, döviz kazandıran ve mümkünse ihracata dayalı modellerdir. Tarım ve gıda sektörünü, gelişme potansiyeli en yüksek ve en rasyonel alanlardan biri olarak görüyorum. Katma değerli tarım ürünleri, organik üretim ve özellikle ihracata yönelik paketleme–işleme yatırımları Antalya’da önemli bir büyüme potansiyeli taşımaktadır” dedi.

AVANTAJLI SEKTÖRLERİ AÇIKLADI
“Burada asıl fırsat, ham üretimden ziyade markalaşma ve işlenmiş ürün tarafındadır” diyen Cengiz, sözlerini şöyle tamamladı: “Sanayi tarafında ise klasik üretim yerine niş ve verimlilik odaklı alanlar tercih edilmelidir. Tarım teknolojileri, soğuk zincir çözümleri, otomasyon sistemleri ve enerji verimliliği sağlayan ekipmanlar gibi alanlar; hem yerel ihtiyaçtan beslenmesi hem de ihracat potansiyeli taşıması nedeniyle gelişime açıktır. Turizme girmek isteyenler için ise geleneksel otel yatırımlarını, yüksek rekabet ve maliyetler nedeniyle riskli buluyorum. Bunun yerine sağlık turizmi, yaşlı bakım hizmetleri, spor turizmi veya uzun süreli konaklama gibi daha spesifik ve yıl geneline yayılan segmentler daha avantajlıdır.”

Muhabir: Zafer Güvenç