Antalya’da Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri, sokak hayvanlarının yaşam hakkına dikkat çekmek ve farklı toplumsal konulardaki tepkilerini dile getirmek amacıyla Attalos Meydanı’nda ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada sokak hayvanlarının yaşam alanlarından koparılarak kapalı alanlara alınmasına, İzmir’de hayvanlarını korumaya çalışan öğrencilere yönelik polis müdahalesine ve doğa ile üretim alanlarını etkileyen politikalara tepki gösterildi. Platformlar adına açıklamayı yapan Özlem Başagil, hayvanların ve insanların yaşam hakkının birlikte savunulması gerektiğini söyledi.
“ÇÖZÜM KISIRLAŞTIR, AŞILAT, YERİNDE YAŞAT”
Sokak hayvanlarının bir sorun olarak gösterilmesine karşı çıktıklarını belirten Başagil, yıllardır insanlarla aynı sokakları, mahalleleri ve parkları paylaşan kedi ve köpeklerin yaşam alanlarından koparılmasının çözüm olmadığını ifade etti. Hayvanların belirsiz koşullara mahkûm edilmesini kabul etmediklerini kaydeden Başagil, “Yıllardır aynı sokakları, mahalleleri ve parkları paylaştığımız kedi ve köpekleri birer sorun gibi gösteren anlayışı reddediyoruz. Hayvanları yaşam alanlarından koparmak, onları belirsiz koşullara mahkûm etmek çözüm değildir. Çözüm bellidir: Kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat” dedi.

İZMİR’DEKİ POLİS MÜDAHALESİNE TEPKİ
İzmir’de bir üniversitede öğrencilerin bakımını üstlendiği çipli köpeklerin alınması ve hayvanları korumaya çalışan öğrencilere yönelik polis müdahalesinin kabul edilemez olduğunu belirten Başagil, hayvanların öğrencilerden alınmasına ve gençlere kaba kuvvet uygulanmasına tepki gösterdi. Öğrencilerin hayvanların bakımını üstlendiğini ve onların yaşamlarından sorumluluk duyduğunu dile getiren Başagil, “Öğrencilerin beslediği, bakımını üstlendiği ve yaşamlarından sorumluluk duyduğu hayvanların kendilerinden alınmasını kabul etmiyoruz. Hayvanları korumaya çalışan gençlere kaba kuvvet uygulanmasını kınıyoruz. Sorunlarını dile getiren öğrencileri baskıyla karşılamak yerine onların sesini dinlemek gerekir” diye konuştu.
İzmir’de üniversiteden alınan çipli köpeklerin derhal geri getirilmesini isteyen Başagil, hayvanların bakımlarını üstlenen öğrencilere teslim edilmesi çağrısında bulundu.
İKLİM POLİTİKALARI VE ÖZGÜRLÜK VURGUSU
Basın açıklamasında iklim krizi söylemi, İklim Yasası ve COP31 çerçevesinde gündeme gelen politikalar da ele alındı. Bu politikaların ekonomik ve toplumsal sonuçlarının açıkça tartışılması gerektiğini savunan Başagil, doğayı koruma gerekçesiyle insanların mülkiyet haklarının, seyahat özgürlüklerinin, üretim olanaklarının ve yaşam tercihlerinin sınırlandırılmasına karşı çıktı.
Kişisel özgürlükleri ilgilendiren uygulamalarda şeffaflık, bilgilendirme ve özgür iradenin esas alınması gerektiğini söyleyen Başagil, “Doğayı koruma iddiası, insanların mülkiyet hakkını, seyahat özgürlüğünü, üretimini ve yaşam tercihlerini sınırlayan uygulamalara sorgusuz sualsiz gerekçe yapılamaz. Hiçbir politika, yalnızca bir kriz söyleminin arkasına saklanarak toplumun denetiminden kaçırılmamalıdır” ifadelerini kullandı.
ORMANLAR, ZEYTİNLİKLER VE TARIM ALANLARI
Açıklamada doğal yaşam alanlarının korunması ve tarımsal üretimin geleceği de gündeme getirildi. Ormanların yok edilmesine, zeytinliklerin ve verimli tarım arazilerinin kaybedilmesine tepki gösteren Başagil, çiftçinin üretimden uzaklaştığı ve hayvancılığın gerilediği bir ortamda sürdürülebilirlikten söz edilemeyeceğini savundu.
Doğal üretimin güvence altına alınması gerektiğini belirten Başagil, yapay et gibi alternatiflerin de insanlara dayatılan zorunlu çözümler olarak değil, özgür tercih ve şeffaf bilgilendirme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Başagil, “Ormanlarımızı, zeytinimizi, toprağımızı, tarımımızı ve hayvancılığımızı korumak, geleceğimizi korumaktır” dedi.
NEKROPOL MÜZESİ’NDEKİ KUŞ ÖLÜMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Antalya Nekropol Müzesi’nde kuşların ağlara ve kuşkonmaz çivilerine takılarak ölmesine de değinilen açıklamada, canlıların zarar görmesine neden olan düzeneklerin kaldırılması istendi. Kuşları uzaklaştırmak yerine onların güvenle yaşayabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini ifade eden Başagil, “Yaşamı korumak, canlıları bulundukları yerlerden uzaklaştırmak değil, onların güvenle yaşayabileceği koşulları sağlamaktır” diye konuştu.

“YAŞAM HAKKI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR”
Hayvan hakları, insan özgürlükleri ve doğanın korunmasının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Başagil, yaşamı etkileyen kararların canlıların hakları ve toplumun özgür iradesi gözetilerek alınması gerektiğini vurguladı. Hem hayvanların hem insanların yaşam hakkını savunduklarını dile getiren Başagil, doğanın korunmasının insanların mülkiyet haklarından, özgürlüklerinden ve üretim olanaklarından vazgeçmeye zorlanması pahasına gerçekleştirilmesini kabul etmediklerini söyledi.
Açıklamanın sonunda sokak hayvanlarının toplanmaması, İzmir’de alınan köpeklerin öğrencilere geri verilmesi, öğrencilere yönelik kaba kuvvetin sona erdirilmesi ve ormanlar ile zeytinliklerin korunması çağrısında bulunuldu. Başagil, “Sokak hayvanlarını toplamayın! İzmir’de alınan çipli köpekleri geri verin! Öğrencilere yönelik kaba kuvvete son verin! Ormanlarımızı ve zeytinliklerimizi koruyun! Tarımı, hayvancılığı ve üretimi yaşatın! Doğayı koruma iddiasını özgürlüklerimizi kısıtlamanın gerekçesi hâline getirmeyin” dedi.
Basın açıklaması, “Yaşam hakkı pazarlık konusu değildir” ve “Özgürlüklerimizden vazgeçmeyeceğiz. Susmayacağız, geri adım atmayacağız” mesajlarıyla sona erdi.





