Yönetimin son bir aylık çalışmalarının meclis üyeleriyle paylaşıldığı toplantıda konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, küresel ekonomiden Türkiye ekonomisine, Antalya'nın ticari görünümünden tarımsal üretime kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci’nin başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, borsanın bir aylık faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi verildi.
‘KARŞILIKSIZ ÇEK YÜZDE 85’E ULAŞTI’
Temmuz ayı ekonomik verilerinin Antalya’da işletmelerin üretmeye ve ticaret yapmaya devam ettiğini gösterdiğini belirten Çandır, “Yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarı Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 25 arttı. Buna karşılık karşılıksız çek tutarındaki artış Türkiye’de yüzde 52, Antalya’da yüzde 85’e ulaştı. Daha da dikkat çekici olan ise Temmuz ayında Antalya’daki karşılıksız çek tutarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 artmış olmasıdır. Ticaret hacmimiz büyürken, ödeme ve tahsilat sorunu çok daha hızlı büyüyor. Yılın ilk yedi ayında Antalya’da kurulan şirket sayısı yüzde 7 arttı, kapanan şirket sayısı ise yüzde 12 azaldı. Temmuz ayında Türkiye’de şirket kuruluşları yüzde 3 azalırken Antalya’da yüzde 12 arttı. Bu veriler, işletmelerimizin üretme ve ticaret yapma iradesini koruduğunu gösteriyor” dedi.

‘HIZLA BÜYÜYEN BİR SORUNLA KARŞI KARŞIYAYIZ’
Kredi verilerinin de finansman tarafındaki baskıyı ortaya koyduğunu belirten Çandır, “Haziran itibarıyla toplam nakdi krediler Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da yüzde 42 arttı. Ancak aynı dönemde takipteki alacaklar Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 yükseldi. Yani kredi hacmi artarken, kredilerin geri ödenebilirliği konusunda çok daha hızlı büyüyen bir sorunla karşı karşıyayız. Antalya, turizm kredilerinde Türkiye toplamının yüzde 41’ini oluşturuyor. Bu nedenle kredi politikalarındaki gelişmeler kentimiz açısından çok daha büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Yılın ilk altı ayında nakdi kredilerin Antalya’da yüzde 14,3, Türkiye’de yüzde 13,8 arttığını, aynı dönemde enflasyonun yüzde 18 olduğunu hatırlatan Çandır, “Bu tablo bize kredi hacminin yılbaşından bu yana reel olarak daraldığını gösteriyor. Antalya’da konut kredileri yüzde 50, diğer tüketici kredileri yüzde 43, bireysel kredi kartları yüzde 46 arttı. Buna karşılık taşıt kredileri yüzde 22 geriledi. Konut kredilerindeki artış Türkiye ortalamasının 13 puan üzerinde gerçekleşti” diye konuştu.
Çandır, kredi bağımlılığına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı: “Çok uzun bir süredir ekonomimizin yapısal lokomotifi krediler olmuştur. İşletmelerimiz ve toplumumuz krediye bağımlı hale gelmiştir. Dolayısıyla kredi politikalarındaki uygulamalar hepimizi yakından etkilemektedir. Rakamları birlikte değerlendirdiğimizde temel sorun nettir: Kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor. Takipteki alacakların kredi hacminden çok daha hızlı artması, işletmelerimizin finansman yükünün ağırlaştığını gösteriyor” dedi.

‘ORTA VADELİ PROGRAM ÖNEMLİ’
Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’ın iş dünyası açısından önemine dikkat çeken Çandır, “Üreticimiz yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya. Tüccarımız ve sanayicimiz ise yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla mücadele ediyor. OVP’nin üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve ortaya koyması gerekiyor. Finansmana erişimi uygun maliyetli ve uzun vadeli hale getirmeli, üretim ve ihracatımızın rekabet gücünü koruyacak kur ve kredi politikaları oluşturmalıyız. Aynı zamanda yatırımı teşvik eden, öngörülebilir bir ekonomik ortam oluşturulması gerekiyor” diye konuştu.
‘ANTALYA İHRACATI BÜYÜDÜ’
Antalya ihracatının yılın ilk yedi ayında Türkiye ortalamasının üzerinde büyüdüğünü belirten Çandır, “2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 4,2 artarak 141 milyar dolara ulaştı. Antalya’nın ihracatı ise yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolara çıktı. Antalya ihracatı Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde büyüdü. İlk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payı Türkiye’de yüzde 15 iken Antalya’da yüzde 59. Sanayinin payı Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26; madenciliğin payı ise Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da yaklaşık yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor” ifadelerini kullandı.
‘KARADENİZ’DEKİ GÜVENLİK ANTALYA’YI DA İLGİLENDİRİYOR’
Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından önemli bir risk oluşturduğunu ifade eden Çandır, “Rusya’ya yapılan yaş meyve ve sebze sevkiyatlarında Samsun-Karadeniz hattı önemli bir güzergâh. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği Antalya ihracatını da doğrudan ilgilendiriyor. Ticaret yollarının açık ve güvenli tutulması, ihracatımızın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. Dış pazarlardaki gelişmeleri ve lojistik güvenliğini yakından takip etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
‘BAZI FİRMALAR KONKORDATO İLAN ETTİ’
Antalya Hali’nde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişeye neden olduğunu belirten Çandır, “Bazı firmalarımızın konkordato ilan etmesi doğal olarak sektörde bir endişe yaratıyor. Ancak birkaç işletmenin yaşadığı finansal sorun, o sektörde faaliyet gösteren bütün işletmelerin riskli olduğu anlamına gelmez. Kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacaklarının farklı değerlendirilmesi gerekiyor. Üreticinin ürününü teslim ettikten sonra alacağını zamanında tahsil edememesi, finansal sıkıntının zincirleme biçimde diğer işletmelere de yansımasına neden oluyor” diye konuştu.

‘GIDA ARZI DA RİSKE GİRER’
Antalya’da hububat hasadının tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye genelinde de hasadın önemli bölümünün geride kaldığını söyledi. Antalya’da verimin bölgelere göre değiştiğini belirten Çandır, sahilde aşırı yağıştan etkilenen alanlarda dekara 200-400 kilogram, Elmalı Ovası’nda su altında kalan arazilerde 150-200 kilogram verim alındığını, bakımlı arazilerde ve yaylada ise genel olarak 400-600 kilogram seviyelerine ulaşıldığını aktardı.
Çandır, “Akaryakıt ve gübre başta olmak üzere artan maliyetler, üreticimizin gelecek sezon ekim kararını olumsuz etkiliyor. Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Üreticiyi bugün desteklemezsek, yarın yalnızca üreticiyi değil; gıda arzını ve tüketiciyi de daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya bırakırız” diye konuştu.
ANA TEMA: SU
ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında Suyu ana tema olarak belirlediğini hatırlatan Çandır, “Su artık yalnızca bir çevre meselesi olarak ele alınamaz. Su; tarımın, turizmin, sanayinin, kent yaşamının ve Antalya ekonomisinin geleceğidir. 15-16 Eylül tarihlerinde 'Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol' başlığıyla tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi alanlarında sektörel toplantılar düzenleyeceğiz. Her sektörün su konusundaki mevcut durumunu, sorunlarını, iyi uygulama örneklerini ve çözüm önerilerini ortak akılla değerlendireceğiz” dedi.
23 Eylül’de Antalya Su Zirvesi düzenleyeceklerini belirten Çandır, “Hedefimiz; Antalya’nın su konusundaki ortak iradesini, çözüm önerilerini ve somut hedeflerini bir araya getirerek COP31’de açıklayacağımız ortak bir su eylem çerçevesi oluşturmak. COP31’i yalnızca Antalya’da gerçekleştirilecek uluslararası bir toplantı olarak değil, kentimizin su ve iklim politikalarında kalıcı bir dönüşüm oluşturacak bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
‘ÜRETİMİMİZİ KORUMAK ZORUNDAYIZ’
Antalya’nın gelecek dönem hedeflerini de paylaşan Çandır, “Temel hedefimiz açık: Üretimimizi korumak, ticaretimizi güçlendirmek ve ürettiğimiz değeri artırmak. Antalya’nın geleceğini artık sektörleri birbirinden ayrı düşünerek planlayamayız. Tarımımız turizmle, turizmimiz ticaretle, ticaretimiz ihracatla; bütün bunlar da teknoloji, finansman ve sürdürülebilirlikle buluşmak zorunda” ifadelerini kullandı.
ATB SEÇİMLERİ İÇİN BAŞVURU YAPILACAK
Toplantıda ATB organ seçimlerinin takvimi de gündeme geldi. Çandır, “5174 sayılı Kanun gereği oda ve borsaların organ seçimlerinin ekim-kasım aylarında yapılması gerekiyor. Bu kapsamda Borsamız organ seçimlerinin ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvurumuzu gerçekleştireceğiz” dedi.
Meclis toplantısı, üyelerin sektörlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaşmasıyla tamamlandı.





