Antalya Motosikletli Kuryeler Derneği, kuryelerin her geçen gün ağırlaşan çalışma şartları, eriyen gelirler ve yönetimsel baskılara dikkat çekmek amacıyla Attalos Meydanı’nda kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Dernek Başkanı Bülent Yıldırım, sektörün ekonomik, fiziksel ve psikolojik bir çıkmaza sürüklendiğini belirterek yetkililere acil çözüm çağrısında bulundu.
‘CANIMIZ PAHASINA ÇALIŞIYORUZ’
Kuryelerin karşı karşıya kaldığı hayati risklere değinen Bülent Yıldırım, artan maliyetlerin kuryeleri ‘açlık sınırına’ ittiğini savunarak şunları söyledi: “Son dönemde motosikletli kuryelerin çalışma koşulları artık kabul edilemez, insan onuruna aykırı bir seviyeye ulaşmıştır. Artan akaryakıt maliyetleri karşısında gelirlerimiz adeta eriyip giderken, bizler hala çok düşük ücretlerle imkansız mesafelere sipariş yetiştirmeye zorlanıyoruz. Özellikle market siparişlerindeki kontrolsüz, yüksek hacimli ve aşırı ağır paketler, motosiklet üzerindeki dengemizi bozarak iş güvenliğimizi doğrudan tehdit etmektedir. Bu devasa yüklerin site içlerine kabul edilmemesi ve kuryelerin kilometrelerce uzağa yönlendirilmesi, bizleri hem fiziksel hem de ruhsal olarak bitme noktasına getiren ciddi bir mağduriyet zinciri yaratmaktadır.”

‘ALGORİTMALAR ALTINDA EZİLİYORUZ’
Sektördeki dijitalleşmenin kuryeleri birer "veriden ibaret" gördüğünü ifade eden Yıldırım, yapay zeka üzerinden kurulan denetim mekanizmalarını şu sözlerle eleştirdi: “Kurye sistemlerinin sadece yapay zeka algoritmalarıyla yönetilmesi sonucu, sahada ter döken insanın halinden anlayan kimse kalmamış; insan faktörü sistemden tamamen dışlanmıştır. Bu mekanik düzen, saha liderleri aracılığıyla üzerimizde sistematik bir baskı ve mobbing aracına dönüşmüştür. En temel hakkımız olan sipariş reddetme hakkını kullandığımızda, 'slot'larımızın kapatılması yani çalışma hakkımızın elimizden alınması, modern bir cezalandırma yöntemi haline gelmiştir. Bizler birer robot değil, can taşıyan ve ailesine ekmek götürmeye çalışan işçileriz.”
‘EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ’
Kuryelerin üzerindeki finansal yükümlülüklerin sürdürülemez olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Her geçen gün önümüze yeni zorunluluklar ve ek maliyetler çıkarılıyor. MYK P1 Yıldız Belgesi, SRC Kurye belgesi gibi resmi evrakların yanında; Bağ-Kur primleri, vergi ve muhasebe giderleri, hatta kurye çantası ve donanım gibi proje bazlı tüm maliyetler doğrudan kuryelerin zaten kısıtlı olan kazancından karşılanmaktadır. Sürekli güncellenen bu ağır yükümlülükler, geçim derdindeki meslektaşlarımızı geri dönüşü olmayan bir çıkmaza sürüklemektedir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Kuryelerin emeği bu kadar değersiz, alın teri bu kadar ucuz değildir. Bizler bu sistemin en ağır yükünü taşıyan ama en çok mağdur edilen kesimi olmayı reddediyoruz. Haklarımızı savunmaya, bu adaletsizliğe karşı sesimizi en gür şekilde duyurmaya kararlıyız” dedi.





