ÖZEL HABER

Antalya’da madenler ormanları tehdit ediyor

Antalya’da maden ruhsatları üzerinden sürdürülen faaliyetler, ormanları, tarım alanlarını ve milli parkları tehdit ederken, Zafer Partisi İl Başkanı H. Gencay Ağyurt, doğanın korunmasının artık bir milli sorumluluk olduğunu vurguladı

Antalya’da son dönemde artan maden ruhsatları, şehrin ormanlarını, tarım alanlarını ve milli parklarını tehdit ederken, Zafer Partisi Antalya İl Başkanı H. Gencay Ağyurt, 2023’te 72 sahadan 32’sinin 36 farklı şirkete satıldığını ve doğa tahribatının fiilen sürdüğünü belirterek, “Antalya’nın doğasını korumak artık bir tercih değil, milli bir sorumluluktur” dedi.

‘RUHSAT VERİLERİ ENDİŞE VERİYOR’
MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) verilerine göre, 2023 yılı başından itibaren Antalya’da toplam 72 ayrı maden ruhsat sahası satışa çıkarıldı. Bu sahalardan 32’si, 36 farklı maden şirketine satılırken, satışa çıkarılan ruhsat sahalarının toplam alanı 5.781 hektar, satılan sahaların alanı ise 2.227 hektar olarak kaydedildi. Ağyurt, “Satılan ruhsat sahalarının büyük çoğunluğu mermer ve taş ocaklarını kapsayan 2. Grup madenlerden oluşuyor. Yani Antalya’nın doğal taşları, mermer ocakları ve benzeri değerli kaynakları, şehrin ekolojik dengesi gözetilmeden adeta parça parça talan ediliyor ve bu süreç, bölgedeki doğa tahribatının hızlanmasına yol açıyor” dedi.

‘ÇED SÜRECİ YETERSİZ
Satılan ruhsat sahalarından yalnızca 7’si için ÇED sürecinin yürütüldüğünü belirten Ağyurt, “Bu süreçler sonucunda 2 proje iptal edilirken, 5 projenin ÇED çalışmaları hâlâ devam ediyor. Buna rağmen ruhsatlandırma ve doğa tahribatı fiilen sürmektedir. Yani resmi süreçler tamamlanmadan, izinler verilmeden, doğa talan edilmeye devam ediyor; bu da Antalya’nın ormanlarının, vadilerinin ve tarım alanlarının geri dönülmez bir şekilde zarar görmesine neden oluyor” ifadelerini kullandı.

‘DEMRE VE ELMALI’DA ORMANLAR TEHDİT ALTINDA’
Demre ilçesinde yoğunlaşan maden ruhsat sahalarının tamamının ormanlık alanlarda bulunduğunu ve birbirine bitişik olduğunu vurgulayan Ağyurt, “Bu alanlar fiilen ormanların yok edilip maden sahalarına çevrilmesi anlamına geliyor. Yani sadece ağaçlar kesilmekle kalmıyor, buradaki ekosistem, canlı yaşamı ve toprak yapısı ciddi bir risk altında bulunuyor. Elmalı’daki Çığlıkara Tabiat Parkı ve Alacadağ Milli Parkı da maden ocaklarıyla kuşatıldı. Antalya’nın ormanları ve doğal yaşam alanları, mermer uğruna sistematik biçimde parçalara ayrılmakta ve bu süreç, sadece ağaçların değil, buradaki kuşların, böceklerin ve diğer doğal yaşamın da yok olmasına sebep olmaktadır” diye konuştu.

FİNİKE’DE TEHDİT SÜRÜYOR
Finike ilçesindeki 96 hektarlık ruhsat sahasının, orman ekosisteminin yok edilmesine ve alanın bir maden ocağına dönüştürülmesine yol açabileceğini kaydeden Ağyurt, “Bu saha, sadece orman ekosistemini yok etmekle kalmayacak, 3.200 metre uzaklıkta bulunan Sarıkkaya Milli Parkı’nı da doğrudan tehdit edecek. Böylece bölgedeki doğal denge, tarım alanları ve su kaynakları ciddi biçimde zarar görecektir” dedi.

Antalya’nın doğasının, suyunun ve toprağının korunmasının artık bir tercih değil, milli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Ağyurt, “Antalya, maden ruhsatları yoluyla gözden çıkarılan bir şehir hâline getirilmiştir. Bu sadece bir çevre sorunu değil, gelecek kuşakların yaşam hakkına yönelik ciddi bir saldırıdır. Bizler, Antalya’nın doğasını, suyunu, toprağını ve tüm yaşam alanlarını savunmak zorundayız ve bu süreçte halkın sesi olacağız. Zafer Partisi Antalya İl Başkanlığı olarak sürecin takipçisi olacağız” dedi.