Amerika Birleşik Devletleri, askerî bir operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini Venezuela’nın başkentinden alarak ABD’ye götürmüş, ABD’de tutuklanan Maduro’nun yargılanmasına başlanmıştı. Uluslararası hukuk teamüllerine aykırı olan bu durum Antalya’da da protesto edildi.
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde bulunan Attalos Meydanı’nda eylem düzenledi. Eylemde konuşan KESK Antalya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Devrim Mol, yapılanların açık bir hukuksuzluk olduğunu vurguladı.

DERHAL SON BULMALI
Devrim Mol, “Amerika Birleşik Devletleri, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda dünyanın birçok bölgesinde sürdürdüğü savaş ve müdahale politikalarına bir yenisini daha ekleyerek 2 Ocak tarihinde Venezuela’ya yönelik doğrudan askerî saldırı ve bombalama gerçekleştirmiştir. Venezuela halkına karşı başlatılan bu saldırılar derhal son bulmalıdır. ABD emperyalizmi, ‘uyuşturucuyla mücadele’ ve ‘demokrasi’ söylemlerinin ardına gizlenerek yürüttüğü kuşatma ve ablukayı bugün açık bir askerî saldırganlığa dönüştürmüştür” dedi.

BM SESSİZ KALMAMALI
“ABD öncülüğünde yürütülen askerî, siyasi ve ekonomik müdahaleler; halkların kendi kaderini tayin hakkını, egemenlik ilkesini ve uluslararası hukuku açık biçimde ihlal etmektedir” diyen Mol, “Birleşmiş Milletler’in Kurucu Şartı’nda yer alan uluslararası barış ve güvenliğin korunması, insan haklarına saygı, insani yardımın güvence altına alınması ve hukukun üstünlüğü ilkeleri sistematik biçimde yok sayılmaktadır. Bu hukuksuzluk karşısında BM’nin ve uluslararası toplumun sessiz kalmaması, emperyalist müdahalelere karşı açık ve kararlı bir tutum alması tarihsel bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

SUÇ ZİNCİRİNİN DEVAMI
Devrim Mol, “ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırganlığı yeni değildir. Aynı emperyalist zihniyet; Vietnam’da milyonlarca insanın yaşamına mal olan işgal ve katliamlarla, Irak’ta ‘kitle imha silahları’ yalanıyla yürütülen savaşla, Afganistan’da yirmi yıl süren işgal ve yıkımla halkların geleceğini karartmıştır. Vietnam’dan Irak’a, Afganistan’dan Venezuela’ya uzanan bu kanlı sicil, ABD emperyalizminin demokrasi değil; ölüm, yıkım ve talan ihraç ettiğinin açık kanıtıdır. Venezuela’ya yönelen saldırılar, bu tarihsel suç zincirinin devamıdır” diye konuştu.

ÇOK BOYUTLU SALDIRI
“ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırıları yalnızca askerî müdahalelerle sınırlı değildir” diyen Mol, “Yaptırımlar, ambargolar, ekonomik kuşatma ve siyasal istikrarsızlaştırma politikalarıyla yürütülen çok boyutlu bir emperyalist saldırı söz konusudur. Bu politikaların hedefinde Venezuela’nın başta petrol olmak üzere doğal kaynakları, enerji altyapısı ve kamusal birikimi bulunmaktadır. Sağlık, barınma, beslenme ve insanca yaşam hakkı, bilinçli olarak yaratılan kriz ve savaş koşulları altında sistematik biçimde ortadan kaldırılmaktadır. Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin ‘arka bahçesi’ hâline getirmek isteyen ABD, Venezuela’yı kuşatarak halkın kazanımlarını yok etmeye çalışmaktadır. Bu girişim açık bir işgal niteliği taşımaktadır. Bu saldırılar yalnızca Venezuela’nın değil, bölgedeki tüm bağımsız ve demokratik hareketlerin karşısına konulan bir tehdittir” dedi.

İKTİDARA YÜKLENDİ
Başkan Devrim Mol, iktidarın yaşananlar karşısında sessiz kaldığını savunarak, “Bu noktada AKP iktidarının, ABD tarafından Venezuela’nın halkın oylarıyla seçilmiş Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun esir alınması karşısındaki sessizliği ve kayıtsızlığı kabul edilemezdir. ‘Milli irade’ söylemini dilinden düşürmeyen iktidar, konu emperyalizmin açık bir hukuksuzluğu olduğunda suskunluğu tercih etmekte; bu saldırıya karşı tek bir net ve güçlü tutum dahi ortaya koymamaktadır. Bu sessizlik, emperyalist saldırganlığa dolaylı bir onay anlamına gelmektedir” dedi.

Başkan Devrim Mol sözlerini şöyle tamamladı: “Unutulmasın ki savaşlar ve askerî müdahaleler hiçbir zaman halkların değil; sermayenin, silah tekellerinin ve çok uluslu şirketlerin çıkarlarına hizmet etmektedir. Venezuela’da yaşananlar bu gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Emperyalist saldırılar sonucunda savaş baronları servetlerini büyütürken, bedeli emekçiler, yoksullar ve halklar ödemektedir. Emperyalizm; yoksulluk, göç, yıkım ve ölüm üreten bir tahakküm düzenidir ve bu düzenin en büyük mağdurları doğrudan halklardır. Bu nedenle bir kez daha altını çiziyoruz; savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, sömürüye karşı emeği ve emperyalizme karşı bağımsızlığı savunmak tarihsel bir sorumluluktur. Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu, emperyalizme, savaşa ve her türlü dış müdahaleye karşı barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

Muhabir: Zafer Güvenç