CHP İşveren Örgütleri, Meslek Birlikleri ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil ile CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Üyesi ve Hazine ve Maliye Kurulu Başkanı Kerim Rota, Antalya’da düzenlenen basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.
BÖLÜŞÜM SORUNU VAR
Türkiye’de enflasyon ve bölüşüm sorunu olduğunu söyleyen Kerim Rota, “Türkiye ön planda enflasyon, arka planda ise güven sorunu yaşıyor. Türkiye’de beş tane Türkiye var. En tepedeki yüzde 20, gelirin yüzde 50’sini kazanıyor ve servetin yüzde 80’ine sahip. Bu kesimin geliri 40 bin dolar seviyesinde. En aşağıdaki yüzde 20’ye baktığınızda ise gelirin yüzde 6,5’unu alabiliyorlar ve servetin yüzde 1’inden azına sahipler. Servetleri yok, tam tersine borçlular. Bu insanlar Hindistan düzeyinde bir ekonomiye sahipler. Tüm dünyada olan bölüşüm sorunu Türkiye’de çok daha derin seyrediyor. Böyle bakınca enflasyonun vatandaşa verdiği zarar daha net anlaşılıyor. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon kişi sosyal yardımlara muhtaç yaşıyor” dedi.

‘MERKEZ BANAKSI HER GÜN DÖVİZ MÜDAHALESİ YAPIYOR’
Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini 8 puan yükselttiğini söyleyen Kerim Rota, “Bu sene sonunda enflasyon yüzde 30’da sonlanırsa çok şanslıyız demektir. Merkez Bankası enflasyon tahminini 16’dan 24’e çıkardı. Aradaki 8 puanlık farkın neden kaynaklandığını dahi açıklamadılar. Merkez Bankası yılın her günü döviz müdahalesi yapıyor. Ancak Merkez Bankası’nın sitesine girip baktığınızda en son müdahaleyi Ekrem İmamoğlu tutuklandığında yaptığı görünüyor. Dolayısıyla şeffaf bir yönetim söz konusu değil” diye konuştu.
İSTİSNA TUTULAN VERGİ ÇOK FAZLA
Kerim Rota, “Yılın ilk günlerinde devletin istisna tuttuğu vergi tutarı 90 milyar dolar. Eskiden bu istisnalar toplanacak verginin yüzde 5-6’sı bandında olurken şimdi toplam vergi tutarının yüzde 25’ine kadar yükseldi. Bu vergi istisnalarını dahi yönetseler enflasyonu düzeltmek için ciddi bir koz elde etmiş oluruz” ifadelerini kullandı.
PARA YASTIK ALTINDA
Kerim Rota, “Türk halkının bankalarda bulunan finans sistemindeki parası 650 milyar dolarken, yastık altındaki altınlar ve gayrimenkul gibi değerler 1 trilyon doların üzerinde. Dolayısıyla sistemde olan paranın yaklaşık üç katına yakını sistem dışında yer alıyor. Bunun asıl nedeni güven sorunudur. Bu para sisteme dahil edilse vatandaşın refahı ciddi şekilde artar. Dolayısıyla Türkiye’de kaynak sorunundan önce güven sorunu olduğunu görmek lazım” dedi.
‘YÖNETSEL SORUNLAR VAR’
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil ise, “Hukukun üstünlüğünde 143 ülke arasında 118’inci, sefalet endeksinde ilk 5’teyiz. Temel haklarda 143 ülke arasında 134’üncü, basın özgürlüğünde ise 180 ülke arasında 119’uncu sıradayız. Bu verileri değerlendirdiğimizde yönetsel anlayışın sonuçlarını görüyoruz” dedi.
ERKEN SEÇİM VURGUSU
Aktif vatandaşlık konusuna değinen Tamaylıgil, “Aktif vatandaşlık anlayışında vatandaşlarımızın örgütlenerek ortaya koyacakları hedefleri ve önerileri mahalle bazından başlayarak meclise kadar taşıyacak bir anlayışı ortaya koyup uygulamayı hedefliyoruz. Ancak bu plan için öncelikle Türkiye’de şu anda güçlü yurttaş var mı diye bakıyoruz. Karşımız acıkan tablo acı. Bugün 35 bin lira olan açlık sınırı, 120 bin liraya yaklaşan yoksulluk sınırı ve 28 bin lira olan asgari ücret Türkiye’deki vatandaşın içinde olduğu şartları gösteriyor. Biz bu şartlar altında güçlenecek bir süreç olabileceğini düşünmüyoruz. Erken seçim gerekliliğini dile getiriyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BİRİNCİ PARTİYİZ’
Enflasyonun savaşlar neticesinde yükseldiği algısının doğru olmadığını savunan Tamaylıgil, “Enflasyon oranlarına baktığınız zaman rekorlar kırıyoruz. ‘Savaştan etkilenen ekonomi’ deniliyor. Ancak savaşan ülkelerin enflasyon oranlarını bile katlıyoruz. Dolayısıyla bu durum savaşlarla değil, ülkedeki yönetsel anlayış ve güven ortamıyla alakalı. Biz CHP olarak birinci partiyiz. CHP olarak gelecekte güçlü Türkiye’yi yaratmaya hazırız” dedi.
“GENÇLER EV GENCİ OLUYOR”
İşsizlik konusuna değinerek sözlerini sonlandıran Tamaylıgil, “İşsizlik yüzde 8 deniliyor. Ancak geniş işsizlik ve yarı zamanlı çalışmalara baktığınızda toplumun üçte birinin işsiz olduğu anlamına gelen veriler ortaya çıkıyor. Avrupa Birliği İstihdam Raporu’na baktığınızda Türkiye sonuncu sırada. Gençlerimiz ne okuyor ne çalışıyor. Dolayısıyla gençlerimiz ‘ev genci’ olarak hayatlarına devam etmek zorunda kalıyor” dedi.





