Halkların İklim Zirvesi (HİZ), başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan çıkış talebiyle Antalya’da Attalos Heykeli önünde eylem düzenledi. 134 kurumun destek verdiği “Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar” kampanyasının daha yüksek sesle duyurulmasının amaçlandığı eylemde, HİZ Gönüllüsü Gülşah Tırış iklim adaleti çağrısı yaptı. Halkların İklim Zirvesi, başta kömür olmak üzere fosil yakıtların kullanımına karşı yürüttüğü kampanya kapsamında Attalos Heykeli önünde bir araya geldi. “Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar” kampanyası için düzenlenen eylemde, iklim krizine karşı fosil yakıtlardan çıkılması ve adil bir enerji dönüşümünün hayata geçirilmesi istendi. Eylemde açıklamayı HİZ Gönüllüsü Gülşah Tırış yaptı.
“KRİZİN BEDELİNİ HALK VE DOĞA ÖDÜYOR”
Gülşah Tırış, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedildiğini ve orman yangınlarından kuraklığa, buzulların erimesinden göç ve ekonomik çöküşe kadar birçok sorunun derinleştiğini söyledi. Krizin doğal bir süreç olmadığını belirten Tırış, fosil yakıtlara dayalı sistemin ve bu sistemden çıkar sağlayan şirketlerin sorumluluğuna dikkat çekti. Tırış, “Ormanlar yanıyor, kuraklık artıyor, buzullar eriyor, göç ve ekonomik çöküş yapısal eşitsizliklerden en çok etkilenen grupları hızla vuruyor. Yaşanan bu kriz kendiliğinden derinleşmiyor; bizi fosil yakıtlara yani kömüre, petrole, doğal gaza bağımlı kılan fosil yakıt şirketleri ve onların çıkarlarını koruyan hükümetler bu krizin asıl faili” dedi.
Fosil yakıt şirketlerinin kârlarını artırırken iklim krizinin yarattığı maliyetin halk ve doğa tarafından ödendiğini ifade eden Tırış, çözümün yeni fosil yakıt yatırımlarından vazgeçmek olduğunu belirtti. Adil ve eşit bir gelecek için enerji politikalarının değiştirilmesi gerektiğini kaydeden Tırış, “Fosil yakıt şirketleri kârlarını katlarken krizin bedelini halk ve doğa ödüyor. Çözüm ise çok açık; başta kömür olmak üzere fosil yakıt projelerinden vazgeçip adil ve eşit bir geleceği hep beraber inşa etmek” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SORUMLULUĞU BÜYÜK”
Tırış, dünyada kömürden çıkış yönünde adımlar atıldığını ancak Türkiye’nin bu konuda yeterli ilerleme kaydetmediğini söyledi. Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının ülkeye ayrıca sorumluluk yüklediğini belirten Tırış, kömürden çıkış için planlı bir takvim hazırlanması gerektiğini ifade etti. Tırış, “Dünya, iklim krizini derinleştiren kömürü terk etmeye hazırlanıyor. Ülkeler, kömürlü termik santrallerini kapatırken, Türkiye bu konuda adım atmış değil. Dünyada en fazla sera gazına sebep olan ilk 15 ülke içerisinde yer alan ve COP31’e ev sahipliği yapan Türkiye’nin bu konuda önemli bir sorumluluğu var: Adil ve planlı bir kömürden çıkış takvimini acilen oluşturmak ve uygulamak” ifadelerini kullandı.

KÖMÜR BÖLGELERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Kömürlü termik santrallerin yalnızca iklim krizini derinleştiren sera gazı salımına neden olmadığını belirten Tırış, bu tesislerin bulunduğu bölgelerde ekolojik ve toplumsal tahribatın da yaşandığını söyledi. Kömür üretimi ve termik santraller nedeniyle farklı bölgelerde yaşayan insanların hava, su ve topraklarını korumak için mücadele verdiğini dile getirdi. Tırış, “Bu topraklarda yarım asırdan fazla elektrik üretimi için kullanılan kömürlü termik santraller sadece karbondioksit ve diğer sera gazlarına sebep olmuyor; hem toplumsal hem de ekolojik tahribata yol açmaya devam ediyor. Milas’tan Elbistan’a, Silopi’den Biga’ya kömürün bedelini ödeyenler havasını, suyunu ve toprağını korumak için bu tahribata karşı mücadele ediyor” dedi.
TALEPLERİ SIRALADILAR
Halkların İklim Zirvesi adına yapılan açıklamada, mevcut kömürlü termik santrallerin kademeli olarak kapatılması ve kömür madeni genişletmelerinin durdurulması istendi. Yeni kömür santralleri ve kömür madenleri için verilen izinlerin iptal edilmesi, kömüre yönelik teşviklerin sonlandırılması ve bu kaynakların adil geçiş planlarına aktarılması talep edildi. Kömür madenleri ve termik santrallerde çalışan emekçilerin haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirten HİZ, kömür bölgelerinde yaşanan ekolojik ve ekonomik tahribatın giderilmesi için kapsamlı iyileştirme programlarının uygulanmasını istedi.
HİZ ayrıca temiz, adil, yerel, katılımcı ve demokratik bir enerji sistemi için topluluk odaklı yenilenebilir enerjinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Aşırı tüketim anlayışına ve büyüme odaklı enerji politikalarına son verilerek, gezegenin sınırlarıyla uyumlu bir enerji planlamasının benimsenmesi istendi.

KÖMÜRDEN ÇIKIŞ ZORUNLULUK
Halkların İklim Zirvesi’nin iklim adaletsizliğinden etkilenen kesimlerin sesini uluslararası ölçekte duyurmayı amaçladığını belirten Tırış, kömürden çıkışın ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Tırış, farklı toplumsal mücadele alanlarının ortaklaşmasının önemine de dikkat çekti. Tırış, “Kömürden çıkış bir tercih değil, gezegenimiz ve halklar için zorunluluktur” dedi.
Halkların İklim Zirvesi, adil, eşit ve yaşanabilir bir dünya için 14-18 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ne de çağrı yaptı. Eylem, “Kömüre, fosil yakıtlara, nükleere ve sahte çözümlere hayır” ve “İklim adaleti hemen şimdi” mesajlarıyla sonlandırıldı.





