Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını Attalos Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla kınadı. Açıklamayı, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Antalya Şubesi Başkanı Devrim Mol okudu.

‘ORTADOĞU’DA EMPERYALİST SALDIRILAR KINIYORUZ’
Mol, yaptığı açıklamada, “Ortadoğu bir kez daha emperyalist saldırganlığın hedefi haline gelmiştir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu saldırı, bölge halklarını yeni felaketlerin eşiğine taşımakta ve tüm dünya kamuoyuna, emperyalist müdahalelerin yarattığı yıkımın acil olarak durdurulması çağrısını yapmaktadır” dedi.

‘EMPERYALİZMİN DEĞİŞMEYEN YÜZÜ: İŞGAL, TALAN VE YIKIM’
İran’a yönelik saldırının emperyalizmin bölge halklarına yönelik tarihsel saldırı zincirinin yeni bir halkası olduğunu vurgulayan Devrim Mol, “Dün Irak’ta ‘kitle imha silahı’ yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da ‘terörle mücadele’ söylemi altında gerçekleştirilen müdahaleler, Libya’da ‘insani müdahale’ maskesiyle yapılan operasyonlar, Venezüella ve Küba’ya yönelik ekonomik ve siyasi kuşatma. Hepsinde aynı senaryo ve aynı sonuç vardır: işgal, talan, yıkım ve halkların yoksullaştırılmasıdır. ABD’nin nükleer tehditlerle halkları korkutma girişimleri ve özgürlük söylemlerinin ardına gizlenmeye çalışılan gerçek, silah tüccarlarının ve ölüm baronlarının kanlı kazanç hırsıdır” ifadelerini kullandı.

‘ABD VE İSRAİL’İN SALDIRILARININ AMAÇLARI’
Emperyalizmin hiçbir halkı özgürleştirmediğini, yalnızca bağımlılaştırdığını ve yoksullaştırdığını dile getiren Mol, “ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının temel amacı, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmek, enerji kaynaklarını ve stratejik alanları kontrol altına almak ve halkların kendi iradelerini özgürce kullanmasını engellemektir. Bölgedeki yönetimleri bahane ederek ABD’nin haydutluğunu meşru göstermeye çalışan her söylem, yeni emperyalist müdahalelere davetiye çıkarmaktadır. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı uygulamaları ve halk hakları ihlalleri, emperyalist saldırılara gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez, yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır” dedi.

‘HALKIN MEŞRU MÜCADELESİ’
Mol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir ülkede rejimi değiştirme yetkisi, yalnızca o ülkenin kendi halkına aittir. Dün halklarını ezen baskıcı rejimlere karşı duranlar, bugün de halklara bomba yağdıran emperyalist barbarların karşısında aynı kararlılıkla duracaktır. Bu kararlılık, halkların kendi bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin vazgeçilmez bir parçasıdır.”

AKP’YE SERT ELEŞTİRİLER
AKP iktidarını hedef alan Mol, “Ne yazık ki bu kararlı duruş, AKP iktidarı için geçerli değildir. İktidar, görev süresi boyunca emperyalist güçlerle sıkı ilişkiler içinde olmuş ve Ortadoğu’da akan kanın sorumlularından biri hâline gelmiştir. İran’a yönelik bu açık savaş suçuna karşı dahi net bir tavır almaktan kaçınmaktadır. ABD ve İsrail’in saldırılarını kınamak bir yana, Hamaney’in öldürülmesi karşısında yalnızca ‘üzüntü’ ifade edebilen bu teslimiyetçi tutum, iktidarın bağımsızlık maskesini düşürmekte ve emperyalizmin bölge planlarına dolaylı destek anlamına gelmektedir. Bir avuç rant uğruna bölge halklarının kaderini emperyalistlere teslim eden bu işbirlikçi zihniyeti unutmayacağız” dedi.

‘BÖLGESEL KATLİAM: GAZZE’DEN İRAN’A’
ABD-İsrail terörünün bölgedeki nihai hedefinin İran olduğunu gösterdiğini vurgulayan Mol, “7 Ekim’den bu yana Gazze’de yürütülen soykırım ve Lübnan’dan Suriye ve Yemen’e kadar devam eden bombardımanlar, ABD-İsrail terörünün bölgedeki nihai hedefinin İran olduğunu göstermektedir. Hedef, ABD ve İsrail’in hiçbir dirençle karşılaşmadan tüm bölgemizi yıkıp yağmalayabilmesidir. Orta Doğu halkları yıllarca Amerikan ve İsrail bombaları altında ölüme sürüklenmiştir. Bugün de emperyalizmin dümenine oturtulmuş liderlerin yalanları eşliğinde yeni bir felaketin kapısı aralanmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘EMPERYALİZMDEN VE SİYONİZMDEN KURTULUŞ’
Mol, açıklamanın sonunda, “Bu yıkım ve yağmadan kurtulmanın yolu, emperyalizm ve onun Siyonist maşasından tamamen bağımsız olmaktan geçmektedir. Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı savunmak, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı halkların birleşik mücadelesini güçlendirmek, en önemli görevimizdir. Emperyalizmin kanlı planlarına karşı en güçlü savunma, bölge halklarının tarihsel kardeşliği ve ortak direniş bilincidir. Tüm ilerici ve muhalif güçleri, aşama aşama ilerleyen bu barbarlığa karşı birleşik, kararlı ve örgütlü bir anti-emperyalist mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bu mücadele, dünya barışı için de en acil görevdir. Bağımsız ve özgür bir Türkiye, huzurlu bir Ortadoğu ve sömürüsüz bir dünya için; ABD emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı her alanda direnişi örgütlemek tarihsel bir sorumluluktur. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi! Kahrolsun Siyonist İsrail! Tam bağımsız Türkiye, tam bağımsız Ortadoğu” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA