Antalya’da özellikle yaz aylarında nüfus yoğunluğunun ciddi şekilde arttığını vurgulayan Arlıer, toplu ulaşımda yaşanan aksaklıkların vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkilediğini ifade etti. Otobüs seferlerinin yetersizliği, klima sorunları ve trafik yoğunluğunun artık kronik hale geldiğini belirten Arlıer, “Bu sorunlar günübirlik önlemlerle değil, bilimsel ve uzun vadeli planlamayla çözülmelidir” dedi.
Altyapı ve kentleşme planı yetersiz
Antalya’da altyapı ve şehirleşme konusunda ciddi eksiklikler olduğunu dile getiren Arlıer, hızlı nüfus artışına rağmen aynı hızda yatırım yapılmadığını söyledi. Yağmur suyu drenaj sistemlerinden yol kalitesine kadar birçok alanda eksiklik bulunduğunu ifade eden Arlıer, “Her yağmurda yaşanan su baskınları bu plansızlığın en açık göstergesidir” diye konuştu.
Yüksek yaşam maliyeti vatandaşı zorluyor
Kentte artan kira fiyatları ve genel yaşam maliyetlerinin de büyük bir sorun haline geldiğini belirten Arlıer, özellikle dar gelirli vatandaşların Antalya’da yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. “Antalya sadece turistler için değil, burada yaşayan vatandaşlarımız için de yaşanabilir bir şehir olmalıdır” ifadelerini kullandı. Doğal güzellikleriyle öne çıkan Antalya’da çevre sorunlarının da büyüdüğüne dikkat çeken Arlıer, plansız yapılaşma ve çevre kirliliğine karşı daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı. “Antalya’nın doğasını korumak, geleceğimizi korumaktır” dedi.
Ortak akıl çağrısı
Açıklamasının sonunda tüm kurumlara çağrıda bulunan Arlıer, Antalya’nın sorunlarının siyasi çekişmelerin ötesinde ele alınması gerektiğini belirterek, “Bu şehir hepimizin. Antalya için ortak akılla, şeffaf ve sürdürülebilir çözümler üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.