Türkiye’de son yıllarda hızla artış gösteren AVM rüzgarı, önümüzdeki yıllarda ‘Bakkal Esnafını’ uçuracak gibi görünüyor.
Tülin KORKUTELMALIOĞLU/ÖZEL HABER
Alış, verişin cazibe merkezi haline geldiği AVM’leri, her geçen gün kendilerine büyük tehlike olarak gören bakkallar, ayakta durabilmek için bir dizi önlemler almaya hazırlanıyor. Şimdiden internet sitelerinde mesleki sloganlara yer veren bakkallar, biran önce AVM’lerin gölgesinden kurtulmak istiyorlar. Bir yanda da bu tarihi mesleğin yok olmaması için halkın desteğini bekliyorlar.

‘BAKKALINA SAHİP ÇIK ANTALYA’
AVM’lerin sadece bakkalları değil, diğer meslek kollarını da yok olma noktasına getirdiğini vurgulayan Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Eyüp Sabri Kıldıran, baba yadigarı bu mesleği, kimsenin yok etmesine izin vermeyeceğini söyledi. Antalya halkını bakkalına sahip çıkmaya çağıran Başkan Kıldıran, “Çocuklarınız mahallenizde oyun oynarken, bakkal gözetir. Kendi evladı gibi çocuklarınıza sahip çıkar. Alışveriş merkezleri, bırakın bir çocuğu, insanlarımıza sahip olmayan yerler. Bakkal mahallenizin bekçisidir. Çocuklarınızın bakıcısıdır.

BAKKALAR MÜŞTERİNİN AVANS BANKASIDIR
Zorda kaldığınızda avans alabileceğiniz bankanızdır. Faizsiz, sürekli kredisi vardır. Paran yoksa yazdırırsın. Bugün AVM’lere gidin. Bırakın bir ekmeği, bir sakızı dahi bedava alamazsınız. Alışveriş merkezlerinden dolayı bakkal toptancıları da yok olma noktasında. Tarihi mesleğimizi yozlaştırdılar. AVM’lerin her sokak arasına giremeye başlaması ile bakkallar, Kepez, Yeniköy, Aksu, Çakılar gibi kırsal bölgelere doğru kaymaya başladı” dedi.

‘KENDİMİZİ TEŞHİR EDEMEDİK’
Baba mesleğini sürdürmenin onurunu yaşadığını, ancak manevi değerlerin kaybolmaya başlamasından da büyük üzüntü duyduğunu dile getiren Başkan Kıldıran, “Antalya her yıl korkunç miktarda göç alıyor. Göç demek bizim mesleğimizin biraz daha yok olması demek. Antalya’da bulunan 2 bin 800 bakkalın, 6 yüzü dükkanını kapatmak zorunda kaldı. AVM’ler 1994 yılında açılmaya başladığında, ‘Ne Olacak Bu Bakkalların Hali’ dediler. Alışveriş merkezleri bugün sadece biz bakkalları değil, bütün esnafı düşündürür hale geldi.

“BAKKALLAR OLARAK BİZDE SUÇLUYUZ”
AVM’lerin, bakkalların önüne geçmesinde bizimde suçumuz var. Bakkallar olarak, kendimizi yeterince teşhir edemedik, tanıtamadık. Bakkal esnafı artık akıllandı. Halka kendimizi yeterince tanıtamadığımızın farkına vardık. Bundan sonra kendimizi doğru ve etkin bir şekilde anlatacağız. Devlet büyükleriyle görüşerek, bu mesleğin yaşaması için gerekli şartlar neyse onları uygulamaya geçireceğiz” diye konuştu. Ve Antalya’nın Tarihi Bakkal Amcası
Ali Arlı. Antalya’nın ilk bakkal esnafından biri…Baba mesleği değil yaptığı.. Çünkü o çocukluktan sarmış bu mesleğe merakı… İlkokul 3. sınıfa giderken başlamış mahalle bakkalının yanında çırak olarak çalışmaya. Arkadaşları parkta oyun oynarken, o bakkalın tozlu raflarını silermiş. Hayalini kurarmış açacağı bakkal dükkanının..
DİLE KOLAY 45 YIL
1968’de pılıyı, pırtıyı toplayıp gelmiş Gündoğmuş’dan. 1970 yılında genç bir delikanlıyken, 26 yaşında açmış bakkal dükkanını… 1. sırada Fatma Faraşlar, 2.sırada Bekir Yıldız derken, Ali Arlı’da, bakkallar odasının üye kayıt defterinde 80’nci sırada almış yerini. Çoğunun adı ve resimleri kalmış kayıt defterinde geçmişten hatıra.. Tam 45 yıl, dile kolay. Bakkal dükkanından kazandığı alın teri ile okutmuş 4 evladını. Ardı ardına açılan AVM’ler onu da zorlamış. Müşterilerini yavaş yavaş kaybettikçe, satışlar düşmüş. Yinede alışveriş merkezlerine yenilmemek için, güçte olsa yıllarca ayakta durmayı başarmış.
S:Maşallah. Bunca yıl nasıl ayakta kaldınız?
C:Bende Bilmiyorum. Nasıl ayakta kaldığımı. Yiyecek ekmeğim varmış, demek ki..
S:AVM’ler sizi de etkiledi mi?
C: Etkilemez olur mu? Bitirdi bu alışveriş merkezleri bizi. Bu semtte 8 arkadaş aynı tarihlerde bakkal dükkanı açtık. Hepsi kayboldu gitti. AVM’ler olduğu sürece bu mesleğin ayakta kalabilmesi çok zor. Her geçen gün alışveriş merkezleri açılıyor. İnsanlar ihtiyaçlarını buralardan temin ediyor. Bu nedenle sadece günlük tüketim mallarını bakkaldan alıyorlar. Ekmek, su, gazete yada dondurma gibi ihtiyaçlar. Pirinç, bulgur gibi gıdaları zaten alan yok.
“MALI SATAMIYORUM”
Malımızı satamadığımız için fazla bulundurmuyoruz. 3-5 paket un alıyoruz. Oda satılmayınca bozuluyor. Bakkal müşterilerini AVM’ler kaptı. İşler çok kötü gidiyor. Bir yanda da hırsızlarla uğraşıyoruz. Bakkala 4 kez hırsız girdi. Nereden baksanız 50-60 milyar zararım var. Gün içinde dahi alışveriş yapacakmış gibi gelip, mal çalan kişiler var. Nereye kadar dayanırız bilmiyoruz. İşler böyle gittiği sürece ayakta durmak çok zor olacak. Dükkan kira olsaydı, bende şimdiye kadar çoktan kapatırdım herhalde…
S:Bu zamanda bakkal dükkanı açar mıydınız?
C:Şu anda bakkal dükkanı açanların aklı yok derim. Falan kişi bakkal dükkanı açmış dediklerinde çok üzülüyorum. Bunun vergisi var, algısı var. Odası, derneği, stopajı var. Nasıl böyle bir şeye cesaret ediyorlar, şaşırıyorum. Çok zor meslek. Ölün olur, dükkanı kapatıp, gidemezsin. Yerine bakacak birini bulamazsın. Ailece bir yere gitmek için plan yapamazsın. Müşteri bir, iki kez geri döndü mü bir daha sana uğramaz. Çocukların baskısı olmasa şimdiye çoktan bırakmıştım.


S: Müşterileriniz sizi seviyor ki bu kadar yıl ayakta kalabilmişsiniz.
C:Alışverişin, müşterinin, küçüğü, büyüğü olmaz. Müşteri içeri girdiğinde çocuk dahi olsa ayağa kalkacaksın. Kibar konuşacaksın. Saygıda kusur etmeyeceksin. Veli nimetine saygı göstermezsen, oda sana göstermez. Müşteriyi kaybedersin. Belki yıllardır ayakta durabilmemin nedeni budur.
S: Mahalle aralarına açılan alışveriş merkezleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
C: Bakkal esnafının ayakta durabilmesi için bir şeylerin yapılması lazım. Her mahalle arasına açılan AVM, birkaç esnafında ekmeğine engel oluyor. Bu zamanda esnaflık yapmak çok zor.. Sonumuz ne olur bende bilmiyorum. Belki bir gün gelir bizde tarih oluruz.