Antalya Kent Konseyi Ekonomi Grubu’nun konuğu olan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Berkay Bahar Antalya’nın kentleşme sorunlarına değindi. Bahar kişi başına düşen yeşil alan miktarının Avrupa kentlerinin gerisinde kaldığını söyledi. Bahar, “Antalya’da kişi başı yeşil alan 3.4 metrekare civarında kalmış. Avrupa’da bu oran 13-14 metrekarelerde. Biz her 30 yılda bir kentsel dönüşümü mü konuşacağız? Bunun ticaret odasıyla ne alakası var diyorlar. Tam da bizimle alakası var. Bu konuda emin değilim ama belki iki katlı mimariyi konuşmak zorundayız” dedi.
“ATSO SİYASETİN YANI BAŞINDA OLMALI”
ATSO’nun siyaset üstü olduğu yönündeki yaklaşıma katılmadığını belirten Bahar, odanın kent sorunlarının çözümü noktasında siyasi karar alıcılarla temas halinde olması gerektiğini söyledi. Bahar, “ATSO siyaset üstü değildir. Buna zinhar inanmıyorum. Çünkü kendi içinde bir icra gerçekleştirir ancak şehirle ilgili bir konuda siyasete ricacı makamdır. Siyasete ricacı bir kurumdur. Siyasetten uzak kalmamalıyız ama siyasetin yanı başında durmamız lazım. Biz her görüşten, her inançtan insanın başkanı olacağız. Burada bir siyasi görüş olarak iş yaparsak yanlış yaparız. Sadece işlerimizi yapmak, şehre ve üyemize katkı koymak için siyasete yakın olmamız lazım” diye konuştu.

“ORTAK AKIL DEĞİL, NİTELİKLİ AKIL”
ATSO yönetim anlayışında “ortak akıl” yerine “nitelikli akıl” kavramını öne çıkaracağını belirten Bahar, farklı sektörlerden ve kentten insanların sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Bahar, “Herkesin konuştuğu bir terim var, ‘ortak akıl’ deniliyor. Ben ortak akla inanan biri değilim. Ben nitelikli akla inanan biriyim. Bizim masamızda odaların, sektörlerin değerli temsilcileri var. Ticaret odasında olmayan ancak şehrin dertleriyle dertlenen değerli insanlarımız var. Biz bunlarla birlikte nitelikli ortak aklı devreye alıp hem kamu kurumlarında hem de ilgili makamlarda bunun karşılığını bulacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“TURİZM PROJESİNİ TURİZMCİ HAZIRLAMALI”
Turizmin 12 aya yayılması gibi genel söylemler yerine, sektör temsilcilerinin hazırladığı somut projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Bahar, ATSO’nun kolaylaştırıcı ve takipçi bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bahar, “Ben ‘Turizmi 12 aya yayacağız’ desem bana ‘Ne diyorsun?’ diyeceksiniz. Ben hindi işiyle uğraşıyorum, gıda sektöründeyim. Turizmle ilgili kişilerin projeleri yapması lazım. Sonra bana gelip ‘Berkay, biz projeyi tasarladık, koş bunu hayata geçir’ demeleri lazım. Bu iş böyle olmalı” dedi.

“KALEİÇİ BİZİM İÇİN APAYRI BİR YER OLACAK”
Bahar, adaylık sürecinde farklı kesimlerle bir araya gelmeye önem verdiğini belirterek Kaleiçi muhtarlarıyla yaptığı görüşmeleri örnek gösterdi. Muhtarlarla görüşmesinin kendi ekibi tarafından dahi eleştirildiğini aktaran Bahar, bölgeye yönelik özel bir çalışma hazırladığını söyledi. Bahar, “Benim kendi ekibim bile bana ‘Yine kafayı yedin’ dediler. Muhtarlarla buluşunca ‘Sen ATSO adayısın, muhtarlarla ne işin var?’ dediler. Kaleiçi muhtarlarıyla görüştüm, üç sayfa not aldım. Biz o koltuğa oturduğumuzda Kaleiçi bizim için apayrı, Antalya için apayrı bir yer olacak” ifadelerini kullandı.
“KENDİ ÜRÜNLERİMİZİ TANITAMIYORUZ”
Antalya’nın gastronomi potansiyelinin yeterince değerlendirilmediğini belirten Bahar, kentin kendine özgü ürünlerinin turizmde daha fazla kullanılmasını istedi. Antalya’nın yerel ürünlerinin dünya mutfağında öne çıkarılması gerektiğini söyleyen Bahar, mevcut yaklaşımı eleştirdi. Bahar, “Gastronomiyi çok önemsiyoruz. Turistin şehre gelmesi için en önemli sebeplerden biri olabilir. Biz kendimize özgü peynir üreten üç ülkeden biriyiz; Fransa, İtalya ve biz. Antalya’da bir işletmeye girdim. ‘En güzel pizzayı yaparım, yanında da parmesan koyarım’ dedi işletmeci. Turist bunun için Antalya’ya, bu şehre gelmez. Bu yanlış. Bizim kendi özel peynirimiz neden yok piyasada? Pastırmamız, sucuğumuz, peynirimiz dünyada yok. Ama anlatamıyoruz, tanıtamıyoruz” diye konuştu.

“30 BİN KİŞİNİN ÜZERİNDE ORGANİZASYON YAPAMIYORUZ”
Antalya’nın büyük organizasyonlar düzenleme kapasitesine sahip olmasına rağmen bu potansiyelin yeterince kullanılmadığını savunan Bahar, Adana’daki Portakal Çiçeği Festivali ve Çeşme’deki Ot Festivali’ni örnek gösterdi. Bahar, “Adana’da 650 bin kişilik Portakal Çiçeği Festivali yapılıyor. Çeşme’de Ot Festivali yapılıyor, 400 bin kişi gidiyor. Dünya bize G20, Diplomasi Forumu, EXPO, COP31 gibi programları veriyor. Demek ki siz bu işi yapabilirsiniz diyorlar. Ancak biz 30 bin kişinin üzerinde bir organizasyon yapamıyoruz. Çok enteresan geliyor bu durum bana” dedi.
“MESLEK LİSESİ GERÇEKTEN MEMLEKET MESELESİ OLACAK”
Mesleki eğitimin Antalya’nın geleceği açısından kritik olduğunu vurgulayan Bahar, Antalya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki okulun kuruluş sürecini örnek gösterdi. Rahmetli Ali Bahar Teknik Koleji’nin hayata geçirilmesinde meslek gruplarının önemli katkılar sunduğunu belirten Bahar, “Koç Grubu’nun çok sevdiğim bir sloganı var: ‘Meslek lisesi memleket meselesi.’ OSB Koleji’nin hikâyesi de çok önemli bir sloganla başladı. ‘Biz ara eleman değil, aranan eleman yetiştireceğiz’ denildi. Bu bakış okulun çehresini değiştirdi. İlk sene 70 öğrenci vardı, şimdi 1200 öğrenci var” ifadelerini kullandı.
Bahar, meslek liselerinin kendi yönetimleri döneminde öncelikli başlıklardan biri olacağını belirterek, “Meslek lisesi gerçekten bizim yönetimimizde memleket meselesi olacak” dedi.

“TİCARET SİTELERİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Antalya’da sektörlerin bir arada faaliyet gösterebileceği ticaret sitelerine ihtiyaç olduğunu söyleyen Bahar, özellikle mobilya ve otomotiv sektörlerine yönelik alanların oluşturulması gerektiğini belirtti. Bahar, “Bir mobilyacılar sitemizin olması lazım. 1980’li yıllardan bu yana çalışılan ancak ne yazık ki utanç kaynağı haline gelen bir şeyi hâlâ becerememişiz. Bunu yapmalıyız. Bir araba almak istesek nereye gideceğimiz belli değil. Bir galericiler, otomotivciler sitesi olması lazım. Bunların üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.
“ANTALYASPOR DİPSİZ KUYU DEĞİL, NİTELİKLİ PROJE GEREKİYOR”
Antalyaspor ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bahar, kulüpte yedi yıl görev yaptığını ve sponsorluk konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Corendon Park ismi konusunda yapılan anlaşmayı örnek gösteren Bahar, sponsorlukta doğru projelerin hazırlanmasının önemine dikkat çekti. Bahar, “Antalyaspor’da 7 yıl görev yaptım. Sponsorlarla çalışmak, Corendon Park isminin oraya yazılması ile ilgili bir anlaşma yaptık. Antalyaspor tarihinin en büyük ve en uzun vadeli anlaşmasıdır. Antalyaspor dipsiz bir kuyudur. Atarsınız, gider. Ama siz nitelikli bir proje çıkarırsanız sponsor da bulursunuz, destek de alırsınız” ifadelerini kullandı.





