Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Antalya’nın kent genelindeki en büyük sorunlarından birisinin ulaşım olduğunu belirten İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, ulaşımın yıllar içinde geniş projeksiyonlu sistematik bir yaklaşım ile ele alınmasının önemini günümüzde bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. Antalya’da 2004-2005 yıllarında başlayan köprülü kavşak uygulamalarına değinen Akdoğan, o dönem İnşaat Mühendisleri Odası olarak yaptıkları uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. Doğu-batı aksında Yüzüncü Yıl Bulvarı ile Çevre Yolu’nun önemli ulaşım arterleri olduğunu belirten Akdoğan, köprülü kavşakların raylı sistem planlaması açısından gelecekte sorun oluşturabileceğine dikkat çekildiğini ifade etti.

‘4 DAKİKA POLEMİĞİ’

Akdoğan, “O dönemin belediye başkanı ‘Mevlana’dan Migros Kavşağı 4 dakika’ diye açıklama yapıyor. O zaman İnşaat Mühendisleri Odası, “Siz bunu buraya yapmayın. Burası raylı sistem için” dedi. Antalya’da doğu-batı aksında iki tane arterin var. Bir tanesi Yüzüncü Yıl,cikincisi de Çevre Yolu. Siz burayı battı-çıktılarla kapattığınızda oluşabilecek bir raylı sistemin önünü kapatıyorsunuz’ dedi. O dönem köprülü kavşakların ulaşımı hızlandırdığı yönündeki söylemlerin toplumda karşılık bulduğunu belirten Akdoğan, bugün ise özellikle iş çıkış saatlerinde aynı güzergâhlardaki trafik yoğunluğuna dikkat çekti. Akdoğan, “Bizim toplumumuz da alkışlamıştı; ‘Ben Mevlana’dan Migros’a 4 dakikada geldim’ diye. E çıkın şimdi saat iş çıkışı 5’te, 4 dakikada gidin” ifadelerini kullandı.

“RAYLI SİSTEM İÇİN 30 METRE ALTINA İNİYORUZ”

Antalya’daki raylı sistem projelerinde güzergâh nedeniyle ortaya çıkan mühendislik ve maliyet sorunlarına da değinen Akdoğan, Konyaaltı-Kızılarık raylı sistem projesini örnek gösterdi. Güzergâhın Antalyaspor Tesisleri bölgesine geldiğinde hattın yerin yaklaşık 30 metre altına indirilmesinin planlandığını belirten Akdoğan, bunun ciddi bir ekonomik maliyet oluşturduğunu söyledi. Akdoğan, “Konyaaltı-Kızılarık raylı sisteminde Antalyaspor Tesisleri’nin oraya geldiği zaman ‘Yerin 30 metre altına ineceğiz’ deniliyor. Neden yerin 30 metre altına girip çok ciddi bir ekonomik kayıp, maliyet oluşturuyoruz? Bunların tamamını tartışıyoruz ancak o dönem bilimin, bilim adamlarının dedikleri dikkat alınsaydı bu sorunlar, bu maliyetler olmayacaktı. Zaman bizleri haklı çıkartıyor” dedi.

“SADECE KENT İÇİN DOĞRU BİLDİĞİMİZİ SÖYLÜYORUZ”

İnşaat Mühendisleri Odası’nın kentteki ulaşım ve yapılaşma kararlarına ilişkin eleştirilerinin herhangi bir ticari veya siyasi çıkar ilişkisi taşımadığını vurgulayan Akdoğan, odaların temel görevinin kamu yararı doğrultusunda teknik görüş ortaya koymak olduğunu söyledi. Odanın eleştiri kültürünü önemseyen bir yapıya sahip olduğunu belirten Akdoğan, “Bizler oda olarak eleştiri kültürünün hakim olduğu bir odayız. Bu anlamda biz sadece kentte taraf olmak istiyoruz. Bir kere bizim ticari bir kaygımız yok. Odaların hiçbirinin ticari bir kaygısı yok” dedi. Akdoğan, odaların rant ve oy kaygısıyla hareket etmediğini belirterek, “Bizim oy kaygımız da yok. Seçmenimin hepsi inşaat mühendisi, eğitimli insanlar. Benim onları birilerine şirin görünerek etkilemek gibi bir durumum söz konusu değil. Bir yere bağımlı olmayan ya da çıkar ilişkisi içerisinde olmayan kurumun sadece kenti ve toplum için, meslek için doğru bildiklerini ifade etmekten başka bir görevi söz konusu değil” diye konuştu.

“KENTİMİZ ÖZELİNDE ŞANSLIYIZ”

Antalya’da son dönemde kamu kurumları ve belediyelerle teknik konularda iş birliklerinin arttığını da ifade eden Akdoğan, odanın bilgi ve birikimini kent yönetiminde ihtiyaç duyan kurumların kullanımına sunduğunu söyledi. Akdoğan, “İnşaat Mühendisleri Odası birçok kurumla, sadece belediye değil, kurumla da ciddi ilişkiler içerisinde. Biz bilgimizi, birikimimizi bizden faydalanmak isteyen kurumların, belediyelerin hizmetine sunuyoruz. O anlamda da çok ciddi iş birliklerimiz var. Kent noktasında şanslıyız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ