Prof. Dr. Ramazan Çetinkaya, böbreklerin sessizce çalışan ancak yaşam için vazgeçilmez organlar olduğunu belirterek, böbrek sağlığını korumanın büyük değişimlerden değil, doğru alışkanlıklardan geçtiğini söyledi. Çetinkaya, “Yeterli su içmek, tuz ve işlenmiş gıdaları azaltmak, dengeli beslenmek ve düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemek, böbrek sağlığını korumanın en önemli adımlarıdır” dedi.

‘BÖBREKLER YALNIZCA İDRAR YAPMAZ’
Böbreklerin vücudun en kritik denge sistemlerinden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Böbrekler her gün 150-180 litre kanı süzerek zararlı maddeleri, fazla tuzu ve sıvıyı vücuttan uzaklaştırır. Kan basıncının düzenlenmesine katkı sağlar, kemik sağlığı için gerekli D vitamininin aktif hale gelmesine yardımcı olur ve kırmızı kan hücrelerinin üretimini uyaran hormonları salgılar. Bu nedenle böbrekler yalnızca idrar üretmekle kalmaz; kalpten kemiklere kadar birçok sistemin sağlıklı çalışmasında önemli rol oynar” diye konuştu.

KRONİK BÖBREK HASTALIĞININ YAYGIN NEDENLERİ
Kronik böbrek hastalığının en yaygın nedenlerinin diyabet ve hipertansiyon olduğunu ifade eden Çetinkaya, “Böbrek hastalıkları, dünya çapında ölüm nedenleri arasında 10. sırada yer alıyor ve her geçen yıl artış gösteriyor. Böbreklerimiz günde yaklaşık 50 kez kanı süzüyor, dakikada ise 1,2 litre kan temizleme kapasitesine sahip. Hatta sadece yüzde 20’si çalışsa bile sağlıklı bir yaşam sürdürebiliriz. Bir böbrekle de yaşam mümkündür” dedi.

Ramazan Çetinkaya

ERKEN DÖNEMDE ORTAYA ÇIKABİLECEK BELİRTİLER
Böbrek hastalıklarının sessiz ilerlediğini kaydeden Çetinkaya, “Bacaklarda veya göz kapaklarında şişlik, idrarda köpüklenme, idrar miktarında değişiklik, gece sık idrara çıkma, açıklanamayan halsizlik veya kontrol altına alınamayan yüksek tansiyon gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtiler mutlaka ciddiye alınmalı ve nefroloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken fark edilen hastalık, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır” uyarısında bulundu.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
Kronik böbrek hastalığının genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve ileri evreye ulaştığında diyaliz veya böbrek nakli gerekebileceğini belirterek, organ bağışının önemine dikkat çeken Çetinkaya, “Özellikle diyabet, obezite, hipertansiyon hastaları ile ailesinde böbrek hastalığı öyküsü bulunan bireyler yüksek risk grubundadır. Basit bir kan ve idrar testiyle böbrek hastalıkları erken dönemde teşhis edilebilir. Erken teşhis, hastalığın ilerlemesini büyük ölçüde yavaşlatır” dedi.

TUZ TÜKETİMİNE DİKKAT
Beslenmenin böbrek sağlığındaki önemine de değinen Çetinkaya, “Tuz tüketiminin azaltılması, böbrek hastalıklarının görülme riskini yüzde 20 oranında azaltabilir. Tuzlu gıdalardan kaçınmalı, dengeli ve sağlıklı bir diyet tercih edilmelidir” uyarısında bulundu.

‘SAĞLIKLI YAŞAM TARZI BÖBREKLERİ KORUYOR’
Böbrek sağlığını korumak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Çetinkaya, “Tuz tüketimini azaltmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloyu korumak ve sigaradan uzak durmak böbrek sağlığı için kritik öneme sahiptir. Yeterli su ve sıvı tüketimi, tansiyon ve kan şekerinin kontrol altında tutulması ve bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınmak da böbrek sağlığı için büyük önem taşır. Küçük ama bilinçli tercihler, böbrek sağlığını uzun vadede korur” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER