GÜNDEM

'Boksit madeni Antalya'nın suyunu tehdit ediyor'

Antalya'nın Akseki ilçesine bağlı Değirmenlik Köyü sakinleri, Eti Maden’in hayata geçirmeyi hedeflediği boksit madeni kapasite artırım projesine karşı tepki gösterdi. Yöre halkı, "Bu proje doğa ve su kaynakları için bir yıkım fermanıdır" dedi

ANTALYA'NIN su dengesi ve nadir ekosistemi açısından öneme sahip olan Akseki Değirmenlik mevkisinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün 34107 ruhsat numaralı boksit madeni için öngördüğü kapasite artırımı kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Değirmenlik Köyü Yardımlaşma Derneği ile bölge halkı, hazırlanan ÇED raporunun gerçeği yansıtmadığını iddia ederek seslerini yükseltti.

ENDEMİK TÜRLER TEHLİKE ALTINDA

Yöre sakinleri tarafından gerçekleştirilen açıklamada, ÇED dosyasında yer alan bitki ve hayvan varlığına dair verilerin yetersiz ve yanlış olduğu ifade edildi. Mevcut raporda bölgedeki hayvan türü sayısı 93 olarak belirtilse de Prof. Dr. Mustafa Sözen'in incelemeleri bu rakamın aslında 213 olduğunu gösteriyor. Söz konusu açıklamada, "ÇED dosyasında nesli tehlikede 4 tür listelenmişken gerçekte 14 tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu eksik listelerle sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz" denildi. Ayrıca Prof. Dr. Ahmet Duran’ın tespit ettiği endemik türlerin dikkate alınmadığına işaret edildi.

'SU REZERVLERİ İÇİN RİSK'

Girişimin bölgedeki su kaynakları için de tehdit olduğu belirtilen açıklamada Değirmenlik ve civarının Antalya için doğal bir su biriktirme alanı olduğu ifade edildi. Yapılan açıklamada maden çalışmalarının yeraltı su seviyesinin derinliklerine ineceği ve bu durumun bölgenin susuz kalmasına yol açacağı dile getirildi. Proje nedeniyle yapılacak patlamaların yeraltı su damarlarının yönünü saptırarak hem Değirmenlik kaynağının yok olmasına hem de Akseki'deki içme suyu şebekelerinin kurumasına sebebiyet vereceği ifade edilen açıklamada, "Ayrıca, su akışındaki bu bozulmanın Manavgat Irmağı’nın su kapasitesi üzerinde de ciddi bir azalmaya neden olacağı üzerinde duruluyor" denildi.

'TARIMSAL FAALİYETLERİ DE ETKİLEYECEK'

Yöre halkı projenin başta Anayasa’nın 'Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını' güvence altına alan 56. maddesi olmak üzere; Çevre, Milli Parklar ve Toprak Koruma kanunlarıyla çeliştiğini dile getirdi. Madencilik girişiminin yalnızca doğa tahribatına yol açmakla kalmayıp yöredeki tarımsal faaliyetleri, hayvancılığı ve eko-turizm potansiyelini de yok edeceği öne sürüldü. Değirmenlik Köyü Yardımlaşma Derneği, açıklamasının son kısmında boksit madenine alternatif sahalar bulunabileceğini ancak kaybedilen bir su kaynağının ya da nesli tükenen bir türün telafisinin mümkün olmadığını ifade etti.

Söz konusu ÇED raporuna karşı çıkan köylüler, "Resmi itirazımızı yapıyor ve ÇED sürecinin derhal durdurulmasını talep ediyoruz. Su yaşamdır; suyumuza ve geleceğimize sahip çıkıyoruz" sözleriyle taleplerini yineledi.