Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye'deki faylarla alakalı son çalışmasını yayımladı. Çalışma kapsamında Türkiye'deki diri faylar yeniden güncellendi. Buna göre bazı bölgelerdeki deprem riski de değişmiş oldu. Konuyla alakalı Ekspres’e konuşan Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, çalışmanın olumlu bir gelişme olduğunu ifade ederek, bölgelerde deprem hareketliliğinin izlenmesi için istasyon sayılarının artırılması ve daha hassas ölçümler alınarak depremi önceden kestirebilecek uygulamaların geliştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

OLDUKÇA ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA
Karaman, “MTA kurumunun diri faylarla ilgili çalışma yapıp araştırma yapması güzel bir gelişme. Çevrede bir hastalık varsa ve bu hastalığı önlemenin yolu kaynağını bulup kaldırmaktır. İşte bu hastalık başka yerlerde de karşımıza çıkıyorsa yeterince çalışmayıp eksik kalmışızdır. Bizim de etkin olup bu kadar diri fayın tespiti, o bölgede yapılacak yapıların güvenliği, deprem ve sel katsayılarının değişimi açısından önemlidir. Deprem tasarımı ve etkisi buna göre dikkate alınmalı, yapılar da ona göre inşa edilmelidir. Bu tür diri faylar bilinmiyorsa risk durumu elbette kaçınılmazdır” diye konuştu.

UYGULAMA GELİŞTİRMEK ŞART
Başkan Karaman, “Biliyoruz ki ülkemiz coğrafyası güneyde Afrika kıtası, diğer tarafta Avrasya ve Avrupa kıtaları arasında yer alıyor ve bu nedenle depremleri yaşıyoruz. Her bölgenin diri fay araştırmalarının yapılıp ortaya konulması, insanların güvenliği ve kamu açısından korunması doğal haktır. Ülkemizde kara ve deniz alanlarında diri fay araştırılması, jeofizik yöntemlerle örtülü yerlerde fayların tespiti MTA tarafından yapılabilir. Antalya'mızın sahil kısmında arama ve tarama çalışmalarıyla fayların yeri, derinliği ve doğrultusu belirlenmelidir. Bölgelerde deprem hareketliliğinin izlenmesi için istasyon sayıları artmalı ve daha hassas ölçümler alınarak depremi önceden kestirip var olan uygulamaları geliştirmek şart” ifadelerini kullandı.

ORTAK FİKİRLER SUNULMALI
“Uzun süredir aktif olmayan fayların depremsel ömürleri ya doluyor ya da sessiz” diyen Karaman, sözlerini şöyle sonlandırdı : “O nedenle bu diri fayların tespitini önemsiyor ve bina tasarımında hesaplamalarda katsayıların buna göre sağlıklı şekilde ortaya konulup uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. En son gördük ki Kahramanmaraş-Hatay depremlerinde deprem esnasında ortaya çıkan ivme değerleri yüksekti. Yaklaşık 180-200 gal gibi değerler ölçüldü. Bölgenin depremsel durumu ortaya konulup katsayılar ve hesaplamalar buna göre belirlenmelidir. Bu konuların üç meslek disiplini arasında, yani jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisleri tarafından bilimsel açıdan değerlendirilip ortak fikirler sunulması şart.”

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA