GÜNDEM

Büyükşehir Belediyesi önünde sendikal eylem

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan bazı işçilerin sendikal tercihleri nedeniyle baskı gördüğü öne sürüldü. Türk-İş Antalya İl Başkanlığı ile Güvenlik-İş Sendikası, belediye binası önünde düzenledikleri eylemde, çalışanların mevcut sendikalarından istifa ederek başka bir sendikaya geçmeleri yönünde baskı ve yönlendirmeyle karşı karşıya kaldıklarını iddia etti

ANTALYA Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan işçilerin, sendikal tercihleri nedeniyle baskı gördüğü iddia edildi. Söz konusu iddialar üzerine Türk-İş Antalya İl Başkanlığı ile Güvenlik-İş Sendikası, belediye binası önünde eylem yaptı. Eylemde bazı çalışanların mevcut sendikalarından istifa ederek başka bir sendikaya geçmeleri yönünde yönlendirildiği öne sürüldü.

‘ARKADAŞLARIMIZIN SORUNLARIYLA BİREBİR İLGİLENDİK’

Eylemde konuşan Güvenlik-İş Sendikası Antalya Bölge Başkanı Recep Mutaf, “Ben Antalya Bölge Başkanı olarak yıllardır bu iş yerinin ve burada çalışan arkadaşlarımın içerisindeyim. Bugüne kadar burada arkadaşlarımızın sorunlarıyla birebir ilgilendik. Nöbet yerleriyle, çalışma saatleriyle ilgili sıkıntıları giderdik. Kulübesi olmayan yerlere kulübe yaptırdık. Disiplin kurulunda bugüne kadar onlarca arkadaşımızı iş çıkışından, yüzlerce arkadaşımızı yevmiye kesme cezalarından kurtardık. Doğumlarında, düğünlerinde, cenazelerinde, iyi günlerinde de kötü günlerinde de yanlarında olduk. Haklarını geliştirmek için mücadele ettik” dedi.

‘BELEDİYENİN EN YÜKSEK MAAŞLARINI ALIYORLAR’

Recep Mutaf, “Burada ki arkadaşlarımız bundan 4 yıl önce belediyenin en düşük maaşlarını alırlarken, şu anda toplu iş sözleşmemiz sayesinde belediyenin en yüksek maaşlarını alıyorlar. 4 yılda ücret ve sosyal hakları önemli ölçüde geliştirdik. Özel güvenlik haftası ikramiyesi gibi Türkiye'de hiç bir kurumda olmayan kazanımları arkadaşlarımız için elde ettik. Bugün burada çalışan arkadaşlarımız Türkiye'de en yüksek ücret seviyelerinde çalışan özel güvenlik emekçileri arasındadır. Üyelerimizin sözleşmelerinden ve sendikalarından memnun olduklarını da biliyoruz. O halde soruyoruz: Bu insanlar neden bir anda sendikalarından istifa ediyor? Çünkü bize ulaşan arkadaşlarımız açıkça baskı gördüklerini söylüyor” diye konuştu.

‘SENDİKADAN İSTİFA ET’ İDDİASI

Başkan Mutaf, "’Sendikadan istifa et’, ‘Diğer sendikaya geç’, ‘İstifa etmezsen görev yerin değişir’, ‘İşinle ilgili sıkıntı yaşarsın’ şeklinde söylemlerle karşı karşıya kaldıklarını ifade eden çalışanlarımız var. İşçinin amiri ve işi üzerinden korkutulması, sürekli baskı altında tutulması, görev yeriyle tehdit edilmesi iddiaları son derece ciddidir. İşçinin emeğini, ekmeğini baskı ve mobbing aracı haline getiremezsiniz. Bir insanı istemediği halde sendikasından istifa ettirmeye çalışıyorsanız, orada özgür sendikal tercihten söz edemeyiz. Biz başka bir sendikayla kavga etmiyoruz. Bugün kamuoyunda özellikle üç isimle ilgili ciddi iddialar bulunmaktadır: Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir. Danışman Behiç Özdemir. Zabıta Dairesi Başkanı Yakup Önder. Buradan bu üç isme açıkça soruyoruz: İşçilerin Güvenlik-İş Sendikası'ndan istifa ettirilmesine yönelik herhangi bir talimat verdiniz mi? Daire başkanlarıyla güvenlik yöneticileriyle veya amirlerle bu konuda görüşmeler yaptınız mı? Çalışanların başka bir sendikaya geçirilmesi yönünde herhangi bir yönlendirmeniz oldu mu?” ifadelerini kullandı.

‘İDDİALARIN ARAŞTIRILMASINI BEKLİYORUZ’

Mutaf sözlerini, “İşçilerin görev yerlerinin değiştirilmesi veya işlerini kaybetme korkusu yaşamalarına neden olan uygulamalardan haberiniz var mı? Varsa bu talimatı kim verdi? Kim uyguladı? Ve bu süreç kim tarafından yönetildi? Biz kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyoruz. Ancak Büşra Özdemir, Behiç Özdemir ve Yakup Önder hakkında ortaya atılan bu iddiaların bütün yönleriyle araştırılmasını ve kendilerinin de kamuoyuna açık bir cevap vermesini bekliyoruz. Ayrıca sendikal yetki sürecinin yaşandığı dönemde yaklaşık 50 yeni işçinin işe alındığı yönündeki iddiaların da açıklığa kavuşturulması gerekiyor” ifadeleriyle sonlandırdı.

‘SENDİKAL ÖZGÜRLÜĞÜN YANINDAYIZ’

Türkiye İş Antalya İl Başkanı Abdullah Kayser ise şu sözlere yer verdi; “Bugün burada, Antalya Büyükşehir Belediyesi önünde, Türk-İş Konfederasyonu ve Güvenlik-İş Sendikası olarak emeğin, alın terinin, sendikal özgürlüğün ve çalışanların anayasal haklarının yanında olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade etmek için toplandık. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Emekçinin iradesine müdahale edilmesine, sendikal tercihinin baskı altına alınmasına, tehdit ve korku ortamı oluşturulmasına izin vermeyeceğiz! Son günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan güvenlik görevlisi üyelerimize, mevcut sendikalarından istifa etmeleri ve başka bir sendikaya geçmeleri yönünde baskı ve yönlendirme yapıldığına ilişkin ciddi iddialar tarafımıza ulaşmaktadır”

‘SENDİKA SEÇMEK İŞVERENİN DEĞİL, EMEKÇİNİN HAKKIDIR’

“Çalışanların görev yerlerinin değiştirilmesi, çalışma koşullarının zorlaştırılması veya işlerini kaybetme endişesi yaşayacakları yönünde baskı altında bırakıldığına ilişkin iddiaları son derece ciddiye alıyoruz” diyen başkan Kayzer, “Buradan özellikle vurgulamak istiyoruz: Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Bir işçinin hangi sendikaya üye olacağına, hangi sendikada mücadele edeceğine veya hangi sendikadan ayrılacağına hiç kimse karar veremez. Bu karar yalnızca işçiye aittir. Anayasamızın 51. maddesi sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını güvence altına almıştır. Çalışanların sendikal tercihleri nedeniyle baskı görmesi, ayrımcılığa uğraması veya iş güvencesi üzerinden yönlendirilmesi kabul edilemez. Hiçbir işçi sendika değiştirmeye zorlanamaz. Bir işçiye ‘Sendikandan ayrıl’, ‘Başka sendikaya geç’, ‘Aaksi halde görev yerin değişir’ veya ‘işini kaybedersin’ anlamına gelecek herhangi bir baskı yapılması kabul edilemez. İşçinin ekmeği, ailesinin geleceği ve iş güvencesi hiçbir sendikal hesabın aracı haline getirilemez. İşçinin ekmeği üzerinden sendika seçtirilmesine karşıyız” dedi.

DERHAL SON VERİN’

Kayzer sözlerini, “Çalışanların sendikal tercihleri konusunda tarafsız olun. İşçilerin özgür iradesine saygı gösterin. Sendikal tercih nedeniyle hiçbir çalışanı baskı altına almayın. Görev yeri, çalışma koşulları ve iş güvencesini sendikal tercih üzerinde baskı aracı haline getirmeyin. Bizim talebimiz ayrıcalık değildir. Bizim talebimiz, hukuka uygun, adil ve özgür bir çalışma ortamıdır. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Baskılara derhal son verin. Emekçilerin sendikal tercihine saygı gösterin. İşçilerin ekmeğini ve iş güvencesini sendikal tercihleri üzerinde baskı aracı haline getirmeyin. Biz Türk-İş ve Güvenlik-İş olarak emekçinin iradesinin, alın terinin ve anayasal haklarının yanında olmaya devam edeceğiz. Biz yalnızca hukukun, adaletin ve özgür iradenin hakim olduğu bir çalışma hayatı istiyoruz. Ancak bilinmelidir ki emekçinin hakkına, hukukuna ve özgür iradesine yönelik her türlü müdahalenin karşısında dimdik duracağız. Türk-İş ve Güvenlik-İş olarak buradayız, emekçinin yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Yaşasın emek ve dayanışma. Yaşasın sendikal özgürlük. Yaşasın örgütlü mücadelemiz” ifadeleri ile sonlandırdı.