Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında Temmuz 2025’te tutuklanan ve cezaevinde bulunan Muhittin Böcek, sosyal medya hesabından bir mektup yayımlayarak hakkındaki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Böcek, kendisine yönelik suçlamaların “iftira”, “kurgulanmış senaryolar” ve “kumpaslar” üzerinden yürütüldüğünü savundu.

‘ALNIM AÇIK, BAŞIM DİK’
Mektubuna Antalya ve Antalyalılara selam göndererek başlayan Böcek, bugüne kadar ülkesine, devletine, milletine ve Antalya’ya hizmet etmek için çalıştığını belirtti. Böcek, “Ben bugüne kadar ülkem, devletim, milletim, Antalya’m ve 6 defa belediye başkanı seçen canım hemşehrilerim için çalıştım. Alnım açık, başım dik bir şekilde hesap vererek, seçilerek geldim” ifadelerini kullandı.

‘İTİBARSIZLAŞTIRMA ÇABASININ PARÇASI’
Antalya’daki çalışma ve sosyal hayatı boyunca kendisine yakıştırılmaya çalışılan bazı tanımlamalarla hiçbir ilgisinin olmadığını ifade eden Böcek, benzer söylemlerin yeniden gündeme getirilmesini hukuki sürecin ötesine geçen bir itibarsızlaştırma girişimi olarak değerlendirdi. Hakkındaki suçlamalara tepki gösteren Böcek, kendisine yönelik ifadelerin belirli dönemlerde sistematik şekilde gündeme getirildiğini öne sürdü. Böcek, “Adı sanı belirsiz iftiralarla, kurgulanmış senaryolarla, kumpaslarla hem şahsımı hem de temsil ettiğim iradeyi itibarsızlaştırmak istediklerini görüyorum” dedi.

‘ADIMI İFTİRALARINA ALET EDENLERE YAZIKLAR OLSUN’
Tutukluluğunun bazı kişiler tarafından kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya çalışıldığını savunan Böcek, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “Bu kapsamda şahsımla alakaları olmadığı halde benim tutukluluğumu fırsat bilip bundan yararlanmak adına adımı iftiralarına alet edenlere, bu yollar kendilerine tahliye imkanı yaratmaya çalışanlara yazıklar olsun!”

Hukuki sürece ilişkin değerlendirmesinde ise adaletin söylentiler ve algılar üzerinden değil, somut deliller doğrultusunda tecelli edeceğine inandığını belirten Böcek, “Bugüne kadar olduğu gibi bugün de adaletin söylentilerle veya oluşturulmak istenen algılarla değil, somut delillerle, hukukla ve vicdanla tecelli edeceğine inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA