ANTALYA Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Adayı Davut Çetin, Antalya Kent Konseyi Ekonomi Grubu’nun konuğu olarak başkanlık yarışına neden girdiğini anlattı. 2022’deki seçim sürecinin ardından ATSO ile ilişkisinin kesildiğini belirten Çetin, aradan geçen süreçte aday olması yönünde yoğun baskı gördüğünü söyledi.
Çetin, “2022 yılında bana göre yol kazası, biraz da hakkımızın yenmesinden dolayı aldığımız mazbatayı geri vermek zorunda kaldık. O dönem bir basın açıklaması yaptım ve bu süreçten sonra ilişkimizi kestim. Ancak bizim ekip yaklaşık 55 meclis üyesiyle mecliste yer alıyordu. Bana çok kez ‘Bir liste yapalım, odanın itibarı çok zedelendi, gel’ diye haber gönderdiler. Zorla aday olmadım ama aday olmam konusunda çok baskı gördüm” dedi.
Mevcut yönetimin ikiye bölünmüş bir görüntü verdiğini savunan Çetin, “Biri mavi, biri turuncu tarafta. Her iki tarafta da bulunduğu yönetimin sorumluluğunu almıyor. Bu da dikkatimi çekti. Keşke ATSO projelerini yerine getirseydi de biz aday olmasaydık” ifadelerini kullandı.

'PROJELERİN EN AZ YÜZDE 90’INI YAPILIR'
Yeni dönemde temel hedefinin ortaya koyduğu projeleri hayata geçirmek olduğunu belirten Çetin, hazırladıkları çalışmaların uygulanabilir olduğunu söyledi. Çetin, “Bu dönem tek hedefim var. Projelerimin yüzde 90’ını yapacağıma eminim. Çünkü hepsi ayağı yere basan projeler. Görevi önümüzdeki dönemde temsil edebilecek genç, dinamik adaylara bırakacağım” diye konuştu. Çetin, daha önce ATSO tarafından hazırlanan stratejik planlarda yer alan birçok projenin bugün farklı adayların projeleri olarak gündeme getirildiğini de savundu. 2021 stratejik planında dijital dönüşüm, veri portalı, dijital destinasyon ve dijital tarım gibi başlıkların bulunduğunu belirten Çetin, “Şimdi projelerimizden birçoğu başkan adaylarının projeleri olarak açıklanıyor” dedi.
Çevreci dönüşüm konusunda da geçmiş dönemde çalışma yaptıklarını ifade eden Çetin, “Biz çevreci dönüşüm başlığı altında projeler sunduk. Şimdi COP31 nedeniyle şehirde çevreci dönüşüm uygulamaları konuşulmaya başlandı. Biz bunu 2021 yılında açıkladık, hatta kitapçığını hazırladık. Hazırladığımız kitapçık 2022 yılında kaldı. Hiçbir gelişme olmadı” şeklinde konuştu.

'ODALARDA SÜREKLİLİK OLMALI'
ATSO’da yönetim değişse dahi projelerin devam etmesi gerektiğini savunan Çetin, oda yönetiminde kurumsal hafızanın korunmasının önemine dikkat çekti. Çetin, “Projeler bırakılarak yeni projelere başlanarak odalar sürdürülebilir olmaz. Ben geldiğimde de Aksu inşaatı vardı. Bıraktık mı? Odalarda süreklilik olmalı. Proje işleyişini kaybettiyse bunu yeniden canlandırmak için çaba sarf etmeliyiz. Olmuyorsa kapatırsınız tabii ki. Ancak mücadele etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
'KARBON VERGİSİ İHRACATI ZORLAYACAK'
Antalya ve Türkiye ekonomisi açısından karbon düzenlemelerinin önemine de değinen Çetin, önümüzdeki dönemde ihracatçıların ciddi bir maliyetle karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Çetin, “Biz karbon salınımını düşünemezsek önümüzdeki dönemde ton başına karbon vergisi gelecek. Ton başına 100 dolar karbon vergisi ödemesi gelirse işimiz çok zorlaşıyor. Dolayısıyla bizim bu konuda çalışıp dünyayı ikna edebilecek noktaya gelmiş olmamız lazım. Yoksa önümüzdeki dönem ihracatımızı çok zorlayacak” dedi.

'ULAŞIMDA ÖNCE AKSLARI DEĞİŞTİRMELİYİZ'
Antalya’nın ulaşım sorununa da değinen Çetin, kentin doğu-batı akslarının güçlü, kuzey-güney bağlantılarının ise zayıf olduğunu söyledi. Kentin coğrafi yapısı ve rüzgar yönleri açısından da kuzey-güney bağlantılarının önem taşıdığını belirten Çetin, mevcut ulaşım planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Çetin, “Kentte akslar değişmeli. Bizim tüm akslarımız doğu-batı düzeyinde. Ancak kuzey-güney ekseninde akslarımız çok zayıf. Zaten şehir güney-kuzey cephelerden rüzgar alıyor. Üç tane güney-kuzey eksenli aksımız var, birisinin de önü kapatıldı. Dolayısıyla biz kentsel dönüşüm, kent estetiği ve ulaşımı konuşuyoruz ama öncelikle aksların düzlemini değiştirmemiz lazım. Yoksa çabalarımızın çoğu boşa gidecek” diye konuştu.
'EXPO ALANI ŞEHRE KAZANDIRILMALI'
Antalya’nın lojistik ve toplu iş yeri ihtiyacına da dikkat çeken Çetin, kentte bu yatırımlar için uygun alan bulmakta zorlanıldığını söyledi. Expo alanının yaklaşık 1 milyon 100 bin metrekarelik bölümünün atıl durumda olduğunu savunan Çetin, alanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çetin, “Toplu iş yeri yapacak, lojistik merkezi yapacak yer bulamıyoruz. Yol üzerinde şehrin en güzel yerlerinden birinde 1 milyon 100 bin metrekarelik alan atıl vaziyette duruyor. EXPO’nun yapılması kötü olmadı. Bu sayede yatırımlar aldık. COP31 için de aynı şeyi düşünüyorum. Ancak EXPO alanının artık şehre dahil edilecek bir alan olması lazım” dedi. Alanının düğün organizasyonları için kullanılmasını da eleştiren Çetin, “Bu kadar yatırım yapılan yerde düğün yapılıyordu. İnsan orada düğün yapıldığını görünce içi acıyordu. Allahtan onu bıraktılar. Şehirde o kadar düğün yapılacak yer varken EXPO alanını düğün için seçmek doğru değildi” ifadelerini kullandı.
'ŞEHİR BATIYOR, ÖLÜM SESSİZLİĞİ VAR'
Antalya ekonomisindeki tabloya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çetin, konkordato ve iflas sayılarına dikkat çekti. Kentte işletmelerin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını savunan Çetin, ATSO’nun üyelerinin sorunlarına daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini söyledi. Çetin, “355 iflas var, 150’den fazla konkordato var. Kimsenin sesi çıkmıyor. Şehir batıyor. Ölümsüzlük değil, ölüm sessizliği var şehirde. Ben şehirde dördüncü konkordato olduğunda mecliste bas bas bağırdım. Şimdi 155 olmuş. Ancak oda çıkıp ‘Üyem batıyor, sorun var’ demiyor” dedi.
Geçmişte farklı bakanlıklardan kendisine “Neden bu kadar eleştiriyorsun?” şeklinde tepki geldiğini de aktaran Çetin, “Ben eleştirmiyorum, üyenin taleplerini dile getiriyorum. Şu an durum çok kötü. Hal battı, tarım bitiyor. Ama dönüyorum bakıyorum, ölüm sessizliği var. Odanın şehrin üyesine sahip çıkması lazım” diye konuştu.
'TACİRLE ESNAF AYRIMI YAPILMALI'
Çetin ayrıca tacir ve esnaf arasındaki ayrımın yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Mevcut kriterlerin günün ekonomik koşullarına cevap vermediğini savunan Çetin, “Kanunda 4 milyon liraya kadar olan miktara kadar esnaf deniyor. Ancak bugün bir bakkal bile 4 milyon liralık ciro yapabiliyor. Esnaf ile tacirin ayrımının iyi yapılması lazım” ifadelerini kullandı.
'KORKUTELİ OSB’NİN TEMELİNİ BİZ ATTIK'
Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin de geçmiş dönem çalışmalarını anlatan Çetin, projenin ihtiyaç olduğunu görerek hazırlıklara başladıklarını ve izin süreçlerini tamamladıklarını söyledi. Çetin, “Biz Korkuteli OSB’yi ilk düşünen, hazırlıklarını yapanlarız. İhtiyaç olduğunu gördük. Memleket anlamında büyük talep ve baskı vardı. Bütün izinleri aldık, vatandaşa durumu anlattık, çalışmalar yaptık. Sonra işin sonunda biz görevi bıraktık. Tapuları alıp sallamak ile olmuyor bu işin bitişi. Biz tapu alıp sallamadık ama işin büyük bölümünü biz yaptık” dedi.





