Yaz aylarının vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan karpuz, düşük kalorili yapısı ve yüksek su oranı nedeniyle özellikle diyet yapanların ilk tercihleri arasında bulunuyor. Ancak uzmanlar, karpuzun her ne kadar sağlıklı bir seçenek olsa da yanlış tüketildiğinde kilo kontrolünü zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor. Diyetisyen Betül Bursa, karpuzun tüketim miktarı ve zamanlamasının zayıflama sürecinde önemli rol oynadığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.
‘KARPUZUN TÜKETİM SAATİ OLDUKÇA ÖNEMLİ’
Karpuzun sağlıklı bir besin olmasına rağmen bilinçsiz tüketiminin bazı olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Diyetisyen Betül Bursa, “Karpuz düşük kalorili olması nedeniyle masum görünen bir meyve olsa da içerdiği doğal şeker miktarı göz ardı edilmemelidir. Özellikle kahvaltıda tek başına tüketildiğinde kan şekerinde hızlı yükselme ve düşüşlere neden olabilir. Bu durum da kişinin daha kısa sürede yeniden acıkmasına yol açabilir” dedi.

‘ARA ÖĞÜNDE TÜKETİLMESİNİ TAVSİYE EDİYORUZ’
Karpuzun gün içerisinde ara öğün olarak tüketilmesinin daha doğru bir tercih olduğunu belirten Bursa, “Karpuzu ana öğün yerine ara öğünde tercih etmek daha sağlıklı bir yaklaşımdır. İki ya da üç dilim karpuz tüketmek çoğu kişi için yeterlidir. Çünkü karpuz lezzeti nedeniyle fark edilmeden fazla miktarda yenebilen bir meyvedir. Fazla tüketildiğinde günlük alınan şeker miktarını artırabilir” ifadelerini kullandı.
‘YANINDA MUTLAKA PROTEİN KAYNAĞI OLMALI’
Karpuzun tek başına tüketilmesinin yerine protein kaynaklarıyla birlikte yenmesinin kan şekeri kontrolü açısından önemli olduğunu belirten Bursa, “Karpuz tüketirken yanında mutlaka peynir, yoğurt ya da kefir gibi bir protein kaynağı bulunmasını öneriyoruz. Protein desteği sayesinde kan şekeri daha dengeli seyreder ve tokluk süresi uzar. Bu nedenle karpuzu tek başına tüketmek yerine dengeli bir ara öğün haline getirmek gerekir” diye konuştu.

‘YÜZDE 92’Sİ SUDAN OLUŞUYOR’
Karpuzun yüksek su içeriği sayesinde yaz aylarında sıvı alımına katkı sağladığını belirten Diyetisyen Betül Bursa, “Karpuzun yaklaşık yüzde 92’si sudan oluşuyor. Bu özelliği sayesinde özellikle sıcak havalarda vücudun sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek olur. Ancak hiçbir zaman su tüketiminin yerine geçmez. Günlük su tüketimi ihmal edilmeden karpuzdan da faydalanılabilir” diye konuştu.
‘ÖDEM PROBLEMİ YAŞAYANLARA DESTEK OLABİLİR’
Karpuzun doğal yapısı sayesinde vücuttaki sıvı dengesine olumlu katkı sağlayabildiğini belirten Bursa, “Karpuzun yüksek su içeriği nedeniyle hafif diüretik etkisi bulunuyor. Bu da vücuttaki fazla sıvının atılmasına destek sağlayabiliyor. Özellikle ödem sorunu yaşayan kişiler için kontrollü tüketildiğinde faydalı bir seçenek olabilir” dedi.
‘KALP SAĞLIĞINA DA KATKI SAĞLAYABİLİYOR’
Karpuzun içerdiği potasyum, magnezyum ve antioksidan bileşenlerin kalp-damar sağlığı açısından da önemli olduğunu kaydeden Bursa, “Karpuz, içerdiği potasyum sayesinde tansiyonun dengelenmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca sitrülin ve karotenoidler gibi bileşenler damar sağlığını destekleyen etkiler gösterebilir. Ancak tek başına mucize bir besin olarak değerlendirilmemeli, dengeli ve çeşitli bir beslenme programının parçası olarak tüketilmelidir” dedi.






