Ekspres Gazetesi’nden Selim Çelik’in haberine göre, Türk Eczacıları Birliği (TEB) tarafından açıklamada, “Son yıllarda giderek artan ilaç yoklukları ve ilaç erişim sorunları hem hastalarımız hem de ilaçlarını hastaya güvenli şekilde ulaştırmakla yükümlü olan meslektaşlarımız açısından ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu sorun, eczacıların iradesi ya da tercihleriyle ortaya çıkan bir durum değildir. İlaç yokluklarının temel nedeni; uzun süredir her türlü platformda tekrarlayarak dile getirdiğimiz üzere, mevcut fiyatlandırma modelinin ekonomik gerçeklerle uyumsuzluğu ve bu nedenle de ilaçların Türkiye pazarına yeterli ve sürdürülebilir biçimde sunulamamasıdır. Türk Eczacıları Birliği ve Eczacı Odaları olarak, ilaç yokluklarını ve nedenlerini yıllardır bir sağlık sistemi sorunu olarak gündeme taşıyoruz. Bu sorunun varlığının alanın tüm kesimlerince kabul ediliyor olmasından ve çözüm arama çabalarından memnun olduğumuzu ifade etmek isteriz” denildi.
“ECZACININ TEMEL GÖREVİ İLACI ERİŞİLEBİLİR KILMAKTIR”
“Eczaneler, ülkemizin dört bir yanında haftanın 7 günü, günün 24 saati, hastalarının ilaca erişimi için büyük bir özveri ile sahada görev yapan, sağlık sisteminin taşıyıcı unsurlarıdır” denilen açıklamada, “Eczacının temel görevi ilacı erişilebilir kılmaktır. Sahada ilacı arayan, alternatifleri sorgulayan, hekimle iletişim kuran ve hastasını mağdur etmemek için çaba gösteren taraf çoğu zaman eczacının kendisidir. İlaç yokluklarının çözümü, ihbar hatları gibi uygulamalarla sorunun kaynağı yanlış yerde aranmakta, hasta ile eczacı karşı karşıya getirilmektedir. Hastanın, hekimin ve eczacının aynı anda mağdur olduğu bu tabloda kalıcı çözüm; kamu kaynaklarının etkin kullanımını esas alan, ilaç bütçesini korurken ilacın üretimden hastaya kadar tüm zincirde öngörülebilir ve sürdürülebilir biçimde sunulmasını sağlayan bir ilaç fiyatlandırma ve geri ödeme modelinin hayata geçirilmesi ile mümkündür” ifadelerine yer verildi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Aksu Belediyesi Meclis Üyesi, eczacı Mustafa Oruç, söz konusu açıklamanın doğru olduğunu belirterek ilaç yokluğunun ana sebebinin ilaç kuru ile reel kur arasındaki farktan kaynaklandığını, bunun da müsebbibinin eczacılar olmadığını ifade etti.
AÇIKLAMA YERİNDE
Oruç, “Eczacıların odası açıklaması kesinlikle haklı ve yerinde. İlaçlardaki kur uygulaması reel kuru yansıtmıyor. Reel kurun yarısı kadar ilaç kuru var. Son dönemde zam yapıldı. Ancak bu zam yüzde 17 ile kısıtlı kaldı. Bu da hâlâ yeterli seviyeye çıkmaması anlamına geliyor. Nitekim bu zam, ilaçların bulunabilirliğine pozitif bir etki yapmadı. Sıkıntılar aynı şekilde devam ediyor” diye konuştu.

MÜSEBBİBİ ECZACILAR DEĞİL
“Vatandaş tabii ki de eczacıyı ve eczaneyi biliyor, aradığı ilacı bulamadığı zaman eczacıya serzenişte bulunuyor” diyen Mustafa Oruç, “Yeri geliyor bu serzeniş sözlü ve hatta fiziki şiddete kadar gidebiliyor. Buradan tekrar belirtmek isterim ki bunun müsebbibi eczacılar değil. Bunun müsebbibi fiyatı belirleyecek kurumlar olan bakanlıklar ve Sosyal Güvenlik Kurumudur” ifadelerini kullandı.
SEBEBİNİ AÇIKLADI
Söz konusu ilaç yokluğunun sebebini açıklayan Mustafa Oruç, “Euro kuru çok düşük kaldığı için firmalar Türkiye’ye ilaç satmaya yanaşmıyor. Bir kişinin firması olsa, bu firmanın elinde 100 TL’lik ürün olsa, 100 TL’lik bu ürüne 50 lira verseler o kişi bu ürünü satar mı? Tabii ki satmaz. Bu firmalar da bu sebeplerle ilaçlarını Türkiye’ye getirmiyorlar. Bu sebeple üst örgütümüzün çalışarak, sahadaki izlenimlere dayanarak yaptığı açıklamaya sonuna kadar katılıyoruz” dedi.
GÜNCELLEME ŞART
Eczacı Mustafa Oruç, “İlaç fiyat kararnamesi ile bu sistem düzenlenmeye çalışıldı. Bu sayede ilaç fiyatlarının belirlenmesi amaçlandı. Avrupa’daki en ucuz 5 tane ülkenin fiyatlarını baz alarak belirlenen bir sistemdi. Zaten burada ilaç firmalarına bir darbe vuruldu. Söz konusu düzenlemede her yıl Ocak ayının 5’inden Şubat ayının ortasına kadar olan 45 günlük sürede sabit euro kurunun belirlenmesi gerektiğine dair bir madde var. Ancak gerçekçi olmak lazım. Böyle bir ticaret olur mu? Yıl içinde yüzde 10’dan fazla sapma olursa yıllık toplantıyı beklemeden de hemen yeni bir karar alınacağına dair yönetmelik uyarısı var. Yönetmelik böyle durumlar için krizlere karşı önlem alabilirsiniz diyor, ancak geldiğimiz noktada bu işin yüzde 10’u mu kalmış? Euro 50 lira olmuş. İlaçtaki euro kuru şu anda 25 lira 33 kuruş. Piyasada reel kur ise 50 liralarda seyrediyor. Yani ilaç kuru piyasa kurunun yarısı kadar. Bu kur 19 Aralık 2025’te güncellendi. Ancak bu bir esneme sağlamadı. Şubat ayında bir güncellemenin daha olması şart” diye konuştu.

İLAÇ SEKTÖRÜ DIŞA BAĞIMLI
Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Aksu Belediyesi Meclis Üyesi, eczacı Mustafa Oruç, “1 euroluk bir ilacı getirdiğin zaman 25 lira fiyat biçiliyor. Ancak bir kişi diğerine direkt 1 euro uzatsa 50 lira değeri var. Bunun yanında yerli ilaç sanayii de kalmadı. Türk ilaç firmaları hep el değiştirdiği için bu sebeple dışarıya bağımlılığımız fevkalade arttı. Hâl böyle olunca ilaç yoklukları oldu” ifadelerini kullandı.
Oruç sözlerini, “Daha önce bahsettiğim gibi bu sorunların nedeni eczacılar değil. Sonuç olarak biz de ilaç kullanıcılarıyız. Biz de tüketiciyiz yani. Dolayısıyla söz konusu sorundan biz de muzdaribiz. Bunun bir numaralı sorumlusu, konunun mali kısmını belirleyen Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlardır” diyerek sonlandırdı.




