2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa süre kala ailelerin okul masraflarıyla mücadelesi de gündeme geldi. Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, kırtasiye, kıyafet, beslenme ve ulaşım giderlerindeki artışın özellikle dar gelirli ailelerin bütçesini zorladığını belirterek, eğitimde fırsat eşitliğinin giderek daha büyük bir sorun haline geldiğini savundu.

EĞİTİM BÜTÇESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Plan ve Bütçe Komisyonunda da gündeme getirdikleri sorunların yeni eğitim yılında devam ettiğini ifade eden Erdem, Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindeki personel giderlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Erdem, 2026 bütçesinde Millî Eğitim Bakanlığı ödeneğinin yaklaşık yüzde 74’ünün personel harcamalarına, sosyal güvenlik primleriyle birlikte yaklaşık yüzde 83’ünün personel giderlerine ayrıldığını belirterek, eğitim yatırımlarının bütçe içindeki payının her yıl düştüğünü söyledi.

Eğitim bütçesinin büyüklüğünden ziyade çocukların ihtiyaçlarına ne ölçüde karşılık verdiğinin önemli olduğunu dile getiren Erdem, okulların yeni eğitim yılına temizlik, güvenlik ve fiziki altyapı eksikleriyle girdiğini öne sürdü.

Erdem, devlet tarafından karşılanması gereken temel ihtiyaçların da velilerin üzerine bırakıldığını belirterek, “Temizlik malzemesinden tuvalet kâğıdına, okulun eksiklerinden güvenlik ihtiyacına kadar pek çok yük ailelerin üzerine bırakılıyor. Bu tablo eğitimde fırsat eşitliği değil, imkân eşitsizliği yaratıyor” ifadelerini kullandı.

OKULA BAŞLAMAK BİLE LÜKS OLDU
Ekonomik koşulların okul masraflarını artırdığını söyleyen Erdem, kırtasiye, giyim ve ulaşım gibi giderler dikkate alındığında bir öğrencinin okula başlangıç maliyetinin eğitim kademesine göre 60 bin liradan başlayarak 80 bin liraya kadar ulaştığını belirtti.

Erdem, “Bir çocuğu okula hazırlamanın maliyeti 28 bin 75 liralık asgari ücretin iki katından fazla. En düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira. Bu tablo karşısında sormak zorundayız: Bir asgari ücretli, bir emekli çocuğunu nasıl okutacak?” dedi.

BESLENME ÇANTASI VE KANTİN MASRAFI ARTIYOR
Eğitim giderlerinin yanı sıra öğrencilerin günlük beslenme masraflarının da aileleri zorladığını belirten Erdem, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamasının, yani açlık sınırının 37 bin 388 liraya, yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 liraya ulaştığını söyledi.

Asgari ücretin 28 bin 75 lira, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatan Erdem, ailelerin çocuklarının beslenme çantalarını doldurmakta zorlandığını ifade etti. Okul kantinlerindeki fiyatlara da dikkat çeken Erdem, yeni tarifede tost ve ayranın toplam fiyatının 130 lira, simidin 30 lira, açma ve poğaçanın 35 lira, tavuk dönerin 145 lira, dört çeşit yemeğin ise 285 lira olduğunu belirtti.

Erdem, “Anneler artık çocuğunun beslenme çantasına ne koyacağını değil, neyi koyamayacağını düşünüyor. Bir çocuğun okulda karnını doyurması bile aile bütçesini zorluyorsa burada artık yalnızca enflasyondan söz edemeyiz. Bu, doğrudan doğruya toplumsal bir sorundur” diye konuştu.

ANTALYA’DA SERVİS ÜCRETLERİ DE GÜNDEMDE
Okul servislerinin de aile bütçesinde önemli bir gider kalemi haline geldiğini söyleyen Erdem, Antalya’nın da aralarında bulunduğu büyükşehirlerde servis ücretlerindeki artışın eğitim maliyetlerini daha da yükselttiğini ifade etti. Yeni eğitim dönemi öncesinde gündeme gelen zam talepleriyle birlikte servis giderlerinin daha da artabileceğini belirten Erdem, çocuklarını güvenli şekilde okula göndermek isteyen ailelerin ulaşım maliyetlerini de hesaplamak zorunda kaldığını söyledi.

‘EĞİTİMİN FATURASI VELİNİN SIRTINA YÜKLENEMEZ’
Eğitimin temel giderlerinin giderek velilerin üzerine bırakıldığını savunan Erdem, “Kırtasiye aileden, kıyafet aileden, beslenme aileden, ulaşım aileden. Okulun temizlik ve güvenlik ihtiyacına da velinin katkısı bekleniyor. Peki devlet ne için var?” ifadelerini kullandı.

Eğitim hakkının ailelerin gelir düzeyine göre değişmemesi gerektiğini vurgulayan Erdem, “Zengin ailenin çocuğu ile yoksul ailenin çocuğu aynı okul kapısından giriyor olabilir. Ancak aynı imkânlarla eğitim almıyorlar. Bu kabul edilebilir değildir” dedi.

Mustafa Erdem-8

HER ÖĞRENCİYE ÜCRETSİZ ÖĞÜN ÇAĞRISI
Öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek verilmesinin artık ertelenemeyecek bir ihtiyaç olduğunu belirten Erdem, bunun sosyal yardım değil, eğitimde fırsat eşitliğinin gereği olduğunu söyledi.

Erdem, “Bir çocuğun okulda bir öğün sağlıklı yemek yiyebilmesi lüks değildir. Çocukların aç oturduğu, kantinden alışveriş yapamadığı, beslenme çantalarının boş kaldığı bir ülkede eğitimde başarıdan söz edemeyiz” diye konuştu.

Eğitim bütçesinin artırılması, okulların temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması, öğrencilere ücretsiz ve sağlıklı bir öğün yemek verilmesi ve eğitim ile ulaşım giderlerinin dar gelirli aileler üzerindeki yükünün azaltılması çağrısında bulunan Erdem, eğitim yılının başlamasıyla ailelerin eksiltmek, borçlanmak veya çocuklarının ihtiyaçlarından kısmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığını savundu.

Erdem, açıklamasının sonunda eğitim giderlerinin yalnızca defter, kalem, yemek veya servis ücretinden ibaret olmadığını belirterek, “Mesele çocuğun okula aç gidip gitmemesidir. Mesele annenin çocuğunun beslenme çantasını nasıl dolduracağını düşünmesidir. Mesele milyonlarca çocuğun geleceğinin ailesinin cüzdanına bırakılmasıdır. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın geleceği tasarruf edilecek bir kalem değildir. Eğitim, ülkenin geleceğine yapılan en temel yatırımdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ