Türkiye'de milyonlarca emekli, hayat pahalılığı ve artan enflasyon karşısında her geçen gün yaşam standartlarının gerilediğini belirtiyor. 2018 yılında verilmeye başlanan bayram ikramiyeleri, geçen yıllar içinde yaşanan ekonomik değişimler karşısında alım gücünü tamamen yitirdi. Ekonomik krizin gölgesinde bayram hazırlığı yapan emekliler, bu yıl da 4 bin TL olarak belirlenen bayram ikramiyesinin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu vurguluyor. 2018 yılında bin TL olarak uygulamaya giren ikramiye, o dönem bir emekliye 5 gram altın alabilme gücü sunarken, bugün 4 bin TL ile 1 gram altın dahi alınamıyor.

‘EMEKLİLER HARÇLIK ALACAK DURUMA DÜŞTÜ’
4 bin TL'lik ikramiyenin emeklinin onuruyla bağdaşmadığını vurgulayan Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Bilge Torosoğlu şunları söyledi: “2018’de bin lira ile çarşıya çıktığınızda 5 gram altın alabiliyordunuz. Bugün 4 bin liralık ikramiye ile 1 gram altın dahi alamıyorsunuz. Bu rakam sadece gülünç değil, aynı zamanda emekliyi küçük düşüren bir rakamdır. Emekli, bu ülkeye yıllarını vermiş, alın teri dökmüş bir vatandaştır. Ancak bugün düştüğü durum, adeta bir el açan durumuna, yani 'harçlık' alacak bir konuma indirgenmiştir. Bizim isyanımız sadece rakamlara değil, bu rakamların bize reva görülmesine.”

Tüm Emekliler Sendikası Antalya Şube Başkanı Bilge Torosoğlu

‘KURBAN KESEMİYORUZ’
Ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun özellikle sabit gelirli vatandaşları etkilediğini vurgulayan Torosoğlu, “Emeklilere verilen bayram ikramiyesi bugün sembolik bir ödeme haline gelmiş durumda. Kurban Bayramı yaklaşıyor fakat kurban kesecek para yok. İnsanlar maaşlarıyla zaten ay sonunu getirmekte zorlanırken, bayramlarda verilen destek de gerçek yaşam koşullarına uygun olmalı. Emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyi sağlanmadan ekonomik sorunların çözülmesi mümkün değil. Emekliler yalnızca kurban ibadetini yerine getirmekte değil, günlük yaşamlarını sürdürmekte de ciddi zorluklar yaşıyor. Elektrik, doğalgaz, kira ve temel gıda ürünlerine gelen zamlar emeklilerin yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Mevcut maaşlarla geçinmek mümkün değil. Bugün birçok emekli pazara çıkarken iki kez düşünmek zorunda kalıyor. Market raflarındaki fiyatlar, faturalar ve kira giderleri karşısında emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bayram dönemleri ise vatandaşın nefes alması gereken zamanlar olması gerekirken, ekonomik baskının daha fazla hissedildiği dönemlere dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

‘TORUNLARA HARÇLIK VEREMİYORUZ’
Emeklilerin yaşadığı dramın sadece mutfaktaki et, şeker veya tatlı fiyatlarıyla sınırlı olmadığını, psikolojik boyutunun çok daha derin olduğunu vurgulayan Torosoğlu, “Geleneksel bayram kültürü tamamen yok edildi. Bir dede veya ninenin torununa bayram harçlığı verememesi, ona bir hediye alamaması veya evinde bir misafire ikram edecek şekeri dahi düşünerek alması; bu ülkenin emeklisine yaşatılan en büyük cezadır. Bizim bayramlarımız artık neşe değil, 'Acaba bu ay nasıl geçinirim?' kaygısıyla geçen günler haline geldi. Yıllarca bu devlete hizmet etmiş, prim ödemiş insanlar olarak bizim hak ettiğimiz refah seviyesi bu değil. Açlık sınırının altında yaşamaya mahkum ediliyoruz ve bize sunulan bu ikramiye bir destek değil, sadece göz boyayan bir sadaka” dedi.

‘SERMAYEYE DEĞİL, VATANDAŞA BÜTÇE AYIRIN’
Hükümetin ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiren Torosoğlu, “Zengin bir ülke olduğumuzu söylüyorlar ama bu zenginlik emeklinin sofrasına hiç uğramıyor. Kaynaklar belirli şirketlerin vergi borçlarına veya lüks projelere değil, bu ülkenin kurucusu olan vatandaşa harcanmalıdır. Bizim talebimiz net; emekli maaşları derhal en düşük asgari ücret seviyesine çekilmeli ve ikramiyeler, çarşıdaki gerçek enflasyon oranına göre, yani 2018'deki alım gücünü koruyacak şekilde güncellenmelidir. Bizi açlığa ve ikinci, üçüncü işlerde çalışmaya mecbur bırakan bu sistemi kabul etmiyoruz. İnsanca bir yaşam, bizim anayasal hakkımızdır ve bu hakkı alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

‘BAYRAM SOFRALARI ARTIK ÇOK MÜTEVAZI’
Temel gıda maddelerindeki fahiş artışların emeklinin sofrasını esir aldığını belirten Torosoğlu, “Bayramı bayram gibi yaşamak, evimizde bir huzur ortamı kurmak istiyoruz ama elimizde kalan tek şey mücadele azmimiz. Şeker fiyatlarına bakıyorsunuz, et fiyatlarına bakıyorsunuz; emeklinin bunlara gücü yetmiyor. Bayram sofralarımız eskiye göre çok daha mütevazı, hatta boş. Bizi bu duruma düşürenlerin utanması lazım. Biz dilenci değiliz, biz bu ülkenin emeklisiyiz ve hakkımız olanı istiyoruz” diye konuştu.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER