Yaz aylarının gelmesiyle birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi artarken, uzmanlar güneşin zararlı etkilerine karşı vatandaşları uyarıyor. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, güneş koruyucu kullanımının yalnızca estetik kaygılar açısından değil, cilt kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarının önlenmesi açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini artırdığına dikkat çeken Çallıoğlu, doğru güneş koruyucu seçimi ve kullanımına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

‘SADECE SPF DEĞERİNE BAKILMAMALI’
Güneş koruyucu ürünlerin yalnızca koruma faktörüne göre değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirten Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Toplumda güneş koruyucu seçerken yalnızca SPF değerine bakılması gibi bir alışkanlık var. Oysa SPF değeri UVB ışınlarına karşı korumayı ifade eder. UVB ışınları güneş yanıkları ve bronzlaşmadan sorumludur. Ancak UVA ışınları da cildin derin katmanlarına ulaşarak erken yaşlanma, kırışıklık ve leke oluşumuna neden olur. Bu nedenle kullanılacak ürünün hem UVA hem de UVB koruması sağlaması gerekir” dedi.

Yaz aylarında en az SPF 30 koruma faktörüne sahip ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Çallıoğlu, “Güneşe karşı hassasiyeti bulunan kişiler, açık tenliler ve uzun süre dış ortamda çalışanlar için SPF 50 ürünler daha uygun olacaktır. Ayrıca günün büyük bölümünü bilgisayar ve telefon ekranı karşısında geçiren kişiler mavi ışık koruması içeren güneş koruyucuları tercih edebilir” ifadelerini kullandı.

‘KORUNMASIZ GÜNEŞ MARUZİYETİ CİLT KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR’
Güneş ışınlarının uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Cilt kanserinin en önemli nedenlerinden biri korunmasız güneş maruziyetidir. Özellikle çok sayıda beni bulunan ya da koyu renkli benlere sahip kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Yıllar boyunca güneşin zararlı ışınlarına korunmasız şekilde maruz kalmak cilt hücrelerinde hasara neden oluyor ve bu durum ilerleyen dönemlerde cilt kanseri gelişimine zemin hazırlayabiliyor” şeklinde konuştu.

Ayşe Çallıoğlu 2

‘ÇOCUKLUK ÇAĞINDAKİ GÜNEŞ YANIKLARI GELECEĞİ ETKİLİYOR’
s
Çocukların güneş ışınlarına karşı çok daha hassas olduğunu belirten Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıkları ilerleyen yaşlarda cilt kanseri gelişme riskini ciddi şekilde artırabiliyor. Bu nedenle çocukların güneşten korunması büyük önem taşıyor. Özellikle güneşin etkisinin yoğun olduğu saatlerde çocukların doğrudan güneş altında kalmaması gerekiyor” dedi.

Çocukların hassas cilt yapısına uygun ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini de belirten Çallıoğlu, “Atopik ve hassas cilde sahip çocuklarda mineral filtreli güneş koruyucuların kullanılması daha uygun olabilir. Bu ürünler cilt üzerinde fiziksel bir koruma bariyeri oluşturarak güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı koruma sağlar” ifadelerini kullandı.

‘HER CİLT TİPİNE UYGUN ÜRÜN FARKLIDIR’
Güneş koruyucu seçiminde cilt tipinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun değildir. Kuru ciltlerde daha yoğun yapılı ve nemlendirici özellik taşıyan ürünler tercih edilebilir. Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde ise daha hafif formüllü, jel veya likit yapıda ürünler kullanılmalıdır. Cilt tipine uygun ürün seçimi hem koruyuculuğu artırır hem de istenmeyen cilt sorunlarının önüne geçer” dedi.

‘GÜNEŞ KREMİNİ GÜN İÇİNDE YENİLEMEK ŞART’
Vatandaşların en sık yaptığı hatalardan birinin güneş koruyucuyu gün içinde yalnızca bir kez uygulamak olduğunu belirten Çallıoğlu, “Güneş kremini sabah sürüp gün boyunca korunduğunu düşünmek doğru değil. Özellikle deniz ve havuz kullanımı sonrasında, ayrıca yoğun terleme durumlarında güneş koruyucu mutlaka yenilenmelidir. Genel olarak güneş koruyucuların iki saatte bir tekrar uygulanmasını öneriyoruz” diye konuştu.

‘İKİ PARMAK KURALI KORUMA İÇİN ÖNEMLİ’
Güneş koruyucuların yeterli miktarda kullanılmamasının da önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Birçok kişi güneş koruyucuyu olması gerekenden daha az miktarda kullanıyor. Bu durum ürünün koruyuculuğunu önemli ölçüde azaltıyor. Yüz ve boyun bölgesi için işaret ve orta parmak boyunca sıkılan ürün miktarı yeterli kabul edilir. Halk arasında ‘iki parmak kuralı’ olarak bilinen bu yöntem, güneş koruyucudan maksimum fayda sağlanmasına yardımcı olur” ifadelerini kullandı.

‘ŞAPKA VE GÖZLÜK KULLANIMI DA İHMAL EDİLMEMELİ’
Güneşten korunmanın yalnızca krem kullanımıyla sınırlı olmadığını belirten Uzm. Dr. Ayşe Çallıoğlu, “Güneş koruyucu kullanmak önemli ancak tek başına yeterli değil. Özellikle güneşin en yoğun olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca gölgede kalınmalı. Geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve uygun kıyafetler de güneşten korunmada önemli rol oynuyor. Alınacak basit önlemlerle hem erken yaşlanma belirtilerinin önüne geçebilir hem de cilt kanseri riskini azaltabiliriz” dedi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA/ÖZEL HABER