Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, başkanlığı döneminde gerçekleştirilen çalışmaları düzenlediği toplantıyla değerlendirdi. Başkan olmadan önce de ATSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Hacısüleyman, merhum Başkan Ali Bahar’ın vefatının ardından yönetim kurulunun ve üyelerin teveccühüyle görevi devraldığını söyledi. Hacısüleyman, değerlendirmesinde rutin oda faaliyetlerini sıralamak yerine, Antalya açısından önem taşıyan ve farklı alanlarda sonuç alınması için çalışma yürüttükleri başlıklara odaklandı.

“BİZ SADECE TEMSİLCİYİZ”
6 Şubat depremlerinin ardından ATSO olarak deprem bölgesine yönelik çalışmalara değinen Hacısüleyman, Antalya iş dünyasının desteğiyle bölgeye tırlar dolusu malzeme gönderildiğini, makine, jeneratör ve iş makinelerinin ulaştırıldığını söyledi. İş Dünyası Koordinasyon Merkezi'nde Antalya'yı temsilen görev aldıklarını belirten Hacısüleyman, deprem bölgesindeki mutfaklarda Antalya adına yemekler hazırlanarak vatandaşlara dağıtıldığını ifade etti. Hacısüleyman, “Bu işlerin hepsi ATSO'nun işi. İş dünyasının işi. Biz sadece temsilciyiz” dedi.

GÜNEŞ ENERJİSİ PROJESİ
ATSO bünyesinde gerçekleştirilen güneş enerjisi projesine de değinen Hacısüleyman, projeyle yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Güneş panellerinin maddi bir değer oluşturduğunu belirten Hacısüleyman, asıl hedeflerinin enerji konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekmek ve sosyal farkındalık oluşturmak olduğunu ifade etti.

ATSO BİNASINDA YENİ DÜZEN
ATSO binasında yapılan değişiklikleri de anlatan Hacısüleyman, sicil odasının yeniden düzenlendiğini, üyelerin öğle arasında hizmet alamaması için mesai saatleri içerisinde kesintisiz hizmet anlayışına geçildiğini söyledi. Bina içerisindeki mutfak, tuvalet ve lavaboların yenilendiğini belirten Hacısüleyman, dış heyetlerin ağırlanması ve çalışanların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla restoran oluşturulduğunu aktardı. Restoranda Antalya'nın coğrafi işaretli ürünlerini sunarak farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını ifade eden Hacısüleyman, Antalyaspor'a yönelik farkındalık çalışmalarının da restoranda gerçekleştirildiğini söyledi.

ÜYELER İÇİN DESTEK OFİSLERİ
Üye çalışmalarına da değinen Hacısüleyman, her gün çok sayıda yeni mevzuat ve karar yayımlandığını, bunların üyeler tarafından takip edilmesinin her zaman mümkün olmadığını belirtti. Bu nedenle ATSO bünyesinde Proje Geliştirme ve Devlet Destekleri Ofisi açtıklarını belirten Hacısüleyman, bu hizmetin yalnızca üyelere değil tüm vatandaşlara yönelik olduğunu söyledi. ATSO'nun farklı ilçelerde teşvik ve hibe bilgilendirme programları düzenlediğini aktaran Hacısüleyman, SGK Bilgilendirme Ofisi'nin de hayata geçirildiğini ifade etti.

49 KOMİTEYE 200 BİNER LİRALIK BÜTÇE
ATSO'daki 49 meslek komitesinin ihtiyaçlarına yönelik yeni bir uygulama başlattıklarını belirten Hacısüleyman, her komiteye 200 bin liraya kadar bütçe verildiğini söyledi. Hacısüleyman, “49 meslek komitesi var. Her bir komite tek bir meslek grubunu temsil etmiyor. Meslek komitelerimizin bazı talepleri oluyor. Bir konuşmacı, eğitimci getirmek isteyenler, toplantılarının yemekli ya da kahvaltılı olmasını isteyenler oluyordu. Bu konulara yönetim kurulu karar veriyordu. Dedik ki bu iş böyle olmaz. Her meslek komitesine 200 bin TL'ye kadar bütçe verdik. Komiteler o bütçe içinde nasıl kullanmak istiyorlarsa onu kullanmaya başladılar” diye konuştu.

300 EĞİTİMDE 11 BİN 685 KATILIMCI
ATSO'nun eğitim faaliyetlerine ilişkin rakamları da paylaşan Hacısüleyman, 4 yıllık dönemde yaklaşık 300 eğitim programı düzenlediklerini söyledi. Bu eğitimlere 11 bin 685 kişinin katıldığını belirten Hacısüleyman, katılımcı memnuniyetinin yüzde 94 seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti.
Antalya'nın 2050 vizyonunun ele alındığı 2,5 günlük toplantı da düzenlediklerini belirten Hacısüleyman, tarım, turizm, sanayi ve ticaret başlıklarında ayrı oturumlar gerçekleştirildiğini söyledi. Geleceğin sosyal medyası ve siber güvenlik gibi alanlarda da uzmanların katıldığı programlar düzenlendiğini aktardı.

YANGIN GÜVENLİĞİ İÇİN 1,5 YIL MÜCADELE
Bolu Kartalkaya'daki yangının ardından Türkiye'nin gündemine gelen yangın güvenliği konusunda Antalya'da yaklaşık 1,5 yıl çalışma yürüttüklerini belirten Hacısüleyman, ilgili kurumlarla çok sayıda toplantı yaptıklarını söyledi. Bakan yardımcıları, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Turizm Bakanlığı ve Antalya Valiliği'nin bir araya geldiği 30-40 toplantı gerçekleştirildiğini aktaran Hacısüleyman, yangın güvenliği meselesinin yalnızca otel odalarının veya ofislerin kapılarından ibaret olmadığını savundu.
Hacısüleyman, yangın güvenliği tartışmalarında kapılara odaklanılmasının sektörü ciddi bir yükle karşı karşıya bıraktığını belirterek, Antalya'daki otellerin yangın söndürme sistemlerinin gelişmiş olduğunu ifade etti.
Binlerce kapının değiştirilmesinin gündeme geldiğini belirten Hacısüleyman, bu süreçte süre uzatımı ve kapıların zamanında temin edilememesi gibi sorunların yaşandığını söyledi. Antalya turizminin yangın güvenliği açısından dünyaya doğru anlatılması ve rezervasyon iptallerinin önüne geçilmesi için de çalışma yürüttüklerini kaydetti.

KALEİÇİ İÇİN ÇALIŞMALAR
Hacısüleyman, Kaleiçi'ndeki tescilli yapılar konusunda da yoğun çalışma yürüttüklerini söyledi. Kültürel mirasın korunması ve yapıların ihtiyaç duyulan düzenlemelerinin yapılabilmesi için ilgili kurumlarla çalışmalar gerçekleştirildiğini belirtti.

TÜRKİYE'NİN İLK EKMEK ZİRVESİ
ATSO olarak Türkiye'de ilk kez Ekmek Zirvesi düzenlediklerini belirten Hacısüleyman, ekmeğin zararlı olduğuna ilişkin bazı yanlış algıların değiştirilmesini amaçladıklarını söyledi. Emlak rayiç bedellerindeki olağan dışı artış konusunda da Türkiye'de kamuoyuna açık bir toplantı düzenlediklerini belirten Hacısüleyman, toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yayımladığı genelgeyle sorunun giderildiğini ifade etti.


KORKUTELİ OSB'DE SONA GELİNDİ
Korkuteli Organize Sanayi Bölgesi'ne ilişkin de bilgi veren Hacısüleyman, tapuların alınmasının ardından merhum Ali Bahar'ın konuyu ATSO Meclisi'nde gündeme getirdiğini hatırlattı.
Projenin çok zor bir süreçten geçtiğini belirten Hacısüleyman, Korkuteli OSB'nin yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlamasının hedeflendiğini söyledi. Tarım, gübre ve mermer gibi sektörlerde faaliyet gösterecek fabrikaların yer alacağı OSB'de son rütuşların yapıldığını belirtti.


“FUARLARA ÇAY KAHVE İÇMEYE GİTMİYORUZ”
ATSO'nun yurt dışı fuar ve iş gezilerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Hacısüleyman, bu organizasyonların temel amacının üyeler için yeni pazarlar bulmak ve ticareti geliştirmek olduğunu söyledi. Oda tarafından düzenlenen yurt dışı organizasyonlarında maliyetin yaklaşık yüzde 40'lık bölümünün ATSO tarafından karşılandığını belirten Hacısüleyman, kalan tutarın üyeler tarafından ödendiğini ifade etti. Bazı sektörlerden kişilerin farklı sektörlerin fuarlarına katılmasının eleştirilmesini de değerlendiren Hacısüleyman, üyelerin başka alanlarda yatırım yapmak veya farklı sektörlere girmek isteyebileceğini söyledi. Hacısüleyman, “Biz Varşova'ya da Moskova'ya da Londra'ya da çay kahve içmek için gitmedik. Gitmiyoruz” dedi.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ'NE 50 MİLYON LİRA
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin acil servisinde çıkan yangının ardından acil servisin kullanılamaz hale gelmesi üzerine ATSO Meclisi'nin oybirliğiyle 50 milyon lira bağış kararı aldığını belirten Hacısüleyman, bunun ATSO tarihindeki en büyük bağış olduğunu söyledi.

FON KRİZİ İÇİN “GÖZETİM EKSİKLİĞİ” VURGUSU
Hacısüleyman, toplantının son bölümünde fon kriziyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Bu konuda çok sayıda kişinin konuşmak istemediğini belirten Hacısüleyman, yaşanan sürecin ciddi bir tahribata yol açtığını söyledi. Fonlara giren kişi sayısının yalnızca doğrudan mağdur olan ailelerle sınırlı olmadığını belirten Hacısüleyman, ekonomik koşullar nedeniyle insanların birikimlerini korumak amacıyla farklı yollara başvurabildiğini ifade etti. Hacısüleyman, “Bu konularda kaç kişinin adım attığını, kaç Antalyalının mağdur olduğunu bilmiyorum. Bu konularda çok kişi konuşmak istemiyor. Ancak ailelerden, ev halkından çok fazla kişi olduğunu düşünüyorum. İşle ilgili olmayan ancak fona giren çok kişi oluyor. Burada kimse birbirini ayıplamasın. Sonuçta bir şekilde paranın değerini korumak için insanlar farklı yollara giriyorlar. Ama tahribatın çok büyük olduğunu biliyoruz. Burada bir gözetim eksikliğinin olduğunu da hepimiz kabul etmeliyiz” dedi.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ