"Her ay 5 dakikanızı kendinize ayırın"
Prof Dr. Mustafa Özdoğan Meme kanserine dikkat çektiği basın toplantısında " Her ay kendinize 5 dakika ayırın. Bu 5 dakika, yoğun temponuz arasında size gereksiz gelebilir ancak 5 dakikalık bu süre aslında kendinize verdiğiniz en güzel hediyedir" dedi. <br>
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, 20 yaşından sonra her kadının memesinin farkında olması gerektiğini aktardı. Prof. Dr. Özdoğan, "Meme kanserinin görülme sıklığı her yıl yüzde 1 oranında artmaktadır. 2000'li yıllar öncesinde meme kanseri 15-16 kadından birinde görülüyordu. Şu an maalesef 7-8 kadından biri meme kanseri riskiyle karşı karşıya. Bu sayının yıllar içinde artmasına çok farklı nedenler sebep olabilir" dedi.
Meme kanserinin bugün tek bir nedenle ortaya çıkmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özdoğan, "Yaşamsal faktörler olduğu gibi bireye özgü faktörler de söz konusu. Yani çevresel faktörler diyoruz buna. Son yıllarda kadınlarda sigara kullanımının artması, yaşamın birtakım özelliklerinin değişmesi, erken dönemde adet görmeleri, geç dönemde menopoza girmeleri, yani hormonal sürece daha fazla maruz kalmaları. Daha bilmediğimiz birçok nedenden kanser riski ortaya çıkabilir" diye konuştu.
Her şeyden önce son yıllarda artmakta olan obezitenin önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Özdoğan, egzersiz yapan, spora daha yatkın nesiller yetiştirmek gerektiğini belirterek, şöyle dedi:
"Özellikle çocuklarımızda obezite ve fazla kilolu olmak çok büyük problem. Bugün ABD'nin en büyük sorunu, kanserden önce obezitedir. Obezite gelecekte kanserin en önemli nedeni. Bugün ABD'nin yüzde 50'si obezdir. Türkiye'de bu oran yüzde 30'larda, önümüzdeki yıllarda bu rakamın yüzde 50'yi yakalayacağını biliyoruz. Okullardaki çocuklarımızda bu oran yüzde 15-20'lerde. Dolayısıyla sigara ile birlikte mücadele edeceğimiz en önemli toplumsal problemimiz obezitedir."
42 yaşındaki Suzan Bingöl ise 4 yıl önce meme kontrollerine gitmeye başladığını belirterek, "O zamanki doktorum 40 yaşına kadar kontrole gelmeme gerek olmadığını söyledi. 40 yaşında kendim evde kontrol ederken, küçük bir kitle fark ettim. Doktorun biri MR istedi, ancak başka bir doktor biyopsi isteyince o zaman yıkıldım. Hiç tedavi edilemeyecek gibi hissediyorsunuz ama ben ailemin desteğiyle bu zorlu süreci atlattım. Bir memem alındı ama yerine yenisi yapıldı. Şimdi sağlıklıyım" diye konuştu.
Küba aşısı sihir değil
Prof.Dr. Mustafa Özdoğan, Küba'da geliştirilen ve piyasaya sürülmeye çalışılan kanser aşısının insan ömrüne iki aylık katkısının bulunduğunu, bu aşının kanser hastalarının hem umutlarını hem de ana tedaviden uzak bırakacağı için hayatlarını kaybetmelerine sebep olabileceğini söyledi.
Küba'da geliştirilen aşıya da dikkat çeken Prof.Dr.Özdoğan, bu aşının akciğer kanseri olan insan ömrüne iki aylık gibi bir katkısı bulunduğunu, insanların aşı için kalkıp Küba'ya gitmek istediğini ve bu süreçte de ana tedaviye ara vermek zorunda kaldığı için hayatını kaybetme riski bulunduğunu söyledi.
Küba'daki aşının son derece ucuz olmasına rağmen birçok ülkeden onay alamadığını hatırlatan ve alma şansı da bulunmadığını söyleyen Prof.Dr.Özdoğan, "Hal böyleyken bunun bir sihir olarak ortaya koyulması çok üzücü, basında yapılan haberleri çok önemsiyorum, her yazılan yazı bir akışa sebep oluyor ve bunun sorumluluğu altındasınız" dedi.
Bunlar da ilginizi çekebilir