Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, Antalya’da su kaynaklarının geleceği ve tarımsal üretimde suyun kullanımı gündemin önemli başlıkları arasında yer alırken, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Antalya Su Zirvesi’nde su konusunda önemli mesajlar verildiğini belirten Karancı, asıl meselenin bu hassasiyetin karar alma süreçlerine yansıtılması olduğunu ifade etti.

VALİ ŞAHİN’DEN SERA ÇIKIŞI

Antalya Su Zirvesi’nde konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin de kentteki seraların mevcut durumuna dikkat çekti. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından seraların fotoğraflarının çekildiğini belirten Şahin, Antalya’daki seraların ortalama yaşının 29 olduğunu söyledi. Eski seraların yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “29 yaşında arabası olan, traktörü olan kaldı mı? Yok, ama serası olan çok. Seralarımızı değiştireceğiz. Seralarımızı yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız. Bu acı reçeteyi yutacağız” ifadelerini kullandı. Su tasarrufunun yalnızca teknik yatırımlarla değil, bir kültür olarak benimsenmesi gerektiğini belirten Şahin, “Suyu israf etmemek bir kültür. Bu kültürü edineceğiz. Biz bir adım atarsak devlet 15 adım atar” dedi. Yeni sera sistemlerinde yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Şahin, yeraltı suyu kullanımının sıkı şekilde takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

“HASSASİYET İMZALANAN KARARLARDA YOK”

Su Zirvesi ve kentteki su gündeminin önemli olduğunu belirten Karancı, yetkililerin de su konusunda net bir tavır ortaya koyduğunu söyledi. Ancak açıklamalardaki hassasiyetin uygulamalara aynı şekilde yansımadığını savunan Karancı, “Bunları kararlarda, attıkları imzalarda gösterseler problemlerimiz çözülecek. Ama bu hassasiyeti kararlarda göstermiyorlar. Hiçbir zaman bu hassasiyet imza attıkları kararlarda yok, yatırımlarda yok” dedi. Karancı, su kaynaklarının korunması konusunda planlama kararlarının belirleyici olduğunu vurguladı. Karancı Çakırlar’a yapılması planlanan TOKİ Projesine atıfta bulunarak , “Madem suya bu kadar önem veriyoruz, o zaman niye TOKİ su kaynağının üzerine yapılıyor, su yolunun üzerine yapılıyor?” diye konuştu.

“MUZ SERALARINDA SUYUN MALİYETİ HESAPLANMIYOR”

Alanya-Manavgat bölgesinde son yıllarda artan tropikal meyve seralarının da su kaynakları açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karancı, özellikle muz üretiminin yüksek miktarda su tükettiğine dikkat çekti. Bölgede sera yatırımlarının devlet tarafından da desteklendiğini hatırlatan Karancı, geçmişte muz seraları için üreticilere uygun koşullarda krediler sağlandığını söyledi. Karancı, tarımsal üretimin maliyet hesabında gübre, ilaç, sera naylonu, fitting malzemeleri ve elektrik gibi birçok kalemin dikkate alındığını ancak suyun maliyetinin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirtti. Karancı, “Suyu bedava gibi kullanıyoruz. İnanılmaz su tüketen ürünler” ifadelerini kullandı.

“TEŞVİK VERİLİRKEN SU KAYNAKLARI DÜŞÜNÜLMELİ”

Tarımsal alanların imar planlarının hazırlanması ve üretim kararlarının su kaynakları dikkate alınarak verilmesi gerektiğini ifade eden Karancı, devlet desteklerinin de bu kriterler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini söyledi. Karancı, Alanya-Manavgat bölgesindeki tropikal üretimin yaygınlaşmasına ilişkin değerlendirmesinde, “İmar planları, tarım alanlarının imar planları yapılmalı diyoruz ya; yapılmadan devletin teşviki bence doğru değil” dedi. Su kaynaklarının kapasitesi dikkate alınmadan verilen teşviklerin uzun vadede sorun oluşturabileceğini belirten Karancı, “Devlet orada eğer gerçekten atadan kalma zeytinleri sökerek biz muz serası yaptıysak, teşvikleri verirken de mutlaka su kaynaklarını düşünerek teşvik vermesi gerekir” diye konuştu.

ALANYA’DA SERALAR TEK TEK İNCELENİYOR

Bu kapsamda Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından il genelinde başlatılan çalışma da sürdürülüyor. Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde görevli ziraat mühendisleri sahaya çıkarak ilçedeki seraları tek tek inceliyor. Belirlenen kriterler doğrultusunda yapılan çalışmalarda seraların yapısal özellikleri ve üretim kaliteleri değerlendiriliyor. Seraların inceleme sonucunda belirli kriterlere göre puanlanarak sınıflandırılması planlanıyor. Çalışmayla ekonomik ömrünü tamamlamaya yaklaşan, eskiyen ve doğal afetlere karşı dayanıksız durumdaki seraların tespit edilmesi hedefleniyor. Sahadan elde edilecek verilerin Alanya’daki örtüaltı üretim alanlarının mevcut durumunun ortaya konulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Toplanan verilerin ise seraların modern teknolojilerle yenilenmesi ve doğal afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesine yönelik tarımsal desteklerin altyapısında kullanılması planlanıyor.

Kaynak: ANTALYA EKSPRES GAZETESİ