Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Çakırlar-Boğaçayı bölgesinde yapılması planlanan 4 bin 574 konutluk TOKİ projesiyle ilgili tartışmalara Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı da katıldı. Projeye yönelik bilimsel ve teknik uyarıların siyasi tartışmaların gölgesinde bırakılmaması gerektiğini belirten Karancı, meslek odalarının kamu yararını gözeterek hareket ettiğini vurguladı. Karancı, bölgedeki taşkın riski ve içme suyu kaynaklarına ilişkin verilerin dikkate alınmasını istedi.
“TOKİ’NİN HANGİ PROJESİNİ ENGELLEDİK?”
Meslek odalarının TOKİ projelerine karşı olduğu yönündeki değerlendirmelere tepki gösteren Karancı, Antalya’da bugüne kadar 50’ye yakın TOKİ projesi gerçekleştirildiğini hatırlattı. Kamu yararı taşıyan projelere kurumların kimliğine veya siyasi yönetimlere göre yaklaşmadıklarını ifade eden Karancı, “TOKİ, Antalya’da bugüne kadar 50’ye yakın proje gerçekleştirdi. Bu projelerin hangisinde meslek odaları dava açtı? Hangi projeye, hangi bilimsel ya da teknik gerekçeyle itiraz etti? Meslek odaları projeleri somut bilimsel ve teknik verilere göre değerlendirir” diye konuştu.
MANAVGAT DEVLET HASTANESİ ÖRNEĞİ
Çakırlar projesindeki risklerin değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Karancı, Manavgat Yeni Devlet Hastanesi’nde yaşanan gecikmeleri örnek gösterdi. İnşaatına 2023 yılında başlanan ve Ocak 2025’te tamamlanması beklenen 300 yataklı hastanenin hâlâ tamamlanamadığını belirten Karancı, gecikmenin zemin etüdündeki teknik sorunlarla ilişkilendirildiğini söyledi.
Hastanenin ilk sözleşme bedelinin 864 milyon lira olduğunu, kamuoyuna yansıyan rakamlara göre toplam maliyetinin 5,7 milyar liraya ulaştığının belirtildiğini kaydeden Karancı, bu durumun yer seçimi ve zemin koşullarının önceden değerlendirilmesinin önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Karancı, “Manavgat’ta yaşananlar ortadayken benzer sorunların burada tekrarlanmaması için yer seçimi doğru yapılmalı, riskler işe başlanmadan değerlendirilmelidir” dedi.
“TAŞKIN RİSKİNE İLİŞKİN RESMÎ VERİLER VAR”
Yaklaşık 563 bin metrekarelik alanda altı etap halinde planlanan Çakırlar projesinin 4 bin 574 konut, 70 dükkân, iki okul ve bir camiyi kapsadığını belirten Karancı, bölgenin afet riskleri açısından bilimsel veriler ışığında incelenmesi gerektiğini vurguladı. DSİ’nin Boğaçayı Taşkın Risk Haritası, AFAD’ın Antalya İl Risk Azaltma Planı ve DSİ’nin teknik belgelerinde taşkın riskine ilişkin veriler bulunduğunu ifade eden Karancı, ASAT’ın içme suyu kaynakları ve kuyuların kirlenme ihtimaline ilişkin teknik değerlendirmelerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Karancı, “Bu belgelerdeki verileri görmezden gelmek tehlikeyi ortadan kaldırmaz” diyerek projeyle ilgili kararların bilimsel ve teknik incelemeler doğrultusunda alınması gerektiğini kaydetti.
“KONUT ÜRETİMİNE DEĞİL, YANLIŞ YER SEÇİMİNE KARŞIYIZ”
Dar ve orta gelirli vatandaşların konut sahibi olmasına karşı olmadıklarını vurgulayan Karancı, itirazlarının projenin yer seçimi ve olası risklerle ilgili olduğunu belirtti. Kamu kaynaklarının doğru ve verimli kullanılmasının önemine dikkat çeken Karancı, meslek odalarının temel görevinin kamu yararını gözetmek olduğunu ifade etti. Meslek odalarının hukuki süreçlere ilişkin kararlarını kendilerinin vereceğini belirten Karancı, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: “Odamızın hangi konuda dava açacağına ve hukuki haklarını ne zaman kullanacağına bizler karar veririz. Bu konuda kimseden icazet almayız. Belgeler ortadayken odaları hedef göstermek tercih ediliyorsa, bu bilimsel bir tartışma değil, siyasi bir ithamdır.”
Karancı, Manavgat’ta yaşanan sorunların Çakırlar’da tekrarlanmaması için yetkililere çağrıda bulunarak bilimsel raporların ve teknik uyarıların dikkate alınmasını istedi. Karancı, yanlış kararların hem kamu kaynakları hem de vatandaşların can ve mal güvenliği açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtti.





