ANTALYA, binlerce yıllık köklü geçmişi ve topraklarında barındırdığı medeniyet miraslarına bir yenisini daha ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 23 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 580 sayılı toplantısında aldığı kararla, Korkuteli ilçesindeki önemli bir antik mezarlık bölgesini koruma altına aldı.
Resmi Gazete’de de yayımlanan 22161 karar numaralı tescile göre; ilçenin Kemerağzı Mahallesi 159 ada 1 no.lu orman parseli sınırlarında yer alan tümülüslerin bulunduğu nekropol alanı, 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' olarak tescil edildi. Kurul, hazırlanan 1/5000 ölçekli harita ile bölgenin kesin koordinat sınırlarını belirleyerek tescil fişini onayladı.

BÖLGENİN EN ÖNEMLİ YAPISI: BEHİÇ TEPE TÜMÜLÜSÜ
Kararın alındığı Kemerağzı Mahallesi sınırları, arkeoloji dünyası için son derece özel bir anıt mezar yapısına ev sahipliği yapıyor. Bölgede öne çıkan en belirgin tarihi yapı, Kemerağzı’nın yaklaşık 590 metre güneybatısında ve 910 metre yükseklikte konumlanan Behiç Tepe Tümülüsü.
Bu anıt mezarı benzerlerinden ayıran en büyük özellik, Anadolu’daki klasik toprak yığma tümülüslerden farklı olarak yığma taş tekniği kullanılarak inşa edilmiş olması. Toros sedirleriyle çevrili yüksek bir tepeye kurulan bu yapı, antik dönemde bölgenin önde gelen, soylu ve varlıklı kişileri için bir mezar anıtı olarak tasarlandı.
Demir Çağı'ndan itibaren yaygınlaşan bu mezar gelenekleri, ölen kişilerin yer altındaki ahşap ya da taş mezar odalarına şahsi eşyalarıyla yerleştirilmesini ve üzerlerinin tonlarca taş/toprak yığılarak yapay bir tepeye dönüştürülmesini kapsıyor.

NEKROPOL VE TÜMÜLÜS KAVRAMLARI NE ANLAMA GELİYOR?
Arkeolojik sit kararıyla birlikte gündeme gelen terimler, antik dünyadaki inanç ve sosyal yaşam sistemine doğrudan ışık tutuyor:
Nekropol (Ölüler Şehri), antik dönemlerde kentlerin hemen dışına kurulan, düzenli mezar yapılarından oluşan mezarlık alanlar. Kelime kökeni Yunanca 'nekros' (ölü) ve 'polis' (şehir) ifadelerine dayanıyor. Kurulun tescillediği bu nekropol alanı, Korkuteli havzasındaki antik toplulukların yerleşim alanlarının sınırlarını ve sosyo-ekonomik yapılarını anlamak için en somut verileri sunuyor.
Latince kökenli bir kelime olan tümülüs, bir mezarı korumak amacıyla üzerine toprak ya da taş yığılarak oluşturulan yapay tepeler. Avrasya steplerindeki kurgan geleneğinin bir uzantısı olan tümülüsler, Anadolu'da özellikle Demir Çağı’nda Frigler ve Lidyalılar döneminde zirve noktasına ulaştı.

BÖLGE TAMAMEN KORUMAYA ALINDI: KAZMA VURULAMAYACAK
I. Derece Arkeolojik Sit Alanı tesciliyle birlikte, Kemerağzı'ndaki bu tarihi ormanlık parselde her türlü yapılaşma, madencilik, taş ocağı faaliyeti, tarımsal tahribat ve toprağın yapısını bozacak müdahaleler tamamen yasaklanmış oldu. Kurulun bu kararı sayesinde, özellikle definecilerin ve kaçak kazıların hedefinde olan taş yığma tümülüsler ile çevresindeki antik mezarlar devlet koruması altına alındı. Önümüzdeki süreçte bilim insanlarının bölgede yüzey araştırması yaparak tarihi yapıların tam dönem tespiti ve envanter çalışmalarını derinleştirmesi bekleniyor.





