Ekonomik açıdan 2016 yılı nasıl geçti? Kayıplarımız kazanımlarımız neler oldu?
2016 yılı, işimiz, aşımız ve ekonomimiz için de beklediğimiz ve planladığımız gibi bir yıl olmadı. İç ve dış birçok bozucu faktörün etkisiyle ekonomik büyüme performansımız, potansiyelimizin altında kaldı. Yıl içerisinde kredi-yatırım bağı zayıfladıkça ilave istihdam olanağı da düştü. Döviz kurundaki yükselişe rağmen ihracatımız bundan yeterince olumlu etkilenmedi. Faiz oranlarında istenilen kadar olmasa bile, hükümetimizin çabalarıyla belirli düşüşler sağlandı. Fakat bunun iş hayatını hareketlendirme etkisi sınırlı kaldı.
2016 yılında yaşanan ekonomik sıkıntılardan Antalya ne kadar etkilendi?
Ülkemiz geçen yılı zorluklarla geçirirken, kentimiz bu zorlukları en az iki kat ağırlığıyla yaşadı. Benzerine daha önce tanık olmadığı bu zorlukları yıl boyunca kamuoyu ile rakamlara dayalı olarak paylaştım. Kurumsal sorumluluğumuz gereği tespit ettiğimiz sorunlara karşı sürdürülebilir ve fark yaratıcı çözüm önerilerimizi de her defasında paylaşıyoruz. İlgili makamlara iletip takipçisi oluyoruz. Bildiğiniz gibi çözüm önerilerimizi, birlikte hareket ederek ve ortak aklı kullanarak üretiyoruz. Bu, bize büyük güç ve güven sağlıyor.
KRİZ TARIMI VURDU
Rusya ile yaşanan uçak krizi sonrasında Antalya’da hangi sektörler ne derecede etkilendi?
2015 yılı sonunda Rusya Federasyonu ile yaşanan krizden başta tarım sektörü olmak üzere kent ekonomisi ciddi boyutta olumsuz etkilendi. Sorunlarla ilgili çözüm önerilerimizi toplantılarımızda tartıştık. Özellikle tarımsal ticaretin ve ihracatın önündeki engelleri aşma konusundaki önerilerimizi maddeler halinde raporladık. Bu raporu, başta Başbakanımız Sayın Binali Yırdırım olmak üzere ilgili bakanlar ve tüm Antalya milletvekillerimizle paylaştık. Tabii takipçisi de olduk. Ancak 2016 yılı içerisinde gördük ki bu sorun sadece bir sektörü ya da bir ülkeyi ilgilendirir durumdan çıkmış, tüm kenti ve tüm ekonomiyi sarmalayan bir hale gelmiştir. Yaptığımız girişimler sonucu genel ekonomiyi hareketlendirmek amacıyla bazı tedbirler alındı. Bu tedbirlerin, çözüm önerilerimizin bir bölümünü de kapsıyor olmasından memnunuz.
Tarımın başkenti olarak gösterilen Antalya ithalat ve ihracat açısından nasıl bir yıl geçirdi?
Antalya tarımsal ticareti 2016 yılında, son 15 yılın en kötü performansını yaşadı. Bunun en açık göstergelerinden biri dış ticaretidir. Kentimizin gurur kaynaklarından olan tarımsal ihracatımız, toplam ihracatımızın yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Baz yıl olarak aldığımız 2002 yılına göre tarımsal ihracatımız 5,5 kat ile en yüksek büyüme oranına 2013 yılında ulaşmıştır. Ancak 2016 yılı büyümemiz ise 2002 yılına göre 2,7 düşmüştür. Yani 15 yılın en düşük büyümesini yaşadık. Böylece en iyi büyümemizin yarısından fazlasını kaybettik. Tarımsal ihracatımızın ithalatı karşılama oranında da benzer bir düşüklüğü yine 2016 yılında gördük.
SİS BULUTU DAĞILMALI
2016 yılında tarımda ihracat rakamları ne durumda?
2016 yılında genel ihracatımız 2015’e göre %0,3 azalmış durumda. Tarımsal ihracatımızda 2015 yılına göre %6,4 azalırken, bitkisel ürünlerde ise 2015 yılına göre %11,6 azalma yaşadık. Son olarak özellikle Antalya’da çok canlı bir sektör olan yaş sebze ve meyve ihracatı 2015 yılına bakıldığında %19,3 azalmış görünüyor. Antalya’nın 2014’ten başlayan bir geri sayımı var. 2015 ve 2016’da ekonomik anlamda hemen hemen tüm sektörler olumsuz etkilendi. 2016’da bu sarmaldan kurtulmak için çok çaba sarf ettik. 2017’de de bu çabalarımız devam edecek. Piyasanın ihtiyacı olan güven unsuru. Yatırımın artması, istihdam ve ihracatın artması için güven ortamının oluşması gerekli. Toplumdaki bu kaos ortamının, sis bulutunun bir an önce dağılması ve artık her işi kendi alanında odaklanılması gerekiyor.
Yaşanan terör olayları sonrasında turizmde ciddi rakamsal düşüler yaşandı. Güven ortamının sağlanması ve turizmin eski canlılığına kavuşması için neler yapılmalı?
Terörün yeri ve zamanı yok. Ülkenin en güvenilir yerlerinde bile terör olaylarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle toplumsal olarak olaylar karşısında daha duyarlı olmalıyız. Terörün hedefi yaşam rutinini bozmak. Buna izin vermemeliyiz. Bir çok devlet sorumluluk gereği vatandaşlarına uyarılarda bulunuyor. Bunlar dikkate alınmalı. Terörün üstesinden el birliğiyle gelebiliriz, tanıtım ve imajımızla ilgili seferberlik ilan etmeliyiz. Türkiye’nin herhangi bir ilinde olan olay sanki ülkenin her yerindeymiş gibi bir algı söz konusu. Bunların önüne geçebilmek için de hem içerde hem dışarıda sağlıklı bir pazarlama ve imaj düzeltme organizasyonunu sağlamalıyız.
BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOK
2017 yılından beklentileriniz nelerdir?
2016’da hepimizin derinden yaşadığı ve hissettiği zorluklara karşı büyük bir kararlılık ve direnç gösterdik. İşimize gücümüze tüm varlığımızla sarıldık. Hem kendimiz hem de memleketimiz için iyi olanı gerçekleştirmeye çalıştık. Tabi ki 2017 yılında da aynı çalışma azmini göstereceğiz. Çünkü başka seçeneğimiz yok. Bizler geleceği yaşar ve geleceğe yatırım yaparız. Beklentilerimizi doğru ve gerçekçi bir zeminde tutmaya çalışıyoruz. Ne karamsarlığın yaratacağı korkuya teslim olacak, ne de iyimserliğin götüreceği hayal dünyasına takılıp kalacak değiliz.
Ekonomik açıdan iyi bir yıl geçirmemiz için öngörüleriniz nelerdir?
2016 yılı hepimiz için zorlu geçse de artık bitmiş bir yıldır. Bundan sonra odaklanmamız gereken konu 2017 yılının 2016’dan daha iyi geçmesini sağlayacak bir zemini yaramaktır. Bu zeminin oluşabilmesi için her zamankinden daha fazla aklıselime, bilgiye, mantığa, sorgulamaya ve nihayet gerçeklerden uzaklaşmamaya ihtiyacımız vardır. 2017 yılının kentimiz ve sektörümüz için 2016’ya göre daha iyi geçmesi, sahip olduğumuz avantajları kullanmak kadar 2016 yılında harcadığımız çaba ve hareketliliğin üzerine çıkmamıza da bağlıdır.
Tarım sektörü açısından nasıl bir yıl bizi bekliyor?
Yeni sezon için Rusya Federasyonu ile ilişkilerdeki yakınlaşmalardan memnun ve umutluyuz. Ancak tarımın doğası gereği kararların kısa vadede alınması, üreticilerle paylaşılması ve hazırlıkların da bu kararlar neticesinde şekillendirilmesi söz konusudur. Kısacası yasakların kalkma tarihi Antalya tarımı ve Rusya Federasyonu için son derece önemlidir. Diğer taraftan ihracatı arttırmak ve cari açığı azalmak için mevcut pazarlarımız dışında yeni pazarlar yaratmalı, ihracatçıya bu konuda motive edici teşvikler sunmalıyız. Tek pazara olan bağımlılığımızı azaltmalıyız.





