Antalya’da Emek Partisi İl Örgütü, maden işçilerinin maaşlarını ve haklarını alamadıkları gerekçesiyle Ankara’da sürdürdükleri eyleme Antalya’dan destek vermek için Attalos Meydanı’nda bir eylem yaptı. Eylemde konuşan Sümeyra Göztepe, işçilerin sürdürdüğü direnişe dikkat çekmek için toplandıklarını ifade ederek taleplerini açıkladı.

HAK GASPLARI ARTTI
Sümeyra Göztepe, “Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde günlerdir sürdürdükleri direnişin sonunda açlık grevindeler. Yıllardır verilmeyen hakları için maden önünden Ankara’ya 180 kilometrelik yolu yürüyerek geldiler. Yürüyüş boyunca tüm taleplerini açıklayan madenciler, yaşanan hak gasplarına dair hazırladıkları raporu tüm kamuoyuyla ve 600 milletvekiliyle paylaştılar. Fakat hâlâ muhataplar tarafından çözüm konusunda bir adım atılmadı. 2016’da TMSF’nin el koyduğu madende yaşanan hak gaspları her geçen gün arttı” dedi.

KİMSE SÖZÜNDE DURMADI
Göztepe, "TMSF, hiçbir zaman tam olarak işletmediği madeni holdinge devrederken, işçilerin ne borçlarını sıfırladı ne de işten çıkardığı yüzlerce işçinin özlük haklarını ödedi. İktidar partisinden pek çok milletvekili, bakanlar, sarı sendika Türkiye Maden-İş ve Türk-İş Konfederasyonu Başkanı Ergün Atalay da yaşanan sorunların çözüleceğini, çözülmezse kendisinin bu konuda her şeyi yapacağı konusunda madencilere sözler verdi, fakat bugüne kadar kimse sözünde durmadı. Mevcut holding madeni devraldığında 1200 civarı madenci çalışıyorken, sayıyı periyodik olarak azaltıp 250’ye kadar düşürdü" diye konuştu.

MAĞDURİYET ARTARAK DEVAM EDİYOR
“Madencilerin kazandığı davalara, mahkemelerin icra kararlarına rağmen 4 yıldır tazminatlarını ödemedi” diyen Göztepe, “İçeride kalan 250 işçinin yaklaşık 200’ünü zorla ücretsiz izne çıkardı, 5 aydır da maaşlarını ödemiyor. İş cinayetinde yaşamını yitiren üç madenci kardeşimizin ölümlerinden onları sorumlu gösterip tazminatlarını ödemediler. Madenciler yıllardır her yolu denedi, çalmadık kapı bırakmadılar. Herkes söz verdi, kimse sözünü tutmadı. Bu holdingin her tür pervasızlığına rağmen kollandığını görüyoruz. Söz konusu firmanın mağdur ettiği işçiler yalnızca Eskişehir’deki işçiler değil; Kütahya’da, Elazığ’da, Çankırı’da, Gümüşhane’de, Bilecik’te bu holdinge bağlı işletmelerde yıllardır aynı hikâye yaşanıyor” dedi.

KÖLE MUAMELESİ GÖRÜYORLAR
“Madencinin hakkının, emeğinin, yaşamının hiçbir değeri olmadığını bir kez daha gördük. Madenciye yapılan bu muamele köle muamelesidir! Madencinin mücadelesi artık yalnızca bir hak mücadelesi değil, aynı zamanda onur ve haysiyet mücadelesidir. Her türlü hileye, yalana, bürokrasi oyunlarına karşı başlayan bu direnişin muhakkak kazanacağını biliyoruz. Madenciyi açlığa mahkûm etmeye çalışanlar bilsinler ki, madencileri açlıkla korkutamazsınız” diyen Göztepe, “Maden işçileri köle değildir! Bizler sorumluları biliyoruz. Açlık grevindeki madencilere saldıran, biber gazı sıkan polis, holdingleri mi koruyor? Bugün madenciler Kurtuluş Parkı’nda abluka altındalar. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyorlar” ifadelerini kullandı.

TALEPLERİNİ AÇIKLADI
Tüm Türkiye’ye seslenerek taleplerini açıklayan Göztepe, “Madencilerin sesi olun! Bulunduğunuz her yerde bu ablukaya, bu haksızlığa karşı ses çıkarın! Son olarak buradan madencilerin taleplerini dile getiriyoruz. İlk olarak, maden işçilerine aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla beraber ödenmesini istiyoruz. TMSF öncesi ve sonrasında haksızca işten çıkarılıp dava açmış veya açmamış, tazminat hakları ödenmeyen tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesini ve hâlihazırda çalışan işçilere rızaları olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının sonlandırılmasını talep ediyoruz. İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasını talep ediyor, ayrıca sendikaları Bağımsız Maden-İş üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan madencilerin işe iadesini bekliyoruz. İş güvencesi ve madenin sürdürülebilir olması adına madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınmasını talep ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı

Muhabir: Zafer Güvenç