Arkeolog ve yazar Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Zamana Notlar” adlı kitabının lansmanı Antalya Kültür Sanat’ta gerçekleştirildi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın moderatörlüğündeki söyleşide Çevik, arkeolojiye nasıl yöneldiğini, meslek hayatında kendisini etkileyen keşifleri ve arkeolojinin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı anlattı.

Söyleşinin ardından “Zamana Notlar” kitabının lansmanı ve imza töreni gerçekleştirildi. Çevik, etkinlikte kitabını okurları için imzaladı.

“BİZ OBJELERİN DEĞİL, İNSANIN PEŞİNDEYİZ”
Arkeolojinin yalnızca geçmişten kalan eserleri ortaya çıkarmak olmadığını vurgulayan Çevik, arkeologların asıl amacının bu eserlerin arkasındaki insanı ve toplumu anlamak olduğunu söyledi. Çevik, “Biz objelerin peşinde değiliz, biz insanın ve toplumun peşindeyiz. Bir bardağı bulduğumuz zaman sadece camdan yapılmış olmasıyla ilgilenmiyoruz. İçinde ne vardı, ne içiliyordu, kim içiyordu, nasıl içiyordu, kimle içiyordu? Bütün bunlar insan hayatını ilgilendiren sorular” dedi. Arkeolojik buluntuların değerinin de taşıdığı bilgiyle ölçüldüğünü ifade eden Çevik, “Bir obje daha önce kimsenin kurmadığı bir cümleyle yeni bir bilgi taşıyorsa bizim için aşırı derecede kıymetlidir” diye konuştu.

“BİR DUVARIN DÖNMESİ BİLE BİZİ HEYECANLANDIRIYOR”
Uzun yıllardır farklı antik kentlerde kazı ve araştırmalar yürüten Çevik, kendisini en çok şaşırtan şeyin bazen çok sıradan görünen bir keşif olabildiğini anlattı.



Çevik, bir kazı sırasında yaşadığı olayı şöyle aktardı: “Bir gün kazı yapıyoruz, bir duvar var. Duvarda kazı yapıyoruz. Kazdık, kazdık; ileride sola döndü. Her duvarın bir yerde döneceğini biliyoruz. Buna rağmen duvarın döndüğünü gördüğümüzde şaşırıp seviniyoruz. Demek ki bir merak duygusu var.” Patara, Arykanda, Myra ve Andriake başta olmak üzere birçok bölgede çalışmalar yürüttüğünü belirten Çevik, kazılarda karşılaşılan her buluntunun geçmişle yeni bir bağ kurduğunu söyledi.

“ZAMANIN NE KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU ÖĞRENİYORSUNUZ”
Arkeolojinin insanın zaman algısını da değiştirdiğini dile getiren Çevik, geçmişte yaşamış önemli isimlerin kısa sayılabilecek ömürlerinde gerçekleştirdikleri işlerin insanda hayranlık uyandırdığını ifade etti. Çevik, “Zaman çok kıymetli. Kıymetliyse iyi kullanmayı öğreniyorsun. Geçmişe baktıkça insanların zamanlarını nasıl kullandıklarını görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Arkeolojik çalışmaların yalnızca bilimsel bilgi üretmekten ibaret olmadığını da belirten Çevik, geçmişte yaşamış insanlarla buluntular üzerinden kurulan bağın kendisini etkilediğini söyledi. “2000 yıl ya da 3000 yıl geçmiş olabilir. O gün o eşyaya dokunan insanın parmaklarıyla benim parmağım ilk defa birbirine değiyor. Bir bakıma buluşuyoruz. O zaman 2000 yıl bitiyor, sanki dün yaşanmış gibi bir buluşma oluyor” diyen Çevik, arkeolojinin bu yönünün kendisini derinden etkilediğini dile getirdi.

“ARKEOLOJİYE OKUDUKÇA DAHA ÇOK BAĞLANDIM”
Söyleşide arkeolojiye nasıl başladığını da anlatan Çevik, lise yıllarında farklı kaynaklardan çok sayıda eser okuduğunu, bu dönemde edebiyata ve şiire de ilgi duyduğunu söyledi. Arkeolojiyi üniversite tercihlerinde bilinçli olarak seçtiğini belirten Çevik, “Arkeolojiyi bilerek yazdım. Kazanabileceğim bir yerdi ama aynı zamanda çok heyecan verici, enteresan bir dünya olduğunu hissederek yazdım. Okudukça da daha çok sevdiğimi gördüm” dedi.



Çevik, özellikle lisansüstü eğitim döneminde arkeolojinin kendisi için daha farklı bir anlam kazandığını belirterek, “Yüksek lisans, doktora yaparken işin büyük keyfine, hazzına ulaşıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Söyleşide arkeolojinin neden önemli olduğu sorusuna da değinen Çevik, geçmişi anlamanın bugünü anlamaya katkı sunduğunu vurguladı. Etkinlik, “Zamana Notlar” kitabının tanıtımının ardından düzenlenen imza töreniyle sona erdi.

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA