Son günlerde okullarda yaşanan silahlı saldırılar, öğrencilerde ‘Bu olay bizim okulumuzda da yaşanabilir’ kaygısına yol açarken, bazı çocuklarda okula gitmek istememe ve ailelerinden ayrılmakta zorlanma gibi tepkiler görülüyor. Uzman Psikolog Anıl Yıldız, bu davranışların çocukların korku ve güvensizlik duygularını ifade etme biçimi olabileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

‘ÇOCUKLARDA CİDDİ BİR GÜVENSİZLİK DUYGUSU OLUŞABİLİYOR’
Okulların çocuklar açısından güvenli bir alan olması gerektiğini belirten Uzman Psikolog Anıl Yıldız, “Yaşanan şiddet olayları çocukların psikolojisini etkileyebilir. Okulların çocuklar için güvenli bir alan olması, onların hem öğrenmeleri hem de gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak okullarda yaşanan saldırılar, şiddet olayları ya da bu olaylarla ilgili haberlerin sıkça gündeme gelmesi, çocuklarda ciddi bir güvensizlik duygusu oluşturabiliyor” dedi.

Anıl Yıldız-3

Özellikle küçük yaştaki çocukların çevrelerindeki yetişkinlerin tepkilerinden de etkilendiğini ifade eden Yıldız, “Küçük yaştaki çocuklar, yaşanan olayın yanı sıra çevrelerindeki yetişkinlerin korku ve kaygılarından da etkilenebiliyor. Bu nedenle yalnızca çocuğun gördüğü ya da duyduğu olay değil, ailesinin ve çevresindeki yetişkinlerin olaya verdiği tepki de çocuk açısından önem taşıyor” diye konuştu.

‘OKULA GİTMEK İSTEMEMESİ ANLAŞILABİLİR BİR TEPKİ’
Saldırı haberlerinin ardından çocukların okula gitmek istemesinin her zaman kapris veya isteksizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yıldız, “Böyle bir olayın ardından çocuğun okula gitmek istememesi, ailesinden ayrılmakta zorlanması, sık sık ‘Okulda bir şey olacak mı?’ diye sorması veya okul hakkında konuşulduğunda kaygılanması anlaşılabilir tepkilerdir” ifadelerini kullandı.

Okul Fobisi Sizi Korkutmasin Detay-1

Çocuklarda kaygının yalnızca davranışlarla ortaya çıkmayabileceğini belirten Yıldız, “Bazı çocuklarda uyku sorunları, kabuslar, ağlama, öfke, içine kapanma, derslere odaklanmakta zorlanma ya da karın ağrısı ve baş ağrısı gibi fiziksel şikayetler de görülebilir. Özellikle olaya doğrudan tanık olan çocuklarda bu tepkiler daha belirgin olabilir” dedi.

‘ÇOCUĞUN KORKUSUNU KÜÇÜMSEMEYİN’
Ailelerin bu süreçte çocukların korkularını küçümsememesi gerektiğine dikkat çeken Yıldız, ebeveynlerin çocuklarla kuracağı iletişimin önemli olduğunu vurguladı. Yıldız, “Bu süreçte ailelerin en önemli görevi çocuğun korkusunu küçümsememektir. ‘Korkacak bir şey yok’ ya da ‘Bunları düşünme’ demek yerine, ‘Böyle bir şey duyduğunda korkmuş olabilirsin, bunu anlayabiliyorum’ gibi ifadeler kullanmak daha sağlıklıdır. Çocuğun soruları yaşına uygun, kısa ve gerçekçi bilgilerle yanıtlanmalıdır” diye konuştu.

‘ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİNE TEKRAR TEKRAR MARUZ KALMAMALI’
Çocukların saldırı ve şiddet haberlerine sürekli maruz kalmasının kaygıyı artırabileceğini belirten Yıldız, “Özellikle küçük yaştaki çocukların haber içeriklerinden korunması gerekir. Çocukların haber görüntülerine ve sosyal medyadaki şiddet içeriklerine tekrar tekrar maruz kalması da kaygıyı artırabilir. Özellikle küçük çocukların yetişkin haberlerini sürekli izlemesine izin vermemek ve olayla ilgili görüntüleri onların yanında tekrar tekrar açmamak önemlidir” dedi.

Okul Hayati Ve Okula Alisma 6 13 Yas

Ebeveynlerin kendi kaygılarını çocukların yanında mümkün olduğunca kontrol etmeleri gerektiğini ifade eden Yıldız, “Çünkü çocuklar çoğu zaman söylenenlerden çok yetişkinlerin davranışlarını ve duygusal tepkilerini takip eder. Anne ve babanın sürekli korku içerisinde olması ya da olayla ilgili kaygısını çocuğun yanında yoğun şekilde göstermesi, çocuğun kendisini daha fazla güvensiz hissetmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.

‘ÇOCUĞU NE ZORLAYIN NE DE UZUN SÜRE OKULDAN UZAK TUTUN’
Çocuğun korkusu nedeniyle okula gitmek istemesi karşısında ailelerin dengeli hareket etmesi gerektiğini belirten Yıldız, “Çocuğu zorlamakta uzun süre okuldan uzak tutmakta doğru yaklaşım olmaz. Çocuğu zorlayarak okula göndermek kadar, korkusu nedeniyle uzun süre tamamen okuldan uzak tutmak da her durumda doğru değildir. Öncelikle çocuğun neden korktuğunu anlamaya çalışmak, öğretmen ve okul yönetimiyle iletişim kurarak kendisini güvende hissetmesini sağlayacak koşulları oluşturmak önemlidir” dedi.

‘KAYGI HAFTALARCA SÜRÜYORSA DESTEK ALINMALI’
Her çocuğun yaşanan olaylara verdiği tepkinin ve toparlanma süresinin farklı olabileceğini belirten Yıldız, “Uzun süren ve günlük yaşamı etkileyen kaygılarda profesyonel destek alınması önemli. Bazı çocuklar kısa sürede günlük yaşamlarına dönerken, bazı çocukların toparlanması daha uzun sürebilir. Yoğun korku ve kaygının haftalar boyunca devam etmesi, çocuğun okula gitmesini ciddi biçimde engellemesi, uyku ve iştahının bozulması ya da günlük yaşamında belirgin değişiklikler görülmesi durumunda bir psikologdan veya çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınması faydalı olabilir” diye konuştu.

Okul Öncesi Zorbalığı - Bu Konuda Ne Yapabilirsiniz? - Öğretmen Köyü

‘KORKTUĞUNU ANLIYORUM, BUNU BİRLİKTE AŞABİLİRİZ’
Çocukların bu süreçte en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin güven duygusu olduğunu belirten Yıldız, “Çocuklara bu dönemlerde verilebilecek en önemli mesajlardan biri, ‘Korktuğunu anlayabiliyorum ve bunu birlikte aşabiliriz’ olmalıdır. Amaç çocuğun korkusunu tamamen ortadan kaldırmak değil, bu duyguyla baş edebileceğine dair güven geliştirmesine yardımcı olmaktır” dedi.

Güven veren aile tutumu, doğru bilgilendirme, okul ile iş birliği ve gerektiğinde profesyonel desteğin çocuğun yeniden güven duygusu kazanmasına yardımcı olabileceğini ifade eden Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: “Çocuğun okula gitmek istememesi her zaman bir isteksizlik ya da kapris olarak görülmemelidir. Bazen bu davranış, çocuğun ‘Kendimi güvende hissetmiyorum’ deme biçimidir. Bu davranışın arkasındaki duyguyu anlamaya çalışmak, çocuğun kendisini daha güvende hissetmesi için atılabilecek en önemli adımlardan biridir.”

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA