İstanbul Çekmeköy’de biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in bir öğrencisi tarafından katledilmesi, eğitim camiasında büyük bir öfke ve yasa neden oldu. Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından katledilmesi, Antalya’da eğitim emekçilerini sokağa döktü. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şubesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde söz konusu vahim olay nedeniyle eylem yaptı. Eylemde, okullardaki şiddetin her geçen gün arttığına vurgu yapıldı.

TEHDİT OLUŞTURUYOR
Antalya İl MEM önünde toplanan kalabalık, şiddetin sistematik hale geldiğini vurguladı. Eylemde konuşan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, şiddetin sadece bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir politika sorunu olduğunu belirtti. Öztürk, “Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Ancak açıkça ifade ediyoruz: Bu saldırı münferit değildir. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır” dedi.

GÜVENLİK MEKANİZMALARI YETERSİZ
Okullarda kesici aletlerin bu kadar kolay dolaşabilmesini denetimsizliğe bağlayarak doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı’na işaret eden Öztürk, “Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Toplumda ve medyada şiddetin normalleştirilmesinin okullara yansıdığına dikkat çeken Kadir Öztürk, “Toplumda şiddeti olağanlaştıran dil; medyada reyting uğruna şiddeti yücelten diziler, ekranlarda normalleştirilen saldırganlık, politik ve kamusal alanda kullanılan kutuplaştırıcı söylemler bu iklimi beslemektedir. Milletvekiline yumruk atan milletvekili kahraman ilan edilmekte, Saray’da ağırlanmaktadır” şeklinde konuştu.

OKULLARDA UZMAN BULUNDURULMALI
Kadir Öztürk, sadece kınama değil somut adımlar beklediklerini belirterek taleplerini de açıkladı. Öztürk, “Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Bununla birlikte her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Ayrıca risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Son olarak da eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir” dedi.

Muhabir: Zafer Güvenç