Antalya’da bir dönem önemli başarılara imza atan erkek hentbolu, son yıllarda yaşanan tesis ve maddi destek sorunları nedeniyle kan kaybediyor. 2002 yılından bu yana hentbolun içinde olan, 2009’dan itibaren antrenörlük yapan Akdeniz Üniversitesi BESYO Antrenörlük mezunu deneyimli antrenör Ahmet Ulutürk, özellikle erkek hentbolunda belediyelerin ve kulüplerin desteğinin azalmasının branşı ciddi biçimde gerilettiğini söyledi. Kısıtlı imkanlarla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Ahmet Ulutürk, kendi yetiştirdiği Antalya’nın çocuklarıyla Türkiye dereceleri elde ettiklerini vurgulayarak, “Hentbol heba olup gitmesin. Bu çocuklara el uzatalım” çağrısında bulundu.
İşte başarılı Antrenör Ahmet Ulutürk’ün Ekspres’ten Selim Çelik'e verdiği röportaj:
- Hentbola nasıl başladınız ve sizi yıllardır bu sporun içinde tutan şey ne oldu?
Akdeniz Üniversitesi BESYO Antrenörlük mezunuyum. 2002 yılından bu yana hentbolun içindeyim. Sporculukla başladım, 2009 yılında antrenörlüğe başladım ve yıllardır bu işi yapıyorum. Hentbolu çok seviyorum. Spora aç çocukları da çok seviyorum. Bu çocukların spora ve hentbola olan ilgisini artırmak, yeteneklerini ortaya çıkarmak ve onlara bir kariyer yolu açma motivasyonu beni bu işin içinde tutuyor.
- Antalya’da hentbolun bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Antalya hentbolu hak ettiği yerde mi?
Antalya’nın geçmişine baktığımızda çok büyük başarılar var. Çok büyük duayenler, çok önemli insanlar burada büyük işler yaptı. Ancak bugün geldiğimiz noktada Antalya’da erkek hentbolu neredeyse bitti. Başta Antalyaspor olmak üzere belediyeler hentboldan elini çekince erkek hentbolunda ciddi bir gerileme yaşandı.
- Maddi imkânsızlıklardan, salon ve ekipman eksikliğinden söz ettiniz. Bir hentbol takımının bugün Antalya’da faaliyet gösterebilmesi için karşılaştığı en temel sorunlar neler?
Maddi imkânsızlıklar çok büyük boyutlara ulaştı. Antalya’da yeterince salon vardı ama son yıllarda salonlar daha çok voleybol ve basketbol için ayrıldı, hentbol göz ardı edildi. Belediyeler salonlarını hentbola kapatınca Antalya’da antrenman yapacak tesis kalmadı.
Bunun yanında forma, top, ekipman, ulaşım ve deplasman gibi çok sayıda gider var. Her şeyi kendimiz, dostlarımızdan, abilerimizden ve hentbol camiasından üç beş kuruş, yalvar yakar aldığımız paralarla halletmeye çalışıyoruz. Tabii ki bunlar yetmiyor. Gerektiğinde çocuklardan da para toplamak zorunda kalıyoruz.

- Antrenman yapacak salon bulmakta zorlandığınızı söylediniz. Nerede antrenman yapıyorsunuz ve mevcut salon imkânları takımınızın çalışmalarını nasıl etkiliyor?
Antalya’da nizami salon yok. Olan salonlara da biz giremiyoruz. Bu nedenle normal salonun yaklaşık yarısı büyüklüğündeki okul bahçelerinde bulunan çadır salonlarda antrenman yapmak zorundayız. Yağmurlu havalarda çadırlar su aldığı için çoğu zaman antrenman bile yapamıyoruz. Doğal olarak bu durum Türkiye Şampiyonası finallerinde de sıkıntı yaşamamıza neden oluyor. Çünkü diğer takımların sahip olduğu çalışma şartlarına sahip değiliz.
-Hentbolda salon, forma, top, antrenman ekipmanı, ulaşım ve deplasman giderleri önemli bir maliyet oluşturuyor. Bu ihtiyaçları nasıl karşılıyorsunuz?
Her şeyi kendimiz karşılamaya çalışıyoruz. Dostlarımızdan, abilerimizden ve hentbol camiasından destek istiyoruz. Üç beş kuruş, yalvar yakar aldığımız paralarla ihtiyaçlarımızı gidermeye çalışıyoruz. Ancak bunlar kesinlikle yeterli olmuyor. Gerektiğinde çocuklardan da para toplamak zorunda kalıyoruz.
- Spor İl Müdürlüğü’nden bugüne kadar herhangi bir destek talebiniz oldu mu?
Bu konuya çok fazla girmek istemiyorum çünkü yanlış anlaşılmalara mahal verebilir. Ancak genel anlamda baktığımızda hiçbir şekilde destek yok ya da çok az diyebilirim.
-Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri veya diğer yerel yönetimlerden beklentileriniz neler?
Birilerinin bu sporu bir köşesinden tutması gerekiyor. Tanınmayan bir spor olduğu için kimse elini taşın altına koymuyor. Hem belediyelerden hem iş insanlarından hem de sivil toplum kuruluşlarından takımımıza destek olmalarını bekliyorum. Ben Antalya’nın kendi çocuklarıyla mücadele ediyorum. Antalya’nın öz evlatlarına ve bu çocuklara gerekli mercilerden tam destek bekliyorum ve arıyorum.
- Antalya gibi büyük bir kentte salon sporlarının ve özellikle hentbolun yeterince desteklenmediğini düşünüyor musunuz?
Kesinlikle yeterince desteklenmiyor. Voleybola veya basketbola ayrılan maddi kaynağın beşte biri bile hentbola ayrılsa çok büyük işler yapılabilir. Diğer illerde çok daha ciddi destekler var. Burdur, Isparta ve Denizli gibi Antalya’dan çok daha küçük şehirlerde bile hentbola Antalya’dan daha fazla destek veriliyor.
- Bugün Antalya’da altyapıdan yetişen genç oyunculara yeterince yatırım yapıldığını düşünüyor musunuz?
Biz 4. ve 5. sınıftan çocukları kendimiz alıp sıfırdan yetiştiriyoruz. Bizim branşımızda yeterli desteği bulamıyoruz. Buna rağmen elimizden geleni yaparak bu çocukların spora ve hentbola olan ilgisini artırıyor, yeteneklerini gün yüzüne çıkarıyor, başarılar elde etmelerini ve kariyerlerini yönetmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

- Takımınızda ağırlıklı olarak Antalyalı genç oyunculara mı yer veriyorsunuz? Antalya’nın çocuklarından bir takım oluşturmak sizin için ne ifade ediyor?
Benim takımımdaki sporcuların hemen hemen hepsi Antalya’nın kendi çocukları. Yıllardır kendi yetiştirdiğim çocuklarla Türkiye dereceleri elde etmek benim için büyük bir gurur.
İlkokullarda Türkiye ikinciliği, ortaokullarda Türkiye ikinciliği ve küçük kulüpler kategorisinde Türkiye beşinciliği elde ettik. Sadece kendi yetiştirdiğim çocuklarla bu dereceleri yapmak benim için çok gurur verici.
- Güvendiğiniz, gelecekte çok daha üst seviyelere çıkabileceğini düşündüğünüz genç oyuncularınız var mı?
Sporcularımın hemen hemen hepsi yılda 3-4 kez milli takım kamplarına gidiyor. İleride çok üst düzeyde ve liglerde oynayacak sporcularım var. Bu çocukların içindeki cevheri söndürmemek için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.
- Hentbolda başarı yalnızca sportif anlamda mı ölçülüyor? Elde edilen başarılar kulübe maddi anlamda geri dönüş sağlıyor mu?
Yıllardır Türkiye dereceleri yapıyorum ama maddi destek almıyorum. Bir sürü genç çocuğumuzun elinden tutup bir yerlere gelmesini sağladık diye düşünüyorum. Bu bile benim için en büyük başarılardan biri olarak ömrümün en üst yerlerinde duracak bir madalya gibidir.
Ancak sportif başarıların maddi anlamda kulübe veya takıma yeterince geri dönüşü olmuyor. Zaten diğer illerle aramızdaki en büyük farklardan biri de bu.
- Bu sezon hangi klasmanda mücadele edeceksiniz? Sezon için sportif hedefiniz nedir?
Geçen sezon 1.Lig’de mücadele ettik. Ancak bu sezon maddi destek bulamadım. Bu nedenle sadece lise maçlarında ve altyapıda bir yıldız kategorisinde mücadele edeceğim.
Yıldızlarda Türkiye’de ilk 4 hedefim olduğunu belirtmek istiyorum.

- Bugüne kadar “en büyük başarım” dediğiniz, sizi en fazla gururlandıran şey ne oldu?
Kendi yetiştirdiğim çocuklarla ilkokullarda Türkiye ikinciliği, ortaokullarda Türkiye ikinciliği ve küçük kulüpler kategorisinde Türkiye beşinciliği elde ettim.
Ama benim için en büyük başarı, yıllardır birçok genç çocuğun elinden tutup onları bir yerlere getirebilmiş olmak. Bu çocukların milli takım seviyesine çıkması, spor yapması ve hayatlarına hentbolu katması benim için en büyük madalya.
-Diğer illerin salon sporlarına bakışı ile Antalya’daki yaklaşım arasında fark olduğunu düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Diğer illerde muhteşem bir destek var. Burdur, Isparta ve Denizli gibi çok küçük şehirler bile Antalya’dan çok daha fazla hentbola destek veriyor.
Belediyelerin veya kulüplerdeki üst düzey yöneticilerin hentbola bakış açısının yeterince iyi olmadığını düşünüyorum. Çünkü hentbolun kulübe maddi olarak bir geri dönüşü olmadığı düşünülüyor ve bu nedenle istenmiyor.

- Kadın hentbolunun daha fazla görünürlük kazandığını görüyoruz. Erkek hentbolunun desteklenmesi açısından bir sorun olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet. Bayanlar, her branşta olduğu gibi hentbolda da daha popüler. Belediyeler genellikle kadın takımlarını destekliyor. Erkek takımları da yapabilirler ama yapmıyorlar.
- Antalya hentbolu için uzun vadeli bir hedefiniz var mı?
Keşke böyle bir yapı oluşturulabilse. Bunun için belediyelerin veya Antalyaspor’un desteği çok önemli. Antalya Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri. Destek verilirse Türkiye’nin Beşiktaş’ı gibi bir takım Antalya’da da olabilir. Neden olmasın?
Amacımız altyapısı güçlü, kendi çocuklarını yetiştiren ve bu sporcuları Türkiye’nin, Avrupa’nın, hatta dünyanın en iyi hentbolcuları arasına taşıyabilecek bir yapı oluşturmak.
-Yıllardır büyük mücadele verdiğinizi söylüyorsunuz. Hiç “artık yeter” deyip bırakma noktasına geldiniz mi?
Normalde bu sezon bırakıyordum. Ancak elimde çok yetenekli, milli takım düzeyinde sporcular var. “Çocuklarıma yazık olacak” diye tekrar devam etme kararı aldım.
Altyapıda 5. sınıf seviyesinde sporcularım vardı, onları imkânsızlıklardan dolayı bırakmak zorunda kaldım. Elimdeki sporcuları lise bitene kadar bırakmayacağım. Daha sonra profesyonel anlamda hentbol sporuyla ilişkimi tamamen kesmeyi düşünüyorum.
- “Kura çekimlerinde rakipler benim takımımla aynı gruba düşmemek için dua ediyor” sözünüzün arkasında nasıl bir hikâye var?
Antalya dışında maçlara gittiğimizde kura çekimlerinde Türkiye'nin tüm takımları benimle aynı gruba düşmemek için dua ediyor. Bizden çekiniyorlar. Çünkü her sene dereceye giren bir takımız.
Ben de bundan tabii ki çok mutluyum. Yıllardır birçok takımın başına dert açtığım için benden çekinmeleri normal. Bu konuda gurur duyuyorum. Ancak bunu Antalya’nın öz yetenekleri olan genç kardeşlerimizle, çocuklarımızla yaptığımızı unutmamak gerekiyor.

-Son olarak, Antalya’daki belediyelere, Spor İl Müdürlüğü’ne, iş dünyasına ve hentbola destek olabilecek kurumlara ne söylemek istersiniz?
Hentbol heba olup gitmesin. Erkek hentbolunu destekleyelim, yardıma ihtiyaç var. Bu çocuklara el uzatalım ve hep birlikte onları Türkiye’nin, Avrupa’nın ve belki dünyanın en iyi hentbolcuları yapmaya gayret edelim.
Belediyeleri, iş insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını bana ve takımıma destek olmaya davet ediyorum. Bu çocukların içindeki cevherleri söndürmeyelim. Maddi, manevi ve ekipman desteği sağlanırsa bugün elde ettiğimiz derecelerin çok daha üzerine çıkabiliriz.





