Antalya İş İnsanları Derneği (ANTİAD) Başkanı Bilal Köleoğlu, iş dünyasının beklentileri ve Antalya ekonomisinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ekonomide öngörülebilirliğin yatırım ortamı açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Köleoğlu, yüksek finansman maliyetleri, nitelikli iş gücü eksikliği ve küresel ekonomik belirsizliklerin reel sektör üzerindeki baskısına dikkat çekti. Antalya'nın turizmin yanı sıra tarım, sanayi, teknoloji, lojistik ve girişimcilik alanlarında da güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Köleoğlu, kentin sürdürülebilir büyümesi için ekonomik çeşitliliğin artırılması, altyapı yatırımlarının hızlandırılması ve kamu, özel sektör ile sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
İşte ANTİAD Başkanı Bilal Köleoğlu’nun Ekspres’ten Selim Çelik verdiği röportaj:
1. Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü nasıl değerlendiriyorsunuz? İş dünyasının bugün en büyük gündemi sizce nedir?
Türkiye ekonomisi önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Enflasyonla mücadele, fiyat istikrarının sağlanması ve makroekonomik dengelerin güçlendirilmesi açısından atılan adımları yakından takip ediyoruz. Ancak iş dünyasının en büyük beklentisi öngörülebilirliktir. Yatırımcı, önünü görebildiği ölçüde yatırım yapar, üretir ve istihdam oluşturur. Dolayısıyla ekonomik politikaların sürdürülebilir, güven veren ve uzun vadeli bir perspektifle yürütülmesi büyük önem taşıyor.

2. Yüksek faiz, enflasyon ve finansmana erişim konusunda üyelerinizden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Üyelerimizin en sık dile getirdiği konuların başında finansmana erişim geliyor. Özellikle üretim yapan, yatırım planlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmeler için finansman maliyetleri ciddi bir yük oluşturuyor. Bunun yanında yüksek enflasyon nedeniyle maliyet hesaplarının sağlıklı yapılamaması da işletmeler açısından önemli bir belirsizlik yaratıyor. Reel sektörü destekleyecek, üretimi ve yatırımı teşvik edecek finansman modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor.
3. Antalya denildiğinde akla ilk olarak turizm geliyor. Bu kent ekonomisi için olumlu bir algı mı?
Elbette turizm Antalya’nın en güçlü markalarından biridir ve bundan gurur duyuyoruz. Ancak Antalya yalnızca turizmden ibaret değildir. Tarımıyla, ticaretiyle, sanayisiyle, lojistik avantajlarıyla ve gelişen girişimcilik ekosistemiyle çok yönlü bir ekonomik yapıya sahiptir. Antalya’yı sadece turizm kenti olarak görmek, sahip olduğu büyük ekonomik potansiyeli eksik değerlendirmek anlamına gelir.
4. Sizce kent ekonomisinin turizm dışındaki sektörlerde de büyümesi için nasıl bir yol haritası izlenmeli?
Antalya’nın ekonomik çeşitliliğini artırmamız gerekiyor. Tarım teknolojileri, yazılım, sağlık turizmi, lojistik, yenilenebilir enerji ve katma değerli üretim gibi alanlara daha fazla yatırım yapılmalı. Üniversite-sanayi iş birlikleri güçlendirilmeli, girişimcilik desteklenmeli ve gençlerin inovatif fikirleri daha fazla teşvik edilmelidir. Şehir ekonomisini tek bir sektöre bağlı bırakmadan çok ayaklı bir yapı oluşturmak geleceğe yapılacak en önemli yatırımdır.

5. Antalya’nın tarım, ticaret, sanayi ve teknoloji alanındaki potansiyelini yeterince kullanabildiğini düşünüyor musunuz?
Henüz potansiyelimizin tamamını kullanabildiğimizi söyleyemeyiz. Antalya birçok alanda Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olabilecek kapasiteye sahip. Özellikle teknoloji odaklı üretim, tarım teknolojileri, ihracat ve inovasyon alanlarında daha güçlü adımlar atabiliriz. Bunun için kamu, yerel yönetimler, üniversiteler ve iş dünyasının ortak hareket etmesi gerekiyor.
6. İş dünyasının uzun süredir dile getirdiği nitelikli personel sorunu giderek büyüyor. Sizce bu sorunun temel nedeni nedir ve nasıl çözülebilir?
Bugün iş gücü piyasasında en önemli sorunlardan biri eğitim ile sektörlerin ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluktur. Mesleki eğitimin güçlendirilmesi, uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılması ve özel sektörün eğitim süreçlerine daha aktif dahil edilmesi gerekiyor. Gençlerin sadece diploma sahibi değil, aynı zamanda yetkinlik sahibi bireyler olarak yetişmeleri büyük önem taşıyor.
7. Son yıllarda gençlerin girişimcilik ve özel sektöre bakış açısında önemli değişimler yaşanıyor. Bu bağlamda genç girişimcilere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?
Gençlerimizin güvenli bir gelecek istemelerini çok doğal karşılıyoruz. Ancak ülkemizin büyümesi ve gelişmesi için girişimcilik ruhunun canlı tutulması gerekiyor. Başarılı girişimcilik sabır, bilgi, cesaret ve sürekli öğrenme gerektirir. Gençlerimize tavsiyem; değişen dünyayı iyi takip etmeleri, teknolojiye yatırım yapmaları, yabancı dil öğrenmeleri ve uluslararası vizyon kazanmalarıdır. Başarısızlıktan korkmadan üretmeye devam eden girişimciler geleceğin güçlü ekonomisini inşa edecektir.
8. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeşil dönüşüm artık iş dünyasının vazgeçilmez başlıkları arasında yer alıyor. Antalya iş dünyası bu dönüşüme ayak uydurabiliyor mu?
Son yıllarda Antalya iş dünyasında bu alanlara yönelik ciddi bir farkındalık oluştuğunu görüyoruz. Ancak bu dönüşümün daha da hızlanması gerekiyor. Yapay zekâ, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik artık tercih değil zorunluluktur. ANTİAD olarak üyelerimizin bu dönüşüme uyum sağlaması için eğitim, iş birlikleri ve farkındalık çalışmalarına büyük önem veriyoruz.

9. Antalya’nın özellikle ulaşım ve lojistik ile birlikte altyapı yatırımları sizce kentin ekonomik büyümesini destekleyecek seviyede mi? Öncelikli yatırım alanları neler olmalı?
Antalya hızla büyüyen bir şehir ve mevcut altyapının bu büyümeye paralel gelişmesi gerekiyor. Ulaşım ağlarının güçlendirilmesi, liman kapasitesinin artırılması, demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi ve organize sanayi bölgelerine yönelik lojistik yatırımlar öncelikli olmalıdır. Güçlü altyapı, güçlü ekonominin temelidir.
10. Yabancı yatırımcıların Antalya’ya ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bağlamda yeni yatırımların önündeki en büyük engeller nelerdir?
Antalya uluslararası yatırımcılar açısından oldukça cazip bir şehir. Yaşam kalitesi, coğrafi konumu ve ekonomik potansiyeli önemli avantajlar sunuyor. Ancak yatırım süreçlerinin hızlandırılması, bürokrasinin azaltılması, hukuki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi ve yatırım ortamının daha rekabetçi hale getirilmesi yabancı sermayeyi artıracaktır.
11. Kayıt dışı ekonomi ve haksız rekabet konusunda iş dünyası sorunlar yaşıyor mu? Kayıt dışılık konusunda hangi düzenlemelerin yapılmasını bekliyorsunuz?
Kayıt dışılık yalnızca vergi kaybı değil, aynı zamanda dürüst çalışan işletmeler açısından büyük bir haksız rekabet unsurudur. Dijital denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, kayıtlı ekonomiyi teşvik eden uygulamaların artırılması ve denetimlerin etkin şekilde sürdürülmesi hem kamu gelirlerini artıracak hem de adil rekabet ortamını güçlendirecektir.
12. İhracat yapan firmalar açısından döviz kuru, maliyet artışları ve küresel ekonomik gelişmeler nasıl bir tablo ortaya koyuyor? Önümüzdeki döneme ilişkin beklentiniz nedir?
Küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler ihracatçılarımızı doğrudan etkiliyor. Artan maliyetler, enerji fiyatları ve küresel talepteki dalgalanmalar ihracatçılarımız açısından önemli riskler oluşturuyor. Buna rağmen kaliteli üretim yapan, markalaşan ve katma değerli ürün geliştiren firmalarımızın uluslararası pazarlarda daha güçlü konuma geleceğine inanıyoruz.

13. Antalya’nın nüfusu hızla artıyor. Bu büyümenin iş dünyasına etkileri neler? Kent planlaması ve ekonomik gelişim sizce birlikte ilerleyebiliyor mu?
Nüfus artışı doğru planlandığında büyük bir ekonomik fırsattır. Ancak plansız büyüme; ulaşım, konut, altyapı ve sosyal yaşam üzerinde baskı oluşturabiliyor. Antalya’nın geleceği için şehir planlamasının ekonomik gelişimle birlikte ele alınması gerekiyor. Yaşanabilir şehirler aynı zamanda yatırımcılar için de daha cazip şehirlerdir.
14. Sizce Türkiye ekonomisinin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilmesi için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları hangi ortak adımları atmalı?
Ekonomik kalkınma ortak akıl ile mümkündür. Kamu düzenleyici ve destekleyici rolünü sürdürürken özel sektör üretim ve yatırımla büyümeye katkı sağlamalı, sivil toplum kuruluşları ise çözüm üreten, ortak aklı geliştiren platformlar olmalıdır. Eğitim, hukuk, teknoloji, üretim ve ihracat odaklı uzun vadeli politikalar Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini destekleyecektir.
15. Hem Antalya iş dünyasına hem de yatırım yapmayı düşünen girişimcilere vermek istediğiniz mesaj nedir?
Antalya sadece bugünün değil, geleceğin de yatırım merkezlerinden biridir. Güçlü insan kaynağı, stratejik konumu ve yüksek yaşam kalitesiyle büyük fırsatlar sunmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan, katma değer oluşturan her yatırım bu ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Birlikte hareket ettiğimiz sürece Antalya’nın çok daha güçlü bir ekonomik merkez haline geleceğine yürekten inanıyorum.
16. Son olarak ANTİAD’ın önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projeler ve hedefler nelerdir?
ANTİAD olarak öncelikli hedefimiz üyelerimizin ulusal ve uluslararası rekabet gücünü arttıracak projeler geliştirmektir. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, girişimcilik, ulusal ve uluslararası iş birlikleri önümüzdeki dönemin temel çalışma başlıkları olacaktır. Genç iş insanlarını destekleyen projelerimizi artırırken, Antalya’nın yatırım ve ticaret potansiyelini her platformlarda daha güçlü şekilde temsil etmeye devam edeceğiz. Biz inanıyoruz ki güçlü bir Antalya, güçlü bir Türkiye demektir. İş dünyası olarak üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemizin kalkınmasına katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.





