Yörük ve Sanayici İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD) tarafından düzenlenen toplantının konuğu olan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversitenin çalışmaları ve Antalya’ya kazandırılması planlanan yatırımların yanı sıra kendisi hakkındaki eleştirilere de yanıt verdi. Üniversite otoparkından ücret alınmasına yönelik tartışmalara değinen Özkan, uygulamanın güvenlik ve hizmet giderlerinin karşılanması amacıyla yürütüldüğünü söyledi.
‘BU PARAYI KENDİM İÇİN ALMIYORUM’
Otopark ücretlerine yönelik eleştirilere tepki gösteren Özkan, uygulamanın yalnızca üniversiteye özgü olmadığını belirtti. Otoparkların işletilmesi ve güvenlik hizmetlerinin sürdürülebilmesi için gelir elde edilmesinin gerekli olduğunu ifade eden Özkan, “Yazdıkları, o otoparktan para alıyormuş. Tabii alacağım o otoparktan para. Belediye otoparklarından para alınmıyor mu? Havalimanına gittiğiniz zaman otoparktan ücret alınmıyor mu? Sizden, benden otopark ücreti alınmıyor mu? Her belediyenin otoparkından para alınıyor. Bunu almak zorundayım. Bunu kendim için almıyorum. Orada insanların arabalarının güvenliğini sağlamak için, güvenlik görevlilerinin parasını da devlet vermiyor. Oradaki kantinlerin parasını da devlet vermiyor. O hizmeti sunmak için bu ücreti almak durumundayım” dedi. Otopark ücretlerinin yalnızca üniversite yönetiminin tercihi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özkan, uygulamanın üniversite bünyesinde çalışan ve hizmet sunan kişilerin geçimini de etkilediğini söyledi. Özkan, “Oradan ekmek yiyen birçok insan var. Bu bağlamda yazılanlar dışarıdan bakıldığında çok komik. Eğer otoparktan para aldığım için kötü rektörsem, ben kötü rektörüm” diye konuştu.

‘HIRSIZLIK YAPMADIM’
Kendisi hakkında yapılan bazı haber ve yorumlara da değinen Özkan, eleştirilerin kişisel hedef göstermeye dönüştüğünü öne sürdü. Özkan, “Bana hırsız diyememiş. Hırsız diyememiş, diyemez de zaten. Hırsızlık da yapmam. Onu yapanlar var, onları söylemiyorlar. Kim hırsız, kim hırsız; yazılmasa da herkes her şeyi çok iyi biliyor. Kimler Antalya’ya hizmet ediyor, kimler kendine hizmet ediyor, kimler bulunduğu kuruma hizmet ediyor? Bunları herkes biliyor. Bazıları bazı şeyleri yazdırıyor, yanlış yazdırıyor. Ama bana hırsız yazamazlar çünkü hırsızlık da uğursuzluk da yapmadım” ifadelerini kullandı.
900 YATAKLI HASTANE İÇİN MÜCADELE
Üniversitenin çalışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özkan, Antalya’ya kazandırılması planlanan 900 yataklı hastane için yoğun çaba harcadıklarını söyledi. Projeye engel olmak isteyenlerin bulunduğunu öne süren Özkan, “Antalya’da olmasına rağmen bu hastanenin yapılmasına engel olmak isteyenler oldu. Ne kadar acı, ne kadar ayıp. Bunlarla mücadele edip o hastaneye en kısa zamanda kavuşmayı istiyorum” dedi. Antalya’nın turizm hareketliliği nedeniyle sağlık hizmetlerine yönelik talebin yüksek olduğunu belirten Özkan, üniversite hastanesinin yalnızca kent sakinlerine değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini kaydetti. Özkan, Antalya’da yoğun bakım yatağı kapasitesinin yetersizliğine dikkat çekerek, üniversite hastanesinin en komplike vakaların tedavisinde önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.

HASTANENİN ELEKTRİK FATURASI 30 MİLYON LİRA
Üniversitenin giderlerini azaltmak için 50 megavatlık güneş enerjisi santrali projesi üzerinde çalıştıklarını açıklayan Özkan, yalnızca hastanenin aylık elektrik faturasının 30 milyon liraya ulaştığını belirtti. Projenin kamu kaynaklarına katkı sağlayacağını dile getiren Özkan, yenilenebilir enerji yatırımlarının çevresel açıdan da önemli olduğunu söyledi.
BİLİMSEL ÇALIŞMALAR İÇİN DESTEK ÇAĞRISI
Akdeniz Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Özkan, bilimsel yayınların maliyetlerinin üniversiteler için önemli bir yük oluşturduğunu ifade etti. Bir bilimsel derginin basım maliyetinin 2 bin avroya kadar çıkabildiğini aktaran Özkan, üniversitelerin bu alanda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Özkan ayrıca, uzun süredir atıl durumda bulunan Tıp Fakültesi binasıyla ilgili hukuki süreçlerin tamamlandığını ve öğrencilerin iki hafta içinde yeni binalarında eğitim görmeye başlayacağını söyledi. Üniversiteye 3 bin kişilik kongre merkezi kazandırılması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirten Özkan, merkezin Antalya’nın tamamına hizmet edeceğini kaydetti.
‘ÖĞRENCİNİN SENDİKASI OLAMAZ’
Konuşmasında üniversite önünde faaliyet gösteren bir oluşuma da değinen Özkan, “Öğrenci sendikası olamaz. Kimse kusura bakmasın. İşçinin sendikası olur ama öğrencinin sendikası olmaz. Sendika adı altında başka işler karıştırmaya kalkıyorlar. Bunun farkındayız” ifadelerini kullandı.





