ANTALYA Kent Konseyi Ekonomi Grubu tarafından düzenlenen toplantıda ATSO başkan adayları bir araya geldi. Toplantıda kura sonucunda ilk sırada söz alan ATSO Başkan Adayı Reşat Güney, Antalya ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Toplantının açılışında konuşan Kent Konseyi Ekonomi Grubu Başkanı Mustafa Alper Oral, programa katılan ATSO başkan adaylarına teşekkür etti. Oral’ın ardından söz alan Güney, hem ATSO seçim sürecine hem de Antalya ekonomisinin geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştı.

DİKKAT ÇEKEN TAHMİNLER
Turizm sektörünün kur ve enflasyon arasındaki makas nedeniyle ciddi bir baskı altında olduğunu belirten Güney, Türkiye’nin en önemli iki turizm pazarı olan Almanya ve Rusya’daki enflasyonla Türkiye’deki enflasyon arasındaki farkın sektöre doğrudan yansıdığını söyledi. Güney, “2025 yılında euro yüzde 21 civarında arttı. En büyük iki pazarımız olan Almanya ve Rusya’daki ortalama enflasyon yüzde 5,5. Bu iki enflasyonu topladığımızda yüzde 26’lık bir oran ortaya çıkıyor. Ancak TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon yüzde 32. Yani turizm sektörü doğrudan yüzde 5 zararda. Bu düşüş de 6 yıldır devam ediyor” dedi.

Whatsapp Image 2026 10 07 At 11.21.51

Güney, önümüzdeki döneme ilişkin kur ve enflasyon tahminini ise şöyle açıkladı: “Euro kuru 2026 yılında yüzde 13 kadar artmış olacak. Bu sene de enflasyon yüzde 22 olacak. Yani bu kez eksi 8 olacak. Aynı turist sayısı ile eksi 8 olarak büyüyeceğiz. Yani küçüleceğiz. Hem tarımda hem turizmde durumumuz bu. Dolayısıyla faaliyet kârımız çok yüksek değil, daha da azalacak.”

'ANTALYA’NIN KALP DAMARLARI TIKALI'
Antalya ekonomisinin uzun süredir daralma eğiliminde olduğunu savunan Güney, kentin temel sektörlerinde yapısal sorunlar bulunduğunu söyledi. “Antalya ekonomisi küçülmeye, daralmaya devam ediyor. Hiçbir şey yapılamazsa 10 sene sonra geri dönülemeyecek sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliriz. Hep söylüyorum, Antalya’nın kalp damarları tıkalı” diyen Güney, turizm ve tarımın kentin iki temel sektörü olmasına rağmen yıllardır aynı sorunların konuşulduğunu ifade etti. Turizmin 12 aya yayılması tartışmasının 30 yıldır devam ettiğini belirten Güney, “Antalya 30 yıldır turizm 12 aya yayılmalı diyor. Bu gerçeği 30 yıldır konuşuyoruz. Turizmci de esnaf da belediye başkanı da bunu söylüyor. Hâlâ bir çözüm var mı? Maalesef yok. 30 yıldır bu şehir aynı şeyi konuşuyor. Bir kısır döngü içinde aynı şeyi konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.

'TARIMIN İHRACATTAKİ PAYI ÇOK DÜŞÜK'
Antalya ekonomisinin ikinci önemli ayağının tarım olduğunu söyleyen Güney, sektörün Türkiye ihracatındaki payının düşük kaldığını belirtti. Güney, “İkinci önde gelen sektör tarım. Tarım sektörümüzün Türkiye ihracatı içindeki payı binde 2,5. Bu çok düşük bir pay. Bunu nasıl yükselteceğiz, bunu konuşmuyoruz” dedi. Güney ayrıca otel yatırımlarındaki gerilemenin yalnızca turizm sektörünü değil, buna bağlı çok sayıda sektörü de etkilediğini dile getirdi.

Whatsapp Image 2026 10 07 At 11.21.52

“Otel yatırımları azalınca mermer, çimento, beton ve peyzaj gibi sayısız sektör de yaşayamaz hale geldi. Sadece bireysel binalar ve kentsel dönüşüm kapsamındaki yatırımlarla inşaat ve buna bağlı yüzlerce sektör ayakta kalabiliyor” diyen Güney, Altıntaş ve Varsak’taki yapılaşmaya da dikkat çekerek, “Altıntaş elimizde patladı. Varsak da dahil olmak üzere benzer sorunlar yaşanıyor. Dolayısıyla elimizde sadece hizmet sektörü dediğimiz kafe ve restoranlar kaldı. Antalya ekonomisinin durumu budur” ifadelerini kullandı.

'KİMSENİN ADAMI DEĞİLİM'
ATSO seçimlerindeki gruplaşmalara da değinen Güney, geçmiş dönemlerde yaşanan “kırmızı-mavi” ayrışmasının zaman içerisinde farklı renklere dönüştüğünü söyledi. Güney, “Mavi-kırmızı kavgası nereden çıktı bilmiyoruz. Evler ayrıldı, şirketler ayrıldı bu kavga nedeniyle. Kırmızı, mavi böyle doğdu. Aynı yönetimde olan kişilerdi bu kişiler. Sonra da mavi, turuncu doğurdu. Ancak beyaz bunlardan ayrı. Şehir 13 yıldır kavga ediyor. Kırmızı, mavi, turuncu kavga ediyorlar. Biz kavga değil, sürekli proje paylaşıyoruz” dedi.

Siyasi bir kimliği olmadığını da vurgulayan Güney, “Ben siyasetçi değilim. Siyasi partiye yakınlığım da yok. ‘Kimin adamısın, kimlesin?’ diyorlar. Ben sadece ticaret adamıyım. Kimsenin adamı değilim” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 10 07 At 11.21.52 (2)

'ATSO’DA 780 MİLYON LİRA NEDEN MEVDUATTA?'
Güney, ATSO’nun mali kaynaklarının kullanımına ilişkin de eleştirilerde bulundu. Odanın mevduatında bulunduğunu belirttiği 780 milyon liraya dikkat çeken Güney, bu kaynağın neden kullanılmadığını sorguladı. Güney, “Senin benim paraya ihtiyacım varken, ATSO neden 780 milyon TL’yi mevduatta durduruyor? Herkesin paraya ihtiyacı varken, herkesin nakde ihtiyacı varken bu para neden mevduat hesabında duruyor? Bunu anlamıyorum” ifadelerini kullandı.

'ANTALYA TEKNOLOJİ KENTİ OLMALI'
Antalya'nın geleceğinin teknoloji ve yüksek gelirli istihdam üzerinden şekillenmesi gerektiğini savunan Güney, kentin yalnızca turizm ve inşaat sektörlerine bağlı kalmaması gerektiğini söyledi. “Antalya teknoloji kenti olacak. Biz şimdi turizmde, inşaatta, tarımda düşük maaşlı personelle istihdam ediyoruz. Ancak bir teknoloji şehri olursak 4-5 bin dolarlık maaşlı, belki de on binlerce kişi gelecek şehre. Bu kişiler iyi konut, iyi okul, iyi restoran isteyecekler. Bu talepler doğrultusunda şehrin tamamının kalkınacağı bir süreç olacak” diyen Güney, bunun belirli bir grubun değil, kentin tamamının kalkınmasına hizmet etmesi gerektiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 10 07 At 11.21.53

ÜNİVERSİTE SÖZLERİ DİKKAT ÇEKTİ
Antalya’da yeni bir üniversite kurulması gerektiğini de savunan Güney, üniversitenin teknoloji, yazılım ve yapay zekâ gibi alanlara odaklanması gerektiğini söyledi. Güney, “Şehre bir üniversite kurmalıyız. Ancak bu okulda lüzumsuz bölümler olmamalı. Herkes mimar, herkes mühendis, herkes memur. Bu bölümleri okutmanın da okumanın da artık eski kadar faydası yok. Dolayısıyla bu okulda teknoloji, yazılım, yapay zekâ bölümleri olacak. Bunu isteyen kişiler bizim şehrimize gelmek zorunda olacaklar. Bunları düşünmeliyiz. Şehir bu şekilde kalkınır” dedi.

'ATSO’DA YER ALAN AYNI KİŞİLER ADAY'
Toplantıda salonda bulunanlara “ATSO’nun ne faydasını gördünüz?” diye soran Güney, yanıt alamadığını belirterek mevcut ATSO yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü. Güney, “Bakın, kimse bir faydası var demiyorken bu ATSO’larda yer alan 3 kişi şimdi yeniden aday oluyor. Burada bir mantık kurmamız lazım” ifadelerini kullandı. Güney ayrıca ATSO seçimlerine ilişkin geçmiş dönem tartışmalarına da değinerek, önceki seçim sürecinde yaşanan hukuki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

OYLAR SATILIYOR MU?
Güney, ATSO seçimlerinde askıya çıkan üye listeleri ve oy kullanma süreçleriyle ilgili de iddialarda bulundu. “2 bin 600 kişi askıdan faale geçmiş. Yaklaşık 3 bin kişinin oyu satılmış. Bu nasıl bir düzen ya? Sen niye tepedekilere fasulye, makarna veriyorlar diye eleştiriyorsun. Bizim durumumuz bu. Aynısı ATSO’da da oluyor demek ki” diyen Güney, seçim süreçlerinin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu.

Toplantının genelinde Antalya ekonomisinin turizm, tarım, inşaat ve teknoloji ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güney, kentin mevcut ekonomik yapısının sürdürülebilir olmadığını ve uzun vadeli yapısal dönüşüme ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ