Artan hayat pahalılığı nedeniyle daha uygun fiyatlı ürün arayan tüketiciler, gıda sahteciliği riskiyle karşı karşıya kalıyor. Zeytinyağı, bal, kıyma ve peynir gibi temel gıdalarda yapılan tağşişlere dikkat çeken Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, özellikle piyasa fiyatının çok altında satılan ürünlerin sorgulanması gerektiğini söyledi.

‘UCUZ ÜRÜNLERE KARŞI DİKKATLİ OLUN’
Gıda alışverişinde fiyat baskısının arttığını belirten Tüketiciler Birliği Antalya Şube Başkanı Neşet Gündüz, “Tüketicimiz artık temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Sepet maliyetini düşürme çabası, vatandaşlarımızı bilinçli ya da bilinçsiz olarak güvenilir olmayan, denetimsiz ürünlere yöneltebiliyor. Eskiden kaçak olarak satılan bazı sahte ürünler artık ambalajlanıp cazip indirimlerle raflarda yerini alıyor. Vatandaş bütçesini kurtardığını düşünürken aslında içeriği konusunda şüphe bulunan, besin değeri düşük veya sağlığa zararlı olabilecek ürünlere para ödeyebiliyor” dedi.

6576B5B3470A9B06109A3C51

Tüketicilerin özellikle olağan dışı düşük fiyatlara karşı temkinli olması gerektiğini vurgulayan Gündüz, “Bir ürün piyasa fiyatının çok altındaysa bunun nedenini mutlaka sorgulamak gerekir. Ucuzluk her zaman fırsat anlamına gelmez. Bazen bu durum, ürünün içeriğinde maliyeti düşürmek amacıyla farklı maddelerin kullanıldığının habercisi olabilir” diye konuştu.

‘ZEYTİNYAĞINDA FARKLI YAĞLAR KULLANILABİLİYOR’
Gıda sahteciliğinde en sık gündeme gelen ürünlerden birinin zeytinyağı olduğunu belirten Gündüz, “Saf zeytinyağı diye satılan bazı ürünlerde, maliyeti daha düşük olan pamuk veya ayçiçek yağı gibi bitkisel yağların karıştırıldığını görüyoruz. Ürünün görünüşünün ve ambalajının tüketicide güven oluşturması, onun mutlaka kaliteli veya gerçek olduğu anlamına gelmez. Tüketicinin güvenilir markaları, üreticileri ve satış noktalarını tercih etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ambalaj

Zeytinyağının gerçek olup olmadığının yalnızca evde yapılabilecek basit yöntemlerle kesin şekilde anlaşılmasının mümkün olmadığını da belirten Gündüz, “Tüketici sosyal medyada dolaşan her yönteme güvenmemeli. Bir ürünün tağşişli olup olmadığı konusunda kesin sonuç için laboratuvar analizleri ve resmi denetimler önem taşıyor” dedi.

‘BALDA DA HİLE YAPILABİLİYOR’
Bal ürünlerinde de tüketicilerin dikkatli olması gerektiğini söyleyen Gündüz, “Doğal bal adı altında satılan bazı ürünlerde yüksek oranda glikoz veya mısır şurubu kullanılabiliyor. Tüketici yalnızca ürünün görüntüsüne veya kıvamına bakarak karar vermemeli. Etiket bilgilerini okumalı, üreticiyi ve ürünün kaynağını araştırmalı” diye konuştu.

Bal-5

‘KIYMAYA FARKLI ÜRÜNLER KARIŞTIRILIYOR’
Et ürünlerindeki hilelerin de ciddi bir sorun olduğunu belirten Gündüz, “Kıymaya sakatat, tavuk derisi ve hatta soya proteini gibi farklı ürünlerin karıştırılması söz konusu olabiliyor. Burada tüketici ne satın aldığını bilmek zorunda. Ürünün içeriğinin tüketiciye açık ve doğru şekilde sunulması gerekiyor. Bunun yanında uygun olmayan üretim ve saklama koşulları da halk sağlığı açısından ayrı bir risk oluşturuyor” dedi.

Süt ve süt ürünlerinde de maliyetleri düşürmek amacıyla farklı yöntemlere başvurulabildiğini belirten Gündüz, “Peynir maliyetini düşürmek isteyen bazı hilekarlar, süt yağı yerine bitkisel yağlar ve farklı nişasta bazlı bileşenler kullanabiliyor. Tüketici bu nedenle ürünün yalnızca ön yüzündeki ifadeye değil, içindekiler bölümüne de bakmalı” ifadelerini kullandı.

Kapak 095533

‘CEZALAR CAYDIRICI OLMALI’
Gıda sahteciliğiyle mücadelede denetimlerin artırılması gerektiğini belirten Gündüz, “Denetim elemanı sayısının yetersizliği ve uygulanan para cezalarının elde edilen haksız kazancın yanında düşük kalması, bazı kişileri bu işi yapmaya devam etme konusunda cesaretlendirebiliyor. Bir işletme ceza alıyor, birkaç gün sonra aynı adreste farklı bir isimle tekrar faaliyete geçiyor. Bu cezasızlık durumu kabul edilemez” dedi.

Sahte ve tağşişli ürünlerin kamuoyuna daha şeffaf biçimde duyurulması gerektiğini ifade eden Gündüz, “Tağşiş yapanların isimleri ve ürünleri, tereddütsüz ve büyük bir şeffaflıkla düzenli olarak kamuoyuna ifşa edilmeli. Ayrıca hapis cezası gibi daha caydırıcı yasal yaptırımlar getirilmelidir” diye konuştu.

‘ŞÜPHELİ ÜRÜNLERİ BİLDİRİN’
Tüketicilerin de gıda güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol üstlendiğini dile getiren Gündüz, “Alışveriş yaparken etiketleri dikkatle okuyun. Markasını ve üreticisini bilmediğiniz, piyasa değerinin çok altında satılan ürünlere karşı dikkatli olun. Ambalajı bozulmuş, etiketi eksik veya içeriği konusunda şüphe duyduğunuz ürünleri satın almayın. En önemlisi de şüphelendiğiniz ürünleri ilgili kurumlara bildirin” ifadelerini kullandı.

Gıda sahteciliğiyle mücadelede yalnızca tüketicinin dikkatinin yeterli olmayacağını belirten Gündüz, “Asıl sorumluluk etkin denetim ve caydırıcı yaptırımlarla birlikte yürütülmeli. Tüketici bilinçli olacak, üretici kurallara uyacak, denetim mekanizması da görevini eksiksiz yerine getirecek. Ancak bu şekilde gıda güvenliği konusunda kalıcı bir sonuç alınabilir” dedi.

Muhabir: ZAFER GÜVENÇ