Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte gıda zehirlenmesi vakalarında belirgin bir yükseliş yaşandığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rehim Bizhe, özellikle uygun koşullarda saklanmayan ve hijyen kurallarına dikkat edilmeden hazırlanan yiyeceklerin bakteri ve virüslerin hızla çoğalmasına zemin hazırladığını söyledi. Dr. Rehim Bizhe, bu tür durumların çoğunlukla bulantı, kusma ve ishal gibi belirtilerle kendini gösterdiğini, ancak özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı olan bireylerde sıvı kaybına bağlı olarak daha ağır ve riskli tablolara yol açabileceğini ifade etti.
‘SICAK HAVALAR MİKROORGANİZMALARI HIZLA ÇOĞALTIYOR’
Yüksek sıcaklıkların gıda güvenliği üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Rehim Bizhe,“Özellikle yaz aylarında ortam sıcaklığının artması, bakteri ve virüslerin gıdalar üzerinde çok daha hızlı çoğalmasına neden olur. Uygun koşullarda saklanmayan ya da uzun süre oda sıcaklığında bekletilen yiyecekler kısa sürede bozulur ve bu durum hem hafif sindirim sistemi şikayetlerine hem de ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Bazı vakalarda ise tablo ağır seyrederek hastaneye yatış gerektirebilir” dedi.
‘EN SIK BELİRTİLER BULANTI, KUSMA VE İSHAL’
Gıda zehirlenmesinin klinik belirtilerine değinen Bizhe, “Hastalarda en sık karşılaştığımız şikayetler bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishaldir. Bu belirtiler genellikle ani başlar ve kısa süre içinde şiddetlenebilir. Bazı hastalarda buna ateş, yoğun halsizlik, baş dönmesi ve genel durum bozukluğu da eşlik edebilir. Özellikle sıvı kaybının arttığı durumlarda tablo daha ciddi hale gelebilir” ifadelerini kullandı.
‘ÇAPRAZ BULAŞ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR’
Gıda hazırlama süreçlerinde yapılan hataların önemli risk oluşturduğunu vurgulayan Bizhe, “Çiğ et, özellikle tavuk ve kırmızı etle temas eden yüzeylerin yeterince temizlenmeden kullanılması ciddi bir bulaş kaynağıdır. Örneğin tavuk eti doğranan kesme tahtasının iyice yıkanmadan salata ya da çiğ tüketilen sebzeler için kullanılması, mikroorganizmaların diğer gıdalara taşınmasına neden olur. Bu tür çapraz bulaşlar çoğu zaman göz ardı edilir ancak gıda zehirlenmelerinin en yaygın nedenlerinden biridir” diye konuştu.
‘DOĞRU SAKLAMA KOŞULLARI ZORUNLULUKTUR’
Gıda saklama koşullarına ilişkin uyarılarda bulunan Bizhe, “Et ve tavuk gibi çabuk bozulan ürünler satın alındıktan sonra en kısa sürede buzdolabına konulmalı, uzun süre oda sıcaklığında bekletilmemelidir. Buzdolabı sıcaklığı 4 derecenin, dondurucu ise eksi 18 derecenin altında tutulmalıdır. Pişmiş yemeklerin ise oda sıcaklığında iki saatten fazla bekletilmemesi ve mümkün olan en kısa sürede buzdolabına kaldırılması gerekir. Aksi halde bakteriyel çoğalma çok hızlı gerçekleşir” dedi.
‘HİJYEN EN ETKİLİ KORUNMA YÖNTEMİ’
Hijyen kurallarının önemine dikkat çeken Bizhe, “Tuvalet kullanımı sonrası, yemek hazırlamadan önce, hayvanlarla temas ettikten sonra ya da çiğ gıdaya dokunulduğunda eller mutlaka sabun ve bol su ile en az 20 saniye boyunca yıkanmalıdır. El hijyeni sağlanmadığı durumlarda bakteri ve virüslerin gıdalara taşınması çok kolaydır ve bu durum doğrudan hastalık riskini artırır” ifadelerini kullandı.
‘SIVI KAYBI EN BÜYÜK RİSK’
Gıda zehirlenmelerinin bazı durumlarda ağır seyredebildiğini belirten Bizhe, “Şiddetli ishal ve kusma durumlarında vücut kısa sürede ciddi miktarda sıvı ve elektrolit kaybeder. Bu durum tedavi edilmezse bilinç bulanıklığı, kas krampları ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya kadar ilerleyebilir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireylerde risk çok daha yüksektir” dedi.
‘BU BELİRTİLERDE DOKTORA BAŞVURUN’
Acil başvuru gerektiren durumlara da dikkat çeken Dr. Bizhe, “İdrar çıkışının uzun süre olmaması, aşırı halsizlik, ağız kuruluğu, 38.3 derece üzeri ateş, kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı ve günde altıdan fazla dışkılama gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bu belirtiler ciddi sıvı kaybı ve enfeksiyonun ilerlediğine işaret edebilir” dedi.