Antalya’da hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte sokaklarda yaşam mücadelesi veren hayvanların suya erişimi yeniden gündeme geldi. Kentte doğal su kaynaklarının sınırlı olması ve betonlaşmanın artması, kedi, köpek, kuş ve diğer canlılar açısından susuzluk riskini artırıyor. Antalya Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı T. Murat Karabayoğlu, sıcak havalarda vatandaşlara kapılarının önüne, parklara ve hayvanların güvenli şekilde ulaşabileceği alanlara temiz su bırakmaları çağrısında bulundu.

‘ŞEHİR, HAYVANLAR İÇİN ÇÖLLEŞİYOR’
Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte özellikle sokakta yaşayan hayvanların sıvı kaybına karşı daha savunmasız hale geldiğini belirten Karabayoğlu, “Şehir ortamı, maalesef sokak hayvanları için doğal su kaynaklarından yoksun, betonlaşmış bir yapıya sahip. Antalya gibi yaz aylarında sıcaklıkların yüksek seviyelere ulaşabildiği bir kentte asfalt, beton ve kaldırım yüzeyleri gün içerisinde çok fazla ısınıyor. Hayvanların serinleyebileceği, gölgelenebileceği ve güvenli şekilde su bulabileceği alanların azalması da onların yaşamını zorlaştırıyor. Sıcaklıkların yükselmesi hayvanların metabolizmasını zorluyor. İnsanlar terleyerek vücut ısılarını dengelerken, kedi ve köpeklerin soğuma mekanizmaları daha sınırlı. Bu nedenle sıcak havalarda çok daha hızlı sıvı kaybedebiliyor ve sıcak çarpması gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyorlar” dedi.

Tevfik Murat Karabayoğlu

Sokak hayvanlarının temiz suya ulaşamadıklarında çevrede buldukları farklı su kaynaklarına yönelmek zorunda kalabildiğini belirten Karabayoğlu, “Sokakta yaşayan bir kedi veya köpek, susadığında önünde her zaman temiz ve güvenli bir su kaynağı bulamayabiliyor. Bu durumda çöp kenarlarında biriken, içerisinde çeşitli atıklar veya kimyasal maddeler bulunabilen sulara, uzun süre beklemiş bayat sulara ya da hijyenik olmayan başka kaynaklara yönelmek zorunda kalabiliyor. Hayvanın susuzluğunu gidermek için içtiği bu sular, başka sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Sindirim sistemi enfeksiyonlarından böbrek sorunlarına kadar uzanabilecek sağlık problemleriyle karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle suyu yalnızca hayvanların susuzluğunu gideren basit bir ihtiyaç olarak görmemek gerekiyor. Sıcak havalarda temiz suya erişim, sokak hayvanları açısından doğrudan bir yaşam meselesidir” ifadelerini kullandı.

‘SU KOYUP BIRAKMAK YETERLİ DEĞİL’
Vatandaşların sokak hayvanları için su bırakmasının önemli olduğunu ancak su kabının bakımının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Karabayoğlu, “Vatandaşlarımızdan özellikle rica ediyoruz; bir kap su koyup oradan ayrılmak yerine, mümkünse o su kabının bakımını da üstlensinler. Antalya gibi sıcaklığın yüksek olduğu bir kentte güneşin altında saatlerce bekleyen su çok kısa sürede ısınabiliyor ve kirlenebiliyor. Kap içerisinde zamanla bakteri ve yosun oluşabiliyor. Durgun ve kirlenmiş sular hayvanların sağlığı açısından faydadan çok zarar getirebilir. Bu nedenle su kaplarının gölge alanlara konulması, gün içerisinde kontrol edilmesi, eski suyun tamamen dökülerek kabın temizlenmesi ve ardından taze içme suyu konulması gerekiyor. Mümkün olduğunda bu işlemin günde birden fazla kez yapılması hayvanların sağlığı açısından çok daha doğru olacaktır” dedi.

Su kaplarının doğrudan güneş alan yerlere bırakılmaması gerektiğini ifade eden Karabayoğlu, “Su kaplarını mümkün olduğunca doğrudan güneş almayan, günün büyük bölümünde gölgede kalan, hayvanların kendilerini güvende hissedebileceği ve insanların ya da araçların hareketini engellemeyecek alanlara yerleştirelim. Bir kap suyu kaldırımın tam ortasına bırakmak yerine bir ağacın altı, bina girişinin uygun ve güvenli bir bölümü veya park içerisindeki gölge bir alan tercih edilebilir. Buradaki amacımız hayvanın hem suya kolay ulaşmasını hem de su içerken kendisini tehdit altında hissetmemesini sağlamak olmalı” diye konuştu.

‘KUŞLARI VE DİĞER CANLILARI DA UNUTMAYALIM’
Sıcak havalarda yalnızca kedi ve köpeklerin değil, kent içerisinde yaşayan diğer canlıların da suya ihtiyaç duyduğunu belirten Karabayoğlu, “Sokak hayvanları dediğimizde çoğu zaman aklımıza yalnızca kedi ve köpekler geliyor. Oysa sıcak havalarda kuşların, kirpilerin, kaplumbağaların ve kent içerisinde yaşamını sürdüren diğer canlıların da temiz suya ihtiyacı var. Bu nedenle mümkün olduğunca farklı canlıların ulaşabileceği su noktaları oluşturabiliriz. Kuşlar için daha yüksek ve güvenli noktalara, kedi ve köpekler için zeminde kolay ulaşabilecekleri alanlara su kapları koyabiliriz. Böylece sadece bir hayvana değil, yaşadığımız kentin bütün canlılarına destek olmuş oluruz” dedi.

‘BİR KAP SU, KENTİN VİCDANIDIR’
Vatandaşların günlük hayat içerisinde yapacağı küçük bir davranışın sokakta yaşayan bir canlı için büyük önem taşıyabileceğini vurgulayan Karabayoğlu, “Doğal yaşam alanlarında bulunan yaban hayvanlarına her zaman ulaşmamız veya onların ihtiyaçlarına doğrudan müdahale etmemiz mümkün olmayabilir. Ancak yaşadığımız mahallede, evimizin veya iş yerimizin önünde, bir parkta ya da hayvanların güvenli şekilde ulaşabileceği uygun bir noktada temiz su bulundurmak hepimizin yapabileceği çok basit bir davranış. Bunun maddi bir yükü yok denecek kadar az, ancak bir hayvan açısından karşılığı çok büyük. Özellikle sıcaklıkların yükseldiği günlerde susuz kalan bir hayvan için bırakacağımız bir kap temiz su, onun saatlerce hayatta kalabilmesi açısından belirleyici olabilir” ifadelerini kullandı.

Karabayoğlu, sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesinde toplumun göstereceği duyarlılığın büyük önem taşıdığını belirterek çağrısını şöyle tamamladı: “Bir kap su, aslında çok küçük bir davranış gibi görünebilir. Ancak o suya ulaşan bir kedi, bir köpek, bir kuş veya başka bir canlı için bunun anlamı çok daha büyük. Kentin vicdanı, yalnızca insanlara sunduğu yaşam koşullarıyla değil, içerisinde yaşayan diğer canlılara nasıl davrandığıyla da ölçülür. Vatandaşlarımızdan özellikle sıcak günlerde bu duyarlılığı artırmalarını, evlerinin ve iş yerlerinin önünde uygun bir noktaya temiz su bırakmalarını ve bıraktıkları suyu düzenli olarak kontrol etmelerini istiyoruz. Çünkü sokakta yaşayan canlıların bizim kadar kolay suya ulaşma imkanı yok. Onların yerine biz bir adım atabiliriz. Bazen birkaç dakikamızı ayırarak yaptığımız bu küçük iyilik, bir canlının yaşamını sürdürebilmesi için çok büyük bir fark yaratabilir.”

Muhabir: AYŞE OKAN SARICA