Hayvan Hakları Platformu Türkiye, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Patı Gönüllüleri adına ortak açıklamayı okuyan Özlem Başargil, yalnızca hayvanların değil, çocukların, kadınların ve doğanın da yaşam hakkını savunduklarını belirtti. Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü’nde düzenlenen etkinlikte konuşan Başargil, ülkedeki adalet ve liyakat sistemine yönelik eleştirilerde bulunarak, “Bugün hayvanlara reva görülen uygulamalar yarın toplumun diğer kesimlerine de yönelebilir. Sessiz kalınan her haksızlık yeni mağduriyetlerin önünü açar. Bu nedenle yaşam hakkı mücadelesi yalnızca hayvanlar için değil, herkes için verilmesi gereken bir mücadeledir. Bir sonraki zayıf halka siz olabilirsiniz” dedi.
‘ÇÖZÜM KATLİAM DEĞİL’
Konuşmasına tıbbın temel ilkelerinden biri olan “Primum Non Nocere” (Önce Zarar Verme) anlayışına vurgu yaparak başlayan Başargil, sokak hayvanlarının kamuoyunda yanlış kavramlarla hedef gösterildiğini savundu. Anayasa’nın çevre ve doğal yaşamı korumaya yönelik hükümlerini hatırlatan Başargil, sokak hayvanları konusunda çözümün “Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat” modeli olduğunu ifade etti. Sokak hayvanlarına yönelik uygulamaları eleştiren Başargil, “Tıbbın en temel ve evrensel kuralı zarar vermemektir. Peki bu ilkeyi ihlal eden kimdir? Sokakta yaşam mücadelesi veren hayvanlar mı, yoksa onları şiddet yöntemleriyle ortadan kaldırmaya çalışan, yaşam haklarını yok sayan anlayış mı? Asıl sorgulanması gereken budur” sözleriyle tepki gösterdi.
‘YAŞAM HAKKI BİR BÜTÜNDÜR’
Yalnızca hayvan haklarına değil, toplumsal sorunlara da değinen Başargil, “Çocukların güven içinde büyüyebildiği, kadınların şiddet korkusu yaşamadan hayatlarını sürdürebildiği, doğanın talan edilmediği ve hayvanların yaşam haklarının korunduğu bir ülke istiyoruz. Yaşam hakkı bölünemez bir bütündür ve tüm canlılar için eşit şekilde savunulmalıdır” ifadelerini kullandı.
BAZI YAPILARA TEPKİ GÖSTERDİ
Sokak hayvanları konusunda kamuoyunda faaliyet gösteren bazı oluşumları da eleştiren Başargil, “Hayvanların yaşam hakkını savunurken aynı zamanda toplumdaki vicdan duygusunu da korumaya çalışıyoruz. Merhamet, bu toprakların en güçlü değerlerinden biridir. İnançlarımız ve kültürel mirasımız da tüm canlılara şefkatle yaklaşmayı öğütlemektedir” dedi.
TALEPLERİNİ SIRALADILAR
Eylem sonunda platform üyeleri, Türkiye genelinde her 15 günde bir eş zamanlı “Yaşam Nöbeti” düzenleyeceklerini duyurdu. Katılımcılar, sokak hayvanlarına yönelik politikaların öldürme yerine “Kısırlaştır-Aşılat-Yerinde Yaşat” modeli temelinde yürütülmesini talep etti. Ayrıca barınakların gönüllüler ve veteriner hekimlere sürekli açık olması gerektiğini belirten platform temsilcileri, “Barınaklarda yürütülen tüm süreçler şeffaf olmalı, gönüllüler ve uzmanlar denetim mekanizmasının bir parçası haline getirilmelidir. Hayvanlara yönelik kötü muamele ve hak ihlalleri tespit edildiğinde bunların takipçisi olacak, gerekli hukuki süreçlerin işletilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu. Gönüllüler, yaşam hakkı mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek eylemi sonlandırdı.