EVLENEN kadınların nüfus kayıtlarının eşlerinin hanesine taşınmasını öngören düzenleme Anayasa Mahkemesinin (AYM) gündemine geldi. Yüksek Mahkeme, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 23'üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükme yönelik itirazı değerlendirdi.
Kanunda, “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır” hükmü yer alıyor. Buna göre evlilik sonrasında kadının nüfus kaydı kocasının aile kütüğüne aktarılıyor. Kocası hayatını kaybeden kadın ise yeniden evlenmediği sürece ölen eşinin aile kütüğünde kalıyor; istemesi halinde babasının kütüğüne dönebiliyor.
AYM DÜZENLEMEYİ ANAYASA'YA AYKIRI BULMADI
Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, söz konusu uygulamayı nüfus hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin teknik bir kayıt düzeni olarak değerlendirdi. Aile kütüğünde hangi hanede kayıtlı olunduğuna ilişkin bilginin kimlik belgelerinde yer almadığı ve kişinin hukuki veya toplumsal kimliğini doğrudan belirleyen bir unsur olmadığı sonucuna varıldı.
Bu gerekçelerle evlenen kadının kaydının kocasının hanesine taşınmasını öngören düzenleme Anayasa'ya aykırı bulunmadı ve itiraz reddedildi.
Karar oy birliğiyle alınmazken karşıoy kullanan üyeler, düzenlemeye kadın-erkek eşitliği açısından itiraz etti.

KARŞIOYDA 'EŞİTLİK' VURGUSU
Karşıoy gerekçesinde nüfus kaydının yalnızca teknik bir işlem olmadığı; kişinin aile bağları, medeni hali, soy bağı, yerleşim yeri, velayet ve vesayet gibi kişisel durumlarına ilişkin temel bilgileri içeren resmi bir kayıt düzeni olduğu belirtildi.
Evlilik halinde yalnızca kadının kayıt yerinin değiştirilmesine karşılık erkeğin benzer bir işleme tabi tutulmaması eleştirildi. Kadının evlenmeden önce baba hanesinde, evlendikten sonra ise koca hanesinde bulunmasının, kadını erkek aile üyeleri üzerinden tanımlayan tarihsel anlayışın nüfus kayıt sistemindeki yansıması olduğu ifade edildi.
Karşıoyda ayrıca aile birliğinin, kadının kaydının eşinin hanesine taşınmasıyla değil, eşler ve çocuklar arasındaki hukuki bağlarla kurulduğu vurgulandı. AİHM kararları ile CEDAW hükümlerine de atıfta bulunularak kadın ve erkeğe farklı muamele yapılmasının nesnel ve makul gerekçelere dayanması gerektiği görüşü dile getirildi.

SOYADI KARARINI HATIRLATTI
Karar, AYM'nin evlenen kadınların soyadına ilişkin daha önce verdiği kararı da hatırlattı. Yüksek Mahkeme, 2023 yılında Türk Medeni Kanunu'nda kadının evlendikten sonra kocasının soyadını almasını öngören hükmü iptal etmişti.
Bu kez tartışmanın konusu ise soyadı değil, aile kütüğündeki kayıt yeri oldu. AYM çoğunluğu, evlenen kadının kaydının kocasının hanesine taşınmasını Anayasa'ya aykırı bulmadı.
MEVCUT UYGULAMA DEVAM EDECEK
AYM'nin itirazı reddetmesiyle birlikte evlenen kadının nüfus kaydının kocasının hanesine taşınmasını öngören mevcut uygulama devam edecek.
Karşıoy kullanan üyeler ise düzenlemenin başta eşitlik ilkesi olmak üzere Anayasa'nın çeşitli hükümleriyle bağdaşmadığını ve iptal edilmesi gerektiğini savundu. Karşıoyun sonuç bölümünde hükmün Anayasa'nın 2, 10, 12, 13, 17, 41 ve 90'ıncı maddelerine aykırı olduğu görüşüne yer verildi.





