ANTALYA Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen fuhşa aracılık soruşturması kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediyesi personeli Ozan Şükrü Kayapınar, tahliyesinin ardından açıklama yaptı.
Kayapınar, bazı basın ve yayın organlarında tahliyesinin “itirafçı olduğu” gerekçesiyle gerçekleştiği yönünde haberler yayımlandığını belirterek bu ifadelerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
13 AĞUSTOS’TAKİ OPERASYONDA TUTUKLANDI
Antalya’da yürütülen fuhşa aracılık soruşturması kapsamında 13 Ağustos 2026'da Antalya merkezli İstanbul ve Bodrum'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınırken adliyeye sevk edilen 6 kişi tutuklandı. Ozan Şükrü Kayapınar'ın da dosyada ifadeleri bulunan bazı kişilerin beyanlarında adının geçtiği gerekçesiyle gözaltına alındığı öne sürüldü.
Kayapınar'ın tutuklanmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından hakkında idari soruşturma başlatıldığı ve görevden uzaklaştırıldığı açıklanmıştı.

'ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN YARARLANMADIM'
35 günlük tutukluluğun ardından tahliye edilen Kayapınar, son günlerde hakkında yayımlanan haberlerde kullanılan ifadenin tahliyesinin bir suç ikrarı ya da etkin pişmanlık kapsamında gerçekleştiği yönünde yanlış bir algı oluşturduğunu söyledi.
Kayapınar açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Açıkça belirtmek isterim ki; şahsıma isnat edilen herhangi bir suçu kabul ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmadım. Tahliyem; bu yönde verilmiş bir ifade ya da ‘itirafçı’ sıfatıyla verdiğim bir ifade karşılığında gerçekleşmemiştir. Soruşturma kapsamında verdiğim ifadeler, bu ifadelerin tarihleri ve hukuki nitelikleri adli makamların kayıtlarında açıkça yer almaktadır.”
18 AĞUSTOS'TA EK İFADE VERDİĞİNİ AÇIKLADI
Kayapınar, tutuklanmasının ardından 18 Ağustos'ta ek ifade verdiğini ancak bu tarihten sonra soruşturma kapsamında yeniden ifade vermediğini belirtti. Tutuklu bulunduğu süreçte dijital materyallerinin de incelendiğini kaydeden Kayapınar şöyle devam etti: “13 Ağustos 2026 tarihinde tutuklandım. 18 Ağustos 2026 tarihinde tutuklandığım günkü ifademe ek olarak konuya dair hatırladıklarımı anlattım. Soruşturma kapsamında o tarihten sonra ifade vermedim ve bir ay daha tutuklu kaldım. Bu süreçte telefonum, bilgisayarım ve dijital materyallerim adli makamlarca incelendi. Toplam 35 günlük tutukluluk sürecinin ardından tahliyeme karar verildi.”
Kayapınar, bu zamanlamanın tahliyesi ile ek ifadesi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunduğu iddiasını desteklemediğini belirterek açıklamasında şu ifadeye yer verdi: “Bu kronoloji dahi, haberlerde oluşturulmaya çalışılan ‘itirafçı oldu ve bunun üzerine serbest bırakıldı’ şeklindeki sebep-sonuç ilişkisinin gerçeği yansıtmadığını açıkça ortaya koymaktadır.”

HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞINI AÇIKLADI
Tahliye kararının tek başına etkin pişmanlık ya da suç ikrarı anlamına gelmediğini ifade eden Kayapınar, hakkında yayımlanan haberler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle hukuki yollara başvuracağını da duyurdu.
Kayapınar açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Tahliyemi gerçeğe aykırı biçimde bir suç ikrarı veya etkin pişmanlığın sonucuymuş gibi göstererek kamuoyunu yanıltan, adli ve idari soruşturmaları etkileyen ve şahsımı küçük düşüren yayınların sorumluları ile bu haberler üzerinden şahsıma yönelik hakaret veya kişilik haklarına saldırı niteliğindeki yorum ve paylaşımlarda bulunan kişiler hakkında gerekli hukuki ve cezai yollara başvuracağımı kamuoyunun bilgisine sunarım.”





