Antalyalı çiftçiler genellikle örtü altında ürettikleri ürünlerini bu kış pazara çıkaramadı. Zira aşırı yağışlar ve fırtına seraları yerle bir ederken tarım alanları da sular altında kaldı. Tarlada, daha tezgâha çıkmadan çürüyen ürünler üreticinin kara kara düşünmesine sebep olurken TARSİM sigortaları imdada yetişti.
Konu ile ilgili konuşan Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, tek başına TARSİM sisteminin çiftçilerin yaralarını sarmak ve üretimdeki kârlılığı artırmak için yeterli olmadığının altını çizdi. Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp de TARSİM’li çiftçi sayısının çok düşük olduğuna vurgu yaptı.
EVET AMA YETMEZ
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, tarım sigortalarının çiftçiyi koruduğunu ancak kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etti. Kaçın, “Tarım sigortası yani TARSİM sistemi her zaman bahsettiğim gibi iyi işleyen bir sistem. Ama düzeltilmesi ve kendini yenilemesi lazım. Üreticinin kendini sahipsiz hissetmediği tek yer belki de orası. Çünkü devlet ile üretici arasında bir anlaşma var. TARSİM de kâr amacı gütmeyen bir kuruluş ve yapıda olduğu için çiftçiler hasar ödemelerini vaktinde, çok hızlı bir şekilde alabiliyor. Ancak sigorta kapsamının genişletilmesi lazım” dedi.

TEK BAŞINA SİGORTA İLE ÇÖZÜLMEZ
Başkan Ebru Kaçın, çiftçinin destek talebi, afet durumlarındaki zorluklar ve ürünlerin para etmemesi gibi kronik sorunların tek başına TARSİM sistemi ile çözülebilecek sorunlar olmadığını söyledi. Kaçın, “Bizim bu noktada üretim planlamasına geçmemiz lazım. Bugün karbon ayak izini konuşuyoruz. Havaya saldığımız karbondioksiti konuşuyoruz. Yer altı suyunu ne kadar kirlettiğimizi ve ne kadar tükettiğimizi konuşuyoruz. Biz bu verileri elde etmeliyiz. Elde etmeliyiz ki planlama yapabilelim. Veriler olmadan planlama yapamayız. Planlama yaptığımız takdirde hem üreticinin ne kadar üretmesi gerektiğini, ürettiği ürünün yaklaşık satış maliyetini, ne kadar süreli su stoğumuzun kaldığı gibi birçok kritik bilgiyi elde edip planımızı ona göre yapacağız. Yapacağız ki üretim maliyetini buna göre ayarlayıp bir sonraki dönem için ne yapmamız gerektiğini görebilelim” diye konuştu.
Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise TARSİM sigortasının yaklaşık 15 yıl önce hayata geçtiğini belirterek sistemin çiftçilere devlet tarafından sağlanan destekle sigorta yapılabilmesine olanak tanıdığını söyledi. Nazif Alp, “Devletin TARSİM sigortası prim desteğini şu anki yüzde 50 oranından yüzde 75’e çıkararak çiftçilere daha fazla katkı sağlaması gerekmektedir” dedi.
ÇİFTÇİLER SİGORTA YAPTIRAMIYOR
Nazif Alp, tarım sigortalarının maliyetinin ağır olması nedeniyle birçok çiftçinin sigorta yaptıramadığını belirterek şöyle devam etti: “Antalya’daki TARSİM sigortalı çiftçi oranı yüzde 20 bandındadır, belki daha da düşüktür. TARSİM sigortasının da kendine göre kıstasları var. Belirli şartlar sağlandığında bu sigorta yapılabiliyor. Demirlerin sağlam olması, seranın yaşının 3 yılı geçmemesi, içindeki mahsulün fiyatına uygun olması gibi birçok kural bulunuyor.”

YENİ DÜZENLEMELER GEREKİYOR
TARSİM’in özellikle don gibi doğal afetlerde çiftçilere önemli güvence sağladığını dile getiren Alp, şöyle konuştu: “Tarım alanında TARSİM sigortasının daha yaygın hale gelmesi için yeni düzenlemeler yapılması gerekiyor. TARSİM sigortası yalnızca zarar gören alanların tespitiyle değil, aynı zamanda çiftçilere sağladığı maddi destekle de çok önemli bir sistem. Devlet, doğal afetler karşısında çiftçilerin mağduriyetini en aza indirmeye çalışıyor. Bu noktada TARSİM sigorta sisteminin daha geniş kitlelere ulaşması ve çiftçilerimizin bu sistemden daha fazla faydalanabilmesi için yeni yasalar çıkarılabilir. Tarım sektöründe yaşanan zararların telafisi için bu tür adımlar çiftçiler için çok büyük önem taşıyor.”





