Turizm kenti Antalya’da kiralık konut bulmak her geçen gün zorlaşırken, ev sahiplerinin talep ettiği yüksek depozito ve peşin kira şartları da kiracıların karşısına ek bir maliyet olarak çıkıyor. Özellikle son yıllarda konut talebinin sürekli yüksek seyretmesi, kira bedellerinin yükselmesine neden olurken taşınma süreci de birçok aile için ulaşılması güç bir harcamaya dönüştü.
Kiracılar, bazı ev sahiplerinin iki ya da üç aylık depozito talep ettiğini, bazı durumlarda ise altı aylık hatta bir yıllık kira bedelinin peşin istendiğini belirtiyor. Artan kira bedellerinin yanı sıra bu taleplerin de bütçeleri zorladığı ifade ediliyor. Ev değiştirmek isteyen vatandaşlar için maliyetler yalnızca kira ve depozitodan ibaret değil. Emlak komisyonu, nakliye ücretleri, abonelik işlemleri ve diğer taşınma giderleri de hesaba katıldığında orta gelirli bir ailenin yeni bir eve taşınma maliyetinin 100 bin lirayı aşabildiği belirtiliyor. Bu nedenle birçok kiracı mevcut konutunda kalmayı tercih etmek zorunda kalıyor.
Kiracılar Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Kul, Antalya’da yükselen kira fiyatları, yüksek depozito talepleri ve peşin kira uygulamalarının vatandaşları ciddi bir barınma kriziyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. Kul, özellikle dar ve orta gelirli kesimlerin kiralık konut bulmakta büyük güçlük çektiğini belirterek çözüm için kalıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
‘KİRALAR VATANDAŞIN ÖDEME GÜCÜNÜ AŞTI’
Antalya’da kira bedellerinin birçok bölgede vatandaşların ödeme gücünü aştığını ifade eden Kul, “Antalya’da kira fiyatları artık vatandaşın dayanma sınırını çoktan aşmış durumdadır. Bugün bir işçi, memur, emekli ya da çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi veren bir aile için kiralık ev bulmak son derece zor hale gelmiştir. İnsanlar maaşlarının çok büyük bir bölümünü sadece kiraya vermek zorunda kalıyor. Kira ödendikten sonra geriye kalan gelirle elektrik, su, gıda, ulaşım ve eğitim gibi temel ihtiyaçların karşılanması neredeyse imkansız hale geliyor. Bu nedenle barınma sorunu artık sadece ekonomik bir mesele değil, doğrudan toplumun yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir sosyal sorun haline dönüşmüştür” dedi.
‘PEŞİN KİRA VE DEPOZİTO TALEPLERİ SORUNU BÜYÜTÜYOR’
Ev sahiplerinin talep ettiği yüksek depozito ve peşin kira uygulamalarının kiracıları daha da zor durumda bıraktığını belirten Kul, “Vatandaşlar yalnızca yüksek kira bedelleriyle mücadele etmiyor. Bunun yanında iki ya da üç aylık depozito talepleriyle karşılaşıyorlar. Hatta bazı ev sahipleri altı aylık ya da bir yıllık kira bedelinin peşin ödenmesini şart koşuyor. Asgari ücretle ya da sabit gelirle geçinen bir vatandaşın bu rakamları karşılaması mümkün değildir. İnsanlar ev bulsalar bile istenen bu yüksek ödemeleri yapamadıkları için kiralama sürecini tamamlayamıyor. Bu durum özellikle genç aileleri ve emeklileri çok daha fazla etkiliyor” diye konuştu.

‘TAŞINMANIN MALİYETİ 100 BİN LİRAYI AŞABİLİYOR’
Ev değiştirmenin maliyetinin birçok aile için ulaşılması güç bir seviyeye geldiğini söyleyen Kul, “Bugün Antalya’da ev değiştirmek isteyen bir vatandaş yalnızca kira ve depozito ödemiyor. Emlak komisyonu, nakliye giderleri, abonelik işlemleri ve diğer masraflar da eklendiğinde taşınmanın toplam maliyeti 100 bin lirayı aşabiliyor. Bu nedenle birçok kiracı mevcut evinde sorun yaşasa bile taşınmayı göze alamıyor. İnsanlar daha uygun fiyatlı bir ev aramak yerine mevcut koşullara katlanmak zorunda kalıyor. Çünkü yeni bir eve geçmenin maliyeti birçok aile için ulaşılabilir olmaktan çıkmış durumda” ifadelerini kullandı.
‘SORUNUN TEMELİNDE YAPISAL EKSİKLİKLER VAR’
Konut krizinin temelinde yapısal nedenlerin bulunduğunu kaydeden Kul, “Kontrolsüz göç, yabancı talebindeki artış, konutların kısa dönem kiralamaya yönelmesi ve yıllardır yeterli konut üretiminin yapılmaması bu sorunun başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Talep sürekli yükselirken konut arzı aynı hızda artmadı. Bunun sonucunda fiyatlar kontrolden çıktı. Bugün Antalya’da çalışan binlerce insan kendi emeğiyle ayakta tuttuğu şehirde yaşamakta zorlanıyor. Bu durum sadece bireyleri değil, kent ekonomisini ve sosyal yaşamı da olumsuz etkiliyor” dedi.
‘SOSYAL KONUT PROJELERİ ACİLEN HAYATA GEÇİRİLMELİ’
Çözüm için sosyal konut projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Kul, “Dar ve orta gelirli vatandaşlar için sosyal kiralık konut projeleri acilen devreye alınmalıdır. Turistik bölgelerde kısa dönem kiralamalara yönelik daha sıkı denetimler yapılmalı, boş tutulan ve yatırım amacıyla bekletilen konutlar etkin şekilde takip edilmelidir. Konut üretimini artıracak politikalar uygulanmadığı sürece kira fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Barınma temel bir insan hakkıdır ve bu hakkın korunması için kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.





